Süper Lig 2009/10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süper Lig 2009/10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2010 Pazar

34.Hafta | Bursaspor 2-1 BEŞİKTAŞ

16 Mayıs 2010 Pazar, 20:00
Stat: Bursa Atatürk
Hakemler: Cüneyt Çakır, Tarık Ongun, Mühittin Gürses, Mete Kalkavan (4.)
Bursaspor: İvankov, Ali Tandoğan, Mustafa Keçeli, Ömer, İbrahim, Bekir, Erdinç, Batalla (Dk.82 Eren), Sercan (Dk.70 İsmail), Ozan, Turgay
BEŞİKTAŞ: Rüştü, Fink (Dk.74 Cumali Bişi), İbrahim Toraman, Sivok, İbrahim Üzülmez (Dk.61 Uğur İnceman), Necip Uysal, Fabian Ernst, Tello, Nihat Kahveci, İsmail Köybaşı, Nobre
Goller: Batalla (Dk.32), İbrahim Toraman (Dk.44 kk), Uğur İnceman (Dk.87)
Sarı Kartlar: Necip Uysal (Dk.26), Fink (Dk.64), Bekir (Dk.40),Ozan İpek (Dk.84)

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Bursaspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

34.Hafta | Bursaspor - BEŞİKTAŞ

Bursaspor - BEŞİKTAŞ
Tarih: 16 Mayıs 2010
Saat: 20:00
Stad: Bursa Atatürk
Hakem: Cüneyt Çakır
BEŞİKTAŞ taraftarı takımından hazırlık maçlarını dahi kazanmasını bekler ve ister. Yarın topumuzu oynayalım, kazanmak için herşeyi yapalım ve kazanıp üçüncü olabiliyor muyuz ona bakalım. Bunun haricinde kim şampiyon oluyorsa olsun bizi ilgilendirmez.

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Bursaspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

8 Mayıs 2010 Cumartesi

İnönü'ye Mutlu Ama Buruk Veda...; 2-0

Kendini yeni yeni göstermeye başlayan bir oyuncu için yaşanabilecek en kötü tecrübelerden birini yaşadı Rıdvan Cuma gecesi. Bilek kırılması ve yan bağların kopması bir arada. Sadece bilek kırığı olsa, alçıya alınır, fizyoterapi ve rehabilitasyon çalışmalarıyla bir şekilde atlatılır ama bağların da kopması sakatlığı iyice zorlaştırıyor. Yazımız ve sezon başlangıcımız Rıdvan'ın iyi haberlerini bekleyerek geçecek. Allah'tan acil şifalar diliyorum genç oyuncumuza...
Nihat'ın istekli ve hırslı oyunu insanı ister istemez gelecek sezon için ümitlendiriyor. Bunun dışında son yılların aksine ligden kopmamıza rağmen kazanmamız, daha doğrusu yenilmememiz güzel. Galatasaray-Antalyaspor maçının sonucuna göre üçüncülük için bir şansımız olup olmayacağına bakacağız artık. Üçüncülük şansımız az da olsa varolursa, Bursaspor maçının motivasyonu için daha iyi olur tabii.
Tribün açısından ise zevkli ve verimli bir 90 dakika geçirdiğimizi söyleyebilirim. Fenerbahçe ile ilgili makaraların maçın başında kısa kesilmesi ve skor üstünlüğünü ele geçirene kadar geri dönülmemesi güzeldi. Dale, Aşığım sana gibi tezahuratları tüm Kapalı büyük bir iştahla söyledi.
Nouma'nın sete çıkması güzel bir sürprizdi. Quaresma transferiyle ilgili bomba da birinci elden bırakıldı yönetimin kucağına. İnsanlar o kadar heveslenmiş ki, bana aksi bir durumda tepki olabilirmiş gibi düşündürttü. O tezahurattaki 'Fener'den Cimbom'dan topçu almayın' kısmı ise harika, belirtmek lazım.

Velhasıl, toplamda 21 maçta 10 galibiyet, 5 beraberlik, 6 mağlubiyet. Ligde ise 16 maçta 9 galibiyet, 5 beraberlik, 2 mağlubiyet ile kapadık bu sezon ki İnönü serüvenimizi. Bursaspor'u da yenip, ağzımızın tadı bozulmadan sezonu kapatmamız dileğiyle...

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Manisaspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

7 Mayıs 2010 Cuma

33.Hafta | BEŞİKTAŞ - Manisaspor

BEŞİKTAŞ - Manisaspor
Tarih: 7 Mayıs 2010
Saat: 20:00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Özgür Yankaya
İnönü'ye bu sezonluk veda maçında ununu elemiş, eleğini asmış iki takım karşılaşıyor. Aynı iki sezon önce, 10 Mayıs 2008'de, oynanan BEŞİKTAŞ-Manisaspor maçı gibi. Bizim o gün Avrupa Kupaları için mutlak kazanmamız gerekmesine rağmen çok kritik bir maç değildi genel olarak.

Maçı yine Cuma gününe koydular. Cuma günlerinde oynadığımız maçlar genel olarak iyi bitmedi bu sezon bizim için. 8 maçta elde edilen 2 galibiyet, 5 beraberlik, 1 mağlubiyet var. Genel olarak 32 maçın 9'unu Cuma oynamamız da ayrı bir tartışma konusu zaten.

Galatasaray'ın 2 maçta 4 puan kaybetmesi az bir ihtimal de olsa, dördüncülüğümüz garantide olsa kkazanmak ister bu gönül. Tabii sahada İsmail'i, Necip'i, Rıdvan'ı görmek şartıyla...

SALDIR BEŞİKTAŞIM!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Manisaspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 16.hafta / Manisaspor 1-1 BEŞİKTAŞ

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Her Galibiyet Güzeldir; 1-3

Basketbol maçından aldığım keyifle oturdum izledim futbol maçımızı. Tabii bu maçın ilk 15 dakikasını maç sonu ve maç sevinci derken feda ettik basketbol maçına. Ben ekran başına oturduktan sonra karşılıklı ataklar başladı. Golü bulduk, ardından bir topumuz direkten döndü. Tam Kıvanç'a iyi oynadığımızı yazdığım dakikada Diyarbakırspor'un topu direkten döndü bu kez.
İlk yarı bu şekilde bittikten sonra ikinci yarının ilk 10 dakikasını da kaçırdım. Ki bu arada golü yedik. Ekran başına geri döndüğümde ise ilk yarıdan birşeylerin değişmediğini gördüm. Her an iki takım da gol atabilirdi. Neyse ki, golü bulan yine biz olduk. İlk yarı bir topu direkten dönen, ikinci yarının izlemediğim kısmında bir de frikiği direkten dönen Nihat'ın, ikinci gol öncesi tam topa vuracakken Diyarbakırsporlu oyuncunun erken davranması Nihat'ın şanssızlığıydı herhalde. 1-2'den sonra her Diyarbakırspor akınında aklıma Sivasspor'dan geçen hafta yenilen gol geliyordu. Neyse ki, yine gülen biz olduk Tello'nun kafa vuruşuyla.

En son Diyarbakırspor deplasmanına geldiğimizde elde ettiğimiz skoru elde ettik bu karşılaşmada da; 1-3. Böylelikle ilk 4'ü garanti altına aldık. Son 2 haftaya da az olan üçüncülük şansını zorlayaca şekilde girdik. En önemlisi de Necip-Rıdvan-İsmail gibi gençlerin oyununu görmekti. Umarım bu kadroyla çıkarız gelecek Cuma oynanacak Manisaspor maçına da....

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Diyarbakırspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

2 Mayıs 2010 Pazar

32.Hafta | Diyarbakırspor - BEŞİKTAŞ

Diyarbakırspor - BEŞİKTAŞ
Tarih: 2 Mayıs 2010
Saat: 20:00
Stad: Diyarbakır Atatürk
Hakem: Halis Özkahya
32.haftanın biz sahaya çıkmadan oynanan maçlarıyla dördüncülüğümüz hemen hemen kesinleşirken, gelecek sezon Avrupa Kupaları'nda olacağımız da garantilendi -tabii şu ana kadar ödemediğimiz 10 milyon TL'lik KDV borcunu ödeyebilirsek-.

Haliyle bundan sonra oynayacağımız 3 maç da formalite icabı oynanacak hale geldi. Ki bizim formalite icabı oynanan resmi maçlarda elde ettiğimiz sonuçların da hiç iç açıcı olmadığını biliyoruz. Son 3 maçı galibiyetsiz tamamlama veya üst üste puan kayıpları yapmamız büyük olasılık bu yüzden.

Puan kaybı veya oynanacak oyun önemli olmadığı için gelecek haftanın devamı olarak Necip ve Rıdvan'ı sahada görmek güzel olur hani. Hatta gelecek haftalarda İsmail, Batuhan ve diğer genç oyuncularımızı kadroda görebilsek çok daha güzel olur.

Yalnız tüm bu dediklerimiz kafaları karıştırmasın. Gazozuna dahi oynasak kazanmayı isteriz. Bu yüzden de SALDIR BEŞİKTAŞIM!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Diyarbakırspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 15.hafta / BEŞİKTAŞ 0-0 Diyarbakırspor

25 Nisan 2010 Pazar

Mesaj Başarıyla İletildi... (2-2)

Kimsenin skorsal bir beklentisinin olmadığı, maçtan 30 dakika kadar önce yapılan tezahuratlardan belliydi zaten. Skorsal beklentiyi geçtim, kimsenin ligin İnönü'deki son maçı olan Manisaspor maçında tribünde olmak gibi bir beklentisi bile yoktu. Bu maç tamamen bir protesto maçıydı ve önemli olan skor veya 3 puandan çok, hakkını aramaktan aciz yönetimin eksiğini kapatıp, gerekli mesajı bir yerlere göndermekti.

Ki bu tribün, zaman zaman küfürü abartmış olsa da, bunu başarmıştır. Lig TV'nin sesi kısmak zorunda kalışından en azından benim anladığım bu. Özellikle Aziz Yıldırım ve Mahmet Özgener başta olmak üzere, Bilica, Emre, Cem Yılmaz, Melih Şendil, Erman Toroğlu, Ömer Üründül, Mehmet Demirkol, hakemler ve federasyon tepkilerden payını alanlardı. 90 dakika sonrasında oturup düşündüğümde, 'gereksiz tepki verdik' diyebileceğim bir adam dahi yok şu listede. Bu da haklılığımızın göstergesi olsa gerek.

Maç öncesi meşale şov ayrı bir yazı konusu. Ancak atlanmaması gereken bir diğer konu Mustafa Denizli'ye gösterilen sevgi ve getirilen eleştiri. Yeni bir sözleşme imzalandı ve gelecek sezon da kendisi teknik direktörümüz olacak. Taktiğini, tekniğini bir kenara koyarak söylüyorum ki, yönetimsel açıklamalarda bir nebze olsun düzelme varsa bunun mimarı bu adam'dır. Ve bu bile yeterli saygıyı görmesi için yeterlidir benim nazarımda. Bugün gösterilen sevgiyi hakettiğini düşünüyorum. Eleştiriyi de almıştır muhtemelen. Hani şu korkak oynatma mevzusu. Bu arada bu sevgiye, o sıcaklıkla koşacak ve karşılık vermek için ne yapacağını bu denli şaşıracak bir teknik direktör daha tanımıyorum.

Destekse mevzu bahis, tüm takıma fazlasıyla verildi. Gol yedik, alkışlanıldı. Rüştü şanssız bir gol yedi, sorun edilmedi. Takım maç öncesi ve maç sonrası tribünlere çağrıldı vs vs. Ki bunların hepsi 4 haftadır maç kazanamayan bir takıma yapıldı. Çok da güzel oldu. Yapılması gereken, bu takıma sahip çıkılmasıydı. Biz onlara sahip çıkınca, onlar da formalarına nasıl sahip çıktılar 90+3'te gördük zaten.

Yönetimde olsam, yarın ilk işim Bobo'nun sözleşmesini uzatmak olurdu kesinlikle. Hani sözleşme uzatılırsa, bu zaten Bobo hakettiği için olmuş olacak ama diğer yanan bir de taraftarı mutlu etme konusu var. Eğer taraftarın gözüne girmek istiyorlarsa, bu dediğimi yapmalılar. Bobo'nun uzun yıllar daha bu formayı giymesi ve abartmıyorum efsaneleşmesi gerekiyor.

Sonuç olarak kaybedilen 2 puan ve azalan üçüncülük şansı var elimizde bu maç sonunda. Canımız sağolsun. En büyük biz değil miyiz? O zaman hiç aldırış dahi etmiyoruz...

Unutmadan:
Kadıköy'de tekti / Alayına yetti / Adam gibi adam / İbrahim Toraman...

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Sivasspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

23 Nisan 2010 Cuma

31.Hafta | BEŞİKTAŞ - Sivasspor

BEŞİKTAŞ - Sivasspor
Tarih: 24 Nisan 2010
Saat: 19:00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Kuddusi Müftüoğlu

2005-06 sezonu, iki takım ilk kez İnönü'de karşılaşıyor. Tarih 23 Nisan 2006, sezonun 31.haftası
2006/07 sezonu, iki takım BEŞİKTAŞ Kadıköy'de Fenerbahçe ile karşılaşından bir hafta önce İnönü'de karşılaşıyor.
2007/08 sezonu, bu sefer iki takım BEŞİKTAŞ Kadıköy'de Fenerbahçe ile karşılaştıktan 1 hafta sonra karşılaşıyor İnönü'de. Yoğun protestolar altında oynanan maçta 1-2 mağlup oluyoruz yine.
Geçen sezondan önceki 3 sezonda oynanılan maçları harmanlayınca da bu sezon ki maç çıkıyor ortaya. Tarih 24 Nisan 2010, 31.hafta, Kadıköy'deki maçtan 1 hafta sonra İnönü'de Sivasspor'u ağırlıyoruz.

Şampiyonluk şansı bitince, Şampiyonlar Ligi çok zora girince, tek hedef üçüncülüğe yükselmek olunca böyle değişik şekilde başlayabiliyor insan maç yazısına. Gerçi bu yazdıklarım ilginç gelmedi de değil. Bu sezon Sivasspor'un Süper Lig'deki 5.sezonu ve biz bu takımla 3.kez bir Fenerbahçe maçı öncesi veya sonrasında karşılaşıyoruz düşünsenize. Şu UEFA'nın kura çekimlerinde yapıldığına inanılan sıcak-soğuk top olayı doğru mu ne?

Unutmadan, bu tuhaf bilgilere bir de önceki 4 maçta Sivasspor'u İnönü'de hiç mağlup edemediğimizi ekleyeyim. Bilanço kötü: 1 beraberlik, 3 mağlubiyet.

Ha bir de, sahada oynanacak bir futbol maçı vardı değil mi? Hani kasmasak kendimizi, tribünde 90 dakika Bilica'ya, Emre'ye, Hüseyin Göçek'e ve Federasyon'a sevgilerimizi sunarken, sahada da Rıdvan'ı, İsmail'i, Batuhan'ı, Necip'i görsek fena mı olurdu? Bence çok da güzel olurdu....

SALDIR BEŞİKTAŞIM!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Sivasspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 14.hafta / Sivasspor 0-1 BEŞİKTAŞ

19 Nisan 2010 Pazartesi

Süper Kupa'dan Bu Yana Herşey Aynı; 1-0

Bugün kü maçtan önce bu sezon onunla çıktığımız 3 maçı da kaybettiğimiz, bu 3 maçtan biri olan Kasımpaşa maçında Ernst ve Ferrari'yi oyundan atan ve Sivok'u cezalı duruma düşürten ancak Eskişehirspor deplasmanında hesabını çarşıya uydurtmadığımız Hüseyin Göçek, bu maç öncesi de istemediğimiz ve bunu açık açık beyan ettiğimiz hakemlerden biriydi. Peki Federasyon ne yaptı? Körün gözüne çomak sokarcasına bu hakemi atadı maça.

2 sezon önce Higuain'in verilmeyen golüyle Kadıköy'deki yenilmezlik serisi bozulmuş, geçen sezon Cisse'ye kolayca çıkan kartların aynısı Çatladıkapıspor'la oynasa rakibine çıkmayacak BEŞİKTAŞ, bugün de kıtır kıtır doğrandı.

Lugano'nun topu alıp eliyle eve götürmesi, Bilica'nın eşeleme işlemi dışında Toraman'ı saçından çekmesi, Emre'nin ve Gökhan'ın bileğe müdaheleleri görülmedi. Süper Kupa maçında da 5.dakikada Bilica'nın Yusuf'a yaptığı, Deivid'in bariz elle oynaması görülmemişti. İşin kötüsü, biz bu tip kararlara alıştık. Artık yadırgamıyoruz bile.

Takımı, mücadeleyi, kadro seçiminı bu tür şerefsizliklerden sonra konuşma hevesi de kalmıyor insanın. Ki zaten yenilgiye rağmen hiçbir oyuncumuza kızgın değilim. Canları sağolsun, özellikle penaltıyı kaçıran Bobo'nun. Umarım gelecek hafta hepsi tribünlere çağrılır ve bağırlara basılır.

BEŞİKTAŞ SANA YEMİN OLSUN, BİTMEYECEK SEVDAN MEZARIMDA BİLE!

Derbiler 2009/10 - BEŞİKTAŞ vs Fenerbahçe - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

18 Nisan 2010 Pazar

30.Hafta | Fenerbahçe - BEŞİKTAŞ

Fenerbahçe - BEŞİKTAŞ
Tarih: 18 Nisan 2010
Saat: 19:00
Stad: Şükrü Saraçoğlu
Hakem: Hüseyin Göçek

An itibariyle sezon sonu kimin şampiyon olacağı, bizim şansımızın alacağımız skora göre bitip bitmeyeceği, kazanırsak şampiyonluk şansımızın devam edecek olması umrumda değil. Umrumda olacak tek şey yarın ki maçın ta kendisi. Uzaklarda olsak da, derbinin havasına bir şekilde girdik. Ve bu maçı kazanmaktan başka birşey düşünemiyorum şu an için.

CSKA Moskova maçında plansız programsız çıkan o tezahuratı, bu maça uyarlamak şu anki ruh halimi en iyi şekilde anlatmamı sağlıyor. Genelde bu tür argo içeren şeyleri buraya yazmasam da, bu maçlık mazur görün.

"ŞAMPİYONLUĞU SİTTİR ET, SALDIR BEŞİKTAŞ!"

Maç ile ilgili sayfalar: Derbiler 2009/10 - BEŞİKTAŞ vs Fenerbahçe - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 13.hafta / BEŞİKTAŞ 3-0 Fenerbahçe

11 Nisan 2010 Pazar

Havlu Atmak; 0-0

Bir süredir rakiplerin puan kayıpları ve takımın her daim varolan mücadele gücüyle umutlarımızı sürdürdüğümüz şampiyonluk yarışında, bugün itibariyle çok büyük ölçüde havlu attığımızı söylersek yanılmış olmayız herhalde. Son 4 haftada 6 puan kaybederek elimize geçen fırsatları hoyratça harcadık ve gelinen nokta artık bize bu yarışta mucizelerin gerekecek olması.

Gidip gelen, iki tarafın da gol pozisyonları bulduğu, oynayan 3 kalecinin de iyi performans gösterdiği, bizim zaman zaman gole daha çok yaklaştığımız ama biraz da şanssızlıklar sonucu (misal Toraman'ın kaval kemiğine çarpıp direğin dibinden dışarı giden top) golü bulamadığımız bir maç diyerek çok kısa bir özetini yazayım maçın. 90+3'te Egemen'in elle oynamasını es geçmemek lazım yine de. Orta hakemin, bu kadar insanın kenardan gördüğü pozisyonu yardımcısıyla birlikte çözememiş olması düşündürücü. Bünyamin'de şeref ne Gezer zaten. Bunu daha önceden de fazlasıyla tecrübe etmiştik (misal Türkiye Kupası finali ve Fenerbahçe lehine çalınan penaltı).

Saatlerdir üzerimde tuhaf bir durgunluk var. Kızgınlık değil, sadece durgunluk. BEŞİKTAŞ'ın beni soktuğu her ruh hali gibi, bu ruh halinin de hastasıyım, o ayrı. Tek isteğim kısmetse tribünlerde olacağım Sivasspor maçına kadar yarış içerisinde olmamızdı. O da gerçekleşecek gibi gözükmüyor bu saatten. Olsun, senin canın sağolsun BEŞİKTAŞ'ım...

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Trabzonspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

9 Nisan 2010 Cuma

29.Hafta | BEŞİKTAŞ - Trabzonspor

BEŞİKTAŞ - Trabzonspor
Tarih: 10 Nisan 2010
Saat: 19:00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Bünyamin Gezer
Bu maçta elde edeceğimiz sonuca göre ciddi şekilde belirlenecek sezonun geri kalanı. 3 ihtimalli maçtan, 2'si yaramayacak bize kesinlikle. Kazanmaktan başka çaremiz gerçekten yok. Kazanırsak, Kadıköy'de herşey olabilir. Kazanamazsak ise gelecek hafta da bu moral bozukluğu ile yeni bir darbe alır ve bırakın şampiyonluğu, ikincilikten dahi uzaklaşabiliriz.

Rakibin bu maçtan hemen sonra kupa maçının olması bir avantaj. Ancak ligle ilgili kafalarının rahat oluşu da bir dezavantaj. Bursaspor'dan puan alan, Galatasaray'ı yenen Trabzonspor, kalan maçlarda biz ve Fenerbahçe'ye de darbeler vurup gereksiz polemikleri engellemek isteyecektir.

Ramazan, Nihat, Tabata, Tello ve Ferrari eksik. Ayrıca İbrahim Toraman, Fink ve Ernst ceza sınırında. Kart gördükleri takdirde Kadıköy'de oynayamayacaklar. Bu eksikliklere rağmen son şansımızı iyi kullanıp Kadıköy'e iddialı şekilde gidebiliriz inşallah.

Bu arada Bobo vs Trabzonspor yazısını da hatırlatmanın tam sırası sanki.

SALDIR BEŞİKTAŞIM!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Trabzonspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 12.hafta / Trabzonspor 0-2 BEŞİKTAŞ

3 Nisan 2010 Cumartesi

0'a 0 Elde Var 1

Ya eksiklerimizin çokluğundan mıdır, ya da öne geçtikten sonra gol yiyip puan kaybetmediğimizden midir bilemiyorum ama açıkcası bu maçta kaybediken puanlara Kasımpaşa maçındaki kadar üzülmedim/yanmadım. Oynanan oyunu ve skoru normal karşılıyorum bu kadar eksik varken. Sonuçta takım içinde büyük rolü olan bu kadar oyuncu eksikken her zaman kazanamazsınız Eskişehir deplasmanındaki gibi. Şans da gülmeyince, Bobo'nun direkten dönen topundaki gibi, 3 puanı çıkarmanız zorlaşır haliyle. Kısacası, yanılması gereken veya anormal olarak karşılanması gereken bugün giden 2 puan değil, bundan önce yaptıklarımızıdır. Ve Allah korusun şampiyonluktan olursak, sebebi de bu maç olmayacaktır.

Bu yüzeysel yorumlardan başka da maça dair birşey yazamıyorum. Yukarıda yazdığım gibi Cuma günü olması sebebiyle maçı izleyemedim. 26'da 10 gibi bir istatistik vermiştim haftaiçi maçlarımızla ilgili maçtan önce. Şimdi bir de maç sonu istatistiği vereyim. Cuma maçlarının bilançosu 8 maçta 2 galibiyet 5 beraberlik 1 mağlubiyet.

Şampiyonluk şansımızı Denizli'nin maç sonunda dediği gibi haftanın kalan maçları bitince değerlendirmek en iyisi. Ancak bana kalırsa, sanırım geçen sezondan kalma bir güven olsa gerek bu, Bursaspor maçını kazanıp puan farkı 5'e çıksa dahi birşeyler bitmeyecek. Ve hala inanıyorum ki, biz bitti demeden bu yarış da sonlanmayacak....

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Ankaragücü - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

1 Nisan 2010 Perşembe

28.Hafta | Ankaragücü - BEŞİKTAŞ

Ankaragücü - BEŞİKTAŞ
Tarih: 2 Nisan 2010
Saat: 20:00
Stad: Ankara 19 Mayıs
Hakem: Barış Şimşek
Bir Cuma maçı daha geldi, çattı. 26.maçımızda oynadığımız 8.Cuma maçı olacak bu maç. Bunların yanına 2 de Pazartesi maçını ekleyin. Ligde 28.hafta itibariyle oynadığımız 26 maçta 10 kez haftaiçi oynamış oluyoruz. Bu rakama bırakın bu sezonu, diğer sezonlarda bile ulaşan ya yoktur, ya sayılıdır. Umarım oynayacağımız son Cuma maçı olur...

Rakip Ankaragücü. Son 15 maçta 14 kez yendiğimiz, 1 kez berabere kaldığımız bir takım. İstatistikleri yazalım ki, 'renkli' kişilikler maç sonrası Lemerre maçı sattı demesinler.

Bu anın fotoğrafını da Eskişehirspor maçı sonrası gollerin videosunu izlerken ekran görüntüsü alarak oluşturdum. Koyacaktım bloga ama unuttum gitti. Bu maç öncesi koyalım. Şampiyon olursak hakettiğimizin ve nasıl şampiyon olduğumuzun anlatıcısı olacak bu fotoğraf. Bakmaya doyamıyorum...

Maçlarına gün ve saat saya saya hayatımı yiyip bitirsen de, seni yine çok özledim. SALDIR BEŞİKTAŞIM!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Ankaragücü - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 11.hafta / BEŞİKTAŞ 1-0 Ankaragücü

28 Mart 2010 Pazar

Arefeyi gösteririz, bayramı asla...; 3-2

Skor ve netice için hepimiz çok sevindik. Hepimizin ilk düşüncesi şampiyonluktu kuşkusuz ancak atlanmaması gereken bir husus daha vardı. O da Mehmet'in bugün stadda oluşu. 2-0'dan 3-2'ye çevrilen maç sonucunda Mehmet'i de rüyalarının gerçekleştiği İnönü Stadı'ndan boynu bükük göndermemiş oldu oyuncularımız. Şu tablo bir insanın ağlaması için yeterli bir sebep bence. İki gündür yaşadıklarını ömür boyu unutamayacak Mehmet. Bunun verdiği huzur, güzellik başka nerede var? Emeği geçenlere teşekkürler...

Maçın kilit noktası bu fotoğrafın ortaya çıktığı an'dır herhalde. Ayrıca iki ayrı noktayı konuşmaya değer kılıyor bu an. Birincisi maçın 0-3 olmasıyla birlikte herşeyin çok daha fazla zorlaşacağı ve havlu atacağımız an olması. İkincisi ise 1 haftadır beynimizin etini yiyen çok bilmişlerin Rıza Çalımbay düşüncelerinin yerle bir olduğu an olması. Rıza Çalımbay'ın takımlarının kaba tabirle bize yattığını düşünenler, acaba burada Koray'a golü kaçırmasını Rıza Çalımbay'ın söylediğini mi düşünüyorlar? Veya bundan sonra ki pozisyonda Mehmet Yılmaz'a da mı söylemiş midir 'atmayın artık' gibisinden birşey? Bu iftiralar, o insanların rezilliğini ve BEŞİKTAŞ'tan korkusunu gösteriyor ama insan bahsetmeden de edemiyor.

İki takımın hücum iştahı, mücadele gücü ve ortaya konan futbol itibariyle La Liga, Premier League ayarında maç olduğunu düşünüyorum bu maçın. Süper Lig'de bu tür maçlar senede 3-5 kez denk geliyor zaten. 5 gol, kaçan birçok pozisyon, iki kalecinin devleşmesi vs vs.

Rüştü'nün son maçlardaki performansını çok iyi buluyordum. Denizlispor ve Kasımpaşa maçlarında çok iyiydi. Bu maçta da aynı performansını sürdürdü. Helal olsun. Sivok bildiğimiz gibiydi. Ancak bazı pozisyonlarda gereksiz faulleri, forma çekmeleri bize zaman zaman pahalıya patlıyor. Bugün de öyle bir pozisyon yarattı durduk yerde. Yine de önemi yadsınamaz takım için. Ferrari için kötü bir maç oldu. Önce faul tartışmalarıyla yenen bir gol, ardından sakatlığı. Umarım ciddi birşey yoktur. Ekrem'in sağ bek oynamasına karşıydım, bugün öyle büyük hatası da olmadı. Ancak ben yine de orada oynamaması konusunda ısrar ediyorum. İbrahim Üzülmez bugün yoktu sahada sanki. Hücuma çok çıkmadı, bir ilk yarının sonunda isabetsiz bir ortada, bir de 2.golün en başındaki ortada gördüm kendisini. Durgundu sanki. İbrahim Toraman joker olmaya devam ediyor. Sözleşmesi acilen uzatılmalı. Ernst-Fink bildiğimiz gibi. Takımın en çok koşan ilk iki oyuncusu. Fink ilk yarıda durum 1-2'yken bulduğunu yazsa çok daha kral olacaktı, neyse canı sağolsun. Tello yoktu bugün piyasada, vasattı. Nihat da gol dışında çok birşey yapmadı. Sakatlanarak çıkmış sanırım. Bobo çok gayretli, çok istekliydi. Golünü de attı yine. Makukula'yı zorlayacak mı ne! Maçın sonlarına doğru tribünün onun için bağırması da çok şıktı. Uğur, BEŞİKTAŞ formasıyla en pozitif maçlarından birini çıkardı ancak onun asistlerini anlayacak bir Serdar yoktu yine sahada. Holosko da geçen hafta bizi deli ettikten sonra neyse ki bugün yüzümüzü güldürdü.

Bu arada çubuklu formayı aldığım ilk günden bu yana savunduğum fikrim hala değişmedi. Çok güzel bir forma bana kalırsa. Ancak bu formayı bu sezon sadece 3.giyişimiz. Umarım kalan maçlarda daha çok giyeriz. Gol sevinçlerini de es geçmeyelim. Çok güzellerdi gerçekten...

Bloga yazmamıştım ama facebook, msn ve birkaç BEŞİKTAŞ sitesine maç öncesi 'Senden ümidi kesersem, yaşamanın anlamı kalmaz ki' yazmıştım. Bu sloganın üzerine de Denizlispor maçındaki ilk 11 fotoğrafımızı koymuştum. Bu maçta da bu tür bir fotoğraf çekilince ve maçı 0-2'den çevirince yazmak istedim tekrar.

''SENDEN ÜMİDİ KESERSEM, YAŞAMANIN ANLAMI KALMAZ Kİ...''

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Eskişehirspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

26 Mart 2010 Cuma

27.Hafta | BEŞİKTAŞ - Eskişehirspor

BEŞİKTAŞ - Eskişehirspor
Tarih: 27 Mart 2010
Saat: 19:00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Halis Özkahya
Ne olduysa Eskişehirsporlulara, hergün biri açıklama yapıyor bizi yeneceklerine dair. Ümit Karan, diğer futbolcular, basın sözcüleri ve en önemlisi Rıza Çalımbay'ın bu yönde açıklamaları var. Hatta Rıza Çalımbay hızını alamayıp bir süre önce Eskişehirspor taraftar gruplarıyla yaptığı toplantıda da dile getirmiş bunu. Eskişehirsporlular da sanki Rıza Çalımbay göreve gelmeden önce sürekli bizi yeniyorlarmış gibi davranıyorlar ya, o komik oluyor işte. Aşağıdaki alıntı onlara gitsin bu yüzden;

BEŞİKTAŞ, Eskişehirspor karşısında son 15 lig maçını ise yitirmedi. İki takım arasında 3 Ocak 1981 tarihinde, yarınki randevunun adresi BJK İnönü Stadı'nda yapılan maçı 1-0 kazanan Eskişehirspor, rakibiyle daha sonra oynadığı 15 müsabakadan da galibiyet alamadı. İki takım arasındaki son 15 lig maçından 12'sini BEŞİKTAŞ kazanırken, 3'ü berabere bitti. Bu arada BEŞİKTAŞ, rekabetteki son 7 lig maçını da kazanmayı bildi.
Neyse, bu tartışmalar bir yana bizim cidden bu maçı kazanmamız şart. Şampiyonluk olmazsa, ikincilik için bir çekişme devam edecek. Uçunda Şampiyonlar Ligi var sonuçta. Ve bu konudaki iki rakibimizden 1'i kesin olmak üzere, belki de 2'si birden puan kaybedecek. Eh, bizim de bu avantajı lehimize çevirmemiz lazım artık.

Tam bir 'vur kır parçala, bu maçı kazan' maçı yani. Kazanmak için herşey denenmeli, herkes elinden geleni yapmalı. Kaş oynatılmamalı, koşmayana tahammül edilmemeli. Ve muhakkak kazanmalı...

SALDIR BEŞİKTAŞIM!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Eskişehirspor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 10.hafta / Eskişehirspor 0-1 BEŞİKTAŞ

19 Mart 2010 Cuma

Bitmesin Dertler...; 2-2

İkinci kez oluyor bu durum bu sezon. Yenik duruma düştüğün maçı 70-80 arası lehine çeviriyorsun, tam ümitleniyorsun ama son dakikalarda yediğin gollerle galibiyeti kaçırıyorsun. Haliyle yıkım çok daha büyük oluyor.

Diğer taraftan da bu puan kaybını da yadırgayamıyorsun. İkinci 45 dakikanın en iyi oyuncusu kalecin Rüştü, en önemli oyuncularından Sivok kendi rızasıyla çıkmış ve yerine geçen haftanın saatli bombası İbrahim Kaş girmiş. Kenarda oyuncu değişiklikleri için son 20 dakikayı beklemeyi adet edinmiş bir teknik direktör var zaten, orta saha çökmüş çökmemiş umrunda değil. Eh, bu durumda puan kaybetmeyeceksin de ne olacak?

Kazansaydık sadece 3 puan için değil, tam şampiyonluğa uygun hareket ettiğimiz için sevinebilirdik. 1-0'dan maçı çevirmiş, iyi oynamadığı bir maçı kazanabilmiş, yoluna kayıpsız devam eden bir takım olacaktık. Olmadı, bazı oyuncularımız buna izin vermedi.

Tribün olarak da 'renkli' bir gece geçirdik. Hani Kasımpaşa diyince insan bir duruyor, tribün kültürünün var olduğunu sanıyor ilk etapta. Bugün anladık ki hepsi boşmuş. Başka tribünlerin ortaya çıkarttığı karışık bir tat olmuş Kasımpaşa tribünü. İnsanlar BEŞİKTAŞ nefretini kusmak için toplanmış gibi. Maşa olmak insanın hoşuna gider mi? Gidiyormuş demek ki...

Velhasıl, keyifsiz başladı bu haftasonu... Fazla yazası da gelmiyor insanın bu durumda. Ancak şu bir gerçek ki, her türlü acıya, üzüntüye ve sinir savaşına rağmen beni en çok düşündüren 8 gün daha BEŞİKTAŞ'sız nasıl geçireceğim...

Bitmesin dertler...

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Kasımpaşa - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

18 Mart 2010 Perşembe

26.Hafta | Kasımpaşa - BEŞİKTAŞ

Kasımpaşa - BEŞİKTAŞ
Tarih: 19 Mart 2010
Saat: 20:00
Stad: R.Tayyip Erdoğan
Hakem: Özgür Yankaya
Hiçbir açıklaması yok şu maçın Cuma günü oynanmasının. Federasyonun işgüzarlığı yüzünden Fenerbahçe ve Galatasaray rahat rahat dinlenirken biz Pazartesi-Cuma oynuyoruz maçlarımızı. Aynısını gelecek hafta da Bursaspor'a yapacaklar. Herhalde bilmediğimiz, görmediğimiz bir kupada finale yürüyor Fenerbahçe ve Galatasaray.

50 tl'lik biletler ve yaklaşık 1000 kişilik bir deplasman tribünü. Dolarsa bize ayrılan kısım, çok güzel fotoğraflık görüntüler çıkar o stadda. Pankartlarla, siyah beyazla donatılmış sahanın bir kısmı. Düşüncesi bile güzel.

Takımda eksik sadece Nobre galiba. Diğer yandan kimin oynayıp oynamayacağı her zamanki gibi soru işareti. Bakalım saatli bombamız İbrahim Kaş tekrar forma giyecek mi? Ernst hazır olmasına rağmen yine mi yedek başlayacak maça? vs vs. Bu konuda fazla tahmin yürütmeye gerek yok, nasılsa sürekli yanılıyoruz.

Mücadele gücümüzle ve sertliğe sertlikle karşılık verebilmemizle bu maçta da galibiyete yakın taraf olduğumuzu düşünüyorum. Saldır BEŞİKTAŞIM!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Kasımpaşa - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 9.hafta / BEŞİKTAŞ 2-1 Kasımpaşa

16 Mart 2010 Salı

Karambol'den Çıkan 3 Puan; 0-1

Maça başlarken kadro ile ilgili tek çekincem İbrahim Kaş'ın sahada yer almasıydı. Kendisini iyi bir yedekten fazlası olarak görmediğim için cezası bitince ilk 11'e dönmesini, ilk 11'e dönerken kestiği isimlerden birinin Rıdvan olmasını ve onun girişiyle Necip'in kenara gönderilmesini anlayamıyorum. Maç sonunda tüm bunlara kendisi yerine neden Üzülmez çıktı da, Kaş 90 dakika kaldı sorusu da eklendi tabii.

Değişikliklerle ilgili çok yanlış yapıldığını söylemek için kahin olmaya gerek yok zaten. İkinci yarı sanki karşımızda Manchester United varmışcasına (ki orada bile bu kadar full defans yapmadık) ileri çıkmayı hiç düşün(e)medik. Topu ileri taşıyacak adamlar sezonun en kötü oyununu oynayan Fink ve topu oyuna sokmasıyla değil, kesiciliği nedeniyle orada forma giyen Toraman olunca bu tablo normal tabii. Teknik direktör olsam en geç 55.dakikada yapacağım değişiklikleri Mustafa Denizli 80.dakikada yaptı, hem de bir farkla. Ernst-Fink değişikliği tamamdı ama Kaş-Necip değişikliği yerine Üzülmez oyundan çıktı.

Holosko son maçlara göre gayretliydi bugün. Golü de tam Nobre'lik bir goldü. Karambolde tuhaf bir gol oldu. Bobo son iki maçtır kaçırdıklarına bir yenisini ekledi. O pozisyonda 0-2 olsa çok rahatlayacaktık. Bu arada gözlerden kaçmadı, Ekrem biraz dikkatli olsa kafa ile de gol atacaktı. :) Rüştü yine iyiydi. Üzülmez-Sivok-Ferrari bildiğimiz gibi. Fink yukarıda yazdığımız gibi sezonun en kötü oyununu oynadı. Toraman kesicilikte iyiydi ama topu bir türlü dağıtamadı, ki ondan beklediğimiz asıl şey bu değil. Tello da sürekli ince düşündü, oyunu zaman zaman başarıyla açtı, uzun yan topları hoşuma da gitti ama genel olarak etkisizdi.

Sonuç olarak futboldan katiyen memnun kalınamayacak bir maçı geride bıraktık. Öyle ya da böyle kazanmak güzel. Sessiz ve derinden hedefe doğru ilerliyoruz. Eksik maçımızla birlikte 23.hafta sonunda beşinci olan biz, 25.hafta sonunda üçüncülüğe sıçradık. Ve umarım bu maçın bitiş düdüğünden takriben 93-94 saat sonra başlayacak Kasımpaşa maçıyla serimizi devam edip, daha da yukarı çıkacağız...

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Denizlispor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10

14 Mart 2010 Pazar

25.Hafta | Denizlispor - BEŞİKTAŞ

Denizlispor - BEŞİKTAŞ
Tarih: 15 Mart 2010
Saat: 20:00
Stad: Denizli Atatürk
Hakem: Abdullah Yılmaz
İnsanın sirf bir 90 dakika için haftasonunun geçmesini ve Pazartesi'nin gelmesini istemesi ne tuhafmış. Söz konusu BEŞİKTAŞ aşkı ve BEŞİKTAŞ'a özlem olunca çok da şaşırmamak lazım gerçi. Haftasonunun bitmesini bu kadar çok istediğimi hiç hatırlamıyorum.

30 Mayıs 2009'da büyük mutluluklar yaşayarak ayrıldığımız Denizli'ye bu kez 15 Mayıs 2010'da büyük mutluluklar yaşamak için önümüzdeki engellerden birini kaldırmaya gidiyoruz. Takımın son iki maçtır yakaladığı hava güzel ancak rakibin son şanslarını oynaması ürkütüyor biraz. Bunu yanısıra 1 puanın onların da işine fazla yaramayacak olması ve açık oynamalarının gerekmesi ise bir avantaj.

Kazanalım, üçüncülüğe kurulalım... Saldır BEŞİKTAŞIM!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Denizlispor - 2009/10 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2009/10 - 8.hafta / BEŞİKTAŞ 1-0 Denizlispor