Şampiyonlar Ligi 2009/10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şampiyonlar Ligi 2009/10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2009 Çarşamba

Ah bu son dakikalar...; 1-2

Ne Avrupa defterini yeni yıla geçmeden kapamak, ne de başka bir şey acı verdi bu gece. Acı veren tek şey son dakikada yenilen goldü. Elde edilecek skorun Manchester United'ın kazanmasıyla birlikte prestij dışında bir önemi kalmamıştı. Ancak bugün alınacak bir beraberlik, Avrupa puanımıza yazılacak 1 puan ve bir miktar para demekti. Bunlardan da önemlisi bir tarih yazılmasını önlemek demekti; İnönü'de oynanan Şampiyonlar Ligi grup maçlarında 0 çekmek. Vfl Wolfsburg maçında 3 gol yememizle birlikte bir alanda yaşanmayanı yaşamıştık. Bugün 90+5'te gelen gol ile bir başka alanda daha yaşanmayanı yaşadık. Üzüldüm...

Maç hakkında yazacak çok bir şey yok. Hani bizim yendiğimiz 'genç Manchester United' bugün son Alman şampiyonuna deplasmanda 3 atmasa, belki Tello'nun pozisyonundan veya Ferrari'nin kafa vuruşlarından bahsedebilirdik ama bunlara da gerek kalmadı artık. Yine de değinmeden geçemeyeceğim birkaç şey var; Fink-Uğur değişikliği ve aynı Uğur'un penaltı noktasından hem Kasımpaşa'ya hem Fenerbahçe'ye bomboş gol kaçırmasına rağmen bugün şut çekmeye kalkması (ufak ayrıntı ama cidden sinirlendim), Rüştü'nün şovu, Nihat'ın karatevari şutu, pençe formanın uğursuzluğunun devamı...

Etme bulma dünyası bu dünya. Vfl Wolfsburg bizi zor duruma düşürdü 2 hafta önce. Biz o zorluğu kendimiz aştık. Bugün onlar bize muhtaç oldu ve 90+'larda belki de bizden çok istediler bir golü. Bu sefer biz onları sevindirmedik. Kusura bakmasınlar artık...

Kuraların çekildiği gün son dakika golü yiyerek (4.torbadan Vfl Wolfsburg'u çekerek) başladığımız Avrupa serüveni, kalemize atılan bir son dakika golü ile son buldu. Bu da dip bir not olsun. Yine de bu süreçte bize zaman zaman heyecan, zaman zaman mutluluk yaşatan oyuncularımıza teşekkürler. Canınız sağolsun...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - Şampiyonlar Ligi'nde BEŞİKTAŞ - 2009/2010 Şampiyonlar Ligi - 2009/10 İstatistikler

7 Aralık 2009 Pazartesi

Şampiyonlar Ligi 6.Grup Maçı | BEŞİKTAŞ - Cska Moskova

BEŞİKTAŞ - Cska Moskova
Tarih: 8 Aralık 2009
Saat: 21:45
Stad: BJK İnönü
Hakem: Martin Hansson
"Bu taraftar Şampiyonlar Ligi'nin kapanış maçını heyecanla beklemeyi de, o gün stadı cehenneme çevirmek için sabırsızlanmayı da fazlasıyla hakediyor." demiştim Manchester United maçı öncesi. Şartlar bir ara çok zorlaşsa da kendi işimizi kendimiz görerek bunu mümkün hale getirdik. Bunun sonucunda 25 Kasım akşamından itibaren ince hesaplar yapıp durduk ve dananın kuyruğunun kopacağı 8 Aralık'a nihayet geldik.

Ne yazık ki bu sefer kendi işimizi kendimizin görmesi yetmeyecek. Almanya'dan güzel haberler bekleyeceğiz. Bu arada biz de önemli bir sınava çıkacağız. Bizden bu sınavda ne isteniyor sorusunun cevabı ise iştah kabartıcı; "En iyi yaptığımız şey". İyi defans yapıp, atacağımız 1 gol ile alınacak bir galibiyet, bizim bu sezon tam 5 kez yaptığımız şey yani.

Almanya'dan gelecek olumlu bir sonucun yanında 1-0'lık galibiyet ile Avrupa'da yolumuza devam edebilme şansını bize veren şutu da es geçmemek lazım tabii. Çünkü belki de o şut bizi Salı gecesi Avrupa Ligi'ne sürükleyecek. Belki de o şut Şubat 2010'daki bir soğuk Perşembe akşamında 30bini aşkın BEŞİKTAŞ aşığını İnönü'ye sürükleyecek.

İyi düşünelim, iyi olsun değil mi ?

Allah Allah Allah Allah Saldır BEŞİKTAŞ,
Avrupa Ligi için Saldır BEŞİKTAŞ!

* Avrupa Kupaları'nda 5.kez bir Rus takımıyla karşılaşıyoruz. Bundan önce oynanan 4 maçta 2 galibiyet, 1 beraberlik, 1 mağlubiyet aldık. Attığımız gol 8, yediğimiz gol 4.

* Avrupa Kupaları'nda ise 136. maçımıza çıkacağız. 135 karşılaşmada 44 galibiyet, 28 beraberlik, 63 mağlubiyet aldık. Bu maçlarda 155 gol atıp, 205 gol yedik.

* İnönü'ki 66 maçta ise başarılı bir görüntü çizdik. Toplam 66 maçta 33 galibiyet, 16 beraberlik, 17 mağlubiyet aldık. Attığımız gol 92, yediğimiz gol 64.

* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda İnönü'de 13 kez mücadele ettik ve 6 galibiyet, 1 beraberlik, 6 mağlubiyet aldık. Bu 13 maçta 12 gol atıp, 14 gol yedik.

* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda oynadığımız 4, "6.maçta" 4 mağlubiyet aldık.
1997/98: Paris Saint Germain 2-1 BEŞİKTAŞ
2000/01: Barcelona 5-0 BEŞİKTAŞ
2003/04: BEŞİKTAŞ 0-2 Chelsea (Almanya)
2007/08: Porto 2-0 BEŞİKTAŞ

* Daha ayrıntılı istatistiklere ulaşmak için aşağıdaki linklere tıklamanız yeterli.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - Şampiyonlar Ligi'nde BEŞİKTAŞ - 2009/2010 Şampiyonlar Ligi - 2009/10 İstatistikler

26 Kasım 2009 Perşembe

Dayandık, kazandık; 0-1

Şampiyonlar Ligi'ndeki son maçımıza bir şeyleri umut edebilecek ve önümüze bir hedef koyabilecek şekilde çıkmak istiyorduk. Ancak birçoğumuz bunun için oluşacak ortamın kendi maçımızdan değil, Cska Moskova - Vfl Wolfsburg maçından çıkacak sonuç ile mümkün olacağını düşünüyorduk. Yanıldık, hem de çok fena! :)

Vfl Wolfsburg 1-0 öne geçmesine rağmen üstünlüğünü koruyamadı ve 2-1 yenildi. Bu sonuç bize de bugün kazanmaktan başka çare bırakmadı. Old Trafford'da bir maça çıkıyorsunuz ve muhakkak kazanmanız gerekiyor. Futbol ile ilgili yaşanabilecek en büyük stres ve sıkıntı bu olsa gerek.

İlk dakikalardan itibaren oyunun kontrolünü rakibe kaptırmamıza rağmen geçit vermiyoruz. Vidiç'in kornerden gelen topu geldiği yere yollamasını ayırıyorum tabii. Daha sonra beklemediğimiz bir anda öne geçiyoruz. Tello'nun golü "şut çekmek her zaman iyidir" dedirtiyor ve aynı zamanda heyecanlandırıyor. Ardından bir topumuz da direkten dönüyor. Fink, Fenerbahçe'ye attığından kolayını direğe nişanlıyor. O pozisyonu da gole çevirseydi bu taraftar için ne anlama gelirdi kendisi artık bilemiyorum :). Tabii biz bu arada tüm bu olanlara rağmen hala "son düdük çalmadan bu iş bitti denmez" modundayız. Malum, bu staddaki son Şampiyonlar Ligi maçında son 6 dakikaya 3-1 mağlup giren ama maçı 3-3 bitirmiş Manchester United var karşıda. İlk yarı bitiyor. Birçoğumuz muhtemelen hala inanmıyor maçı kazanabileceğimize.

İkinci yarı başlıyor, dakikalar geçiyor ve eminim dakikalar geçtikce en fazla kullanılan fiil "dayanmak" . "Hadi dayanalım biraz daha be", "dayanın be çocuklar", "15 dakika kaldı dayanın Allah rızası için..." gibi gibi. Bu yüzden bu fiilin çekimlenmiş hali başlıkta ya zaten :) .
Son düdükten hemen önce kalp krizi geçirtecek 2 de pozisyon atlatıyoruz. Rüştü'ye sevgiler bu arada... Ve ardından son düdük. O nasıl bir rahatlıktır, nasıl bir mutluluktur? Chelsea'den sonra Manchester United'ı da deplasmanda yeniyoruz... 15.Şampiyonlar Ligi maçımızda 2.deplasman galibiyetimizi alıyoruz. Her sezonun aksine, bu yıl ise deplasmanda daha başarılı bir performans sergiliyoruz. Her Şampiyonlar Ligi maceramızdaki sürprizlerimizden birine daha imza atıyoruz. Yine Şampiyonlar Ligi'ne galibiyetsiz veda etmiyoruz. Yine en az 4 puanı buluyoruz vs vs...

Kısacası mutluyuz ve umutluyuz. Cska Moskova maçını heyecanla beklemek için bir neden "doğurttuk" resmen. Ve bu heyecanı 15 gün boyunca yaşamak anamızın ak sütü gibi helal hepimize.

Teşekkürler bu sonsuz mutluluk için beyler...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - Şampiyonlar Ligi'nde BEŞİKTAŞ - 2009/2010 Şampiyonlar Ligi - 2009/10 İstatistikler

Hahahah

Şimdilik bu kadar yeter bu büyük sevinci anlatmaya...

24 Kasım 2009 Salı

Şampiyonlar Ligi 5.Grup Maçı | Manchester United - BEŞİKTAŞ

Manchester United - BEŞİKTAŞ
Tarih: 25 Kasım 2009
Saat: 21:45
Stad: Old Trafford
Hakem: Laurent Lannoy

Harika bir derbi galibiyetinden kısa süre sonra sezonun en zor Şampiyonlar Ligi deplasmanındayız. Tek şansımız olan Avrupa Ligi için kilit bir maç. Bizim maçımızın yanısıra, bizim maçımızdan 2 saat 15 dakika önce başlayacak Cska Moskova - Vfl Wolfsburg maçının sonucu da önemli. O maçta Cska Moskova yenilirse, bize de yenilme hakkı doğacak. Onlar puan kazanırsa, bizim de kazanmamız gerekecek...

Bu taraftar Şampiyonlar Ligi'nin kapanış maçını heyecanla beklemeyi de, o gün stadı cehenneme çevirmek için sabırsızlanmayı da fazlasıyla hakediyor. Umarım önce Vfl Wolfsburg'lu oyuncular, sonra bizim oyuncularımız bu hakkı taraftarımıza verirler. Başka da yazacak bir şey yok bu saatten sonra...

* Avrupa Kupaları'nda 12.kez bir İngiliz takımıyla karşılaşıyoruz. Bundan önce oynanan 11 maçta 2 galibiyet, 3 beraberlik, 6 mağlubiyet aldık. Attığımız gol 6, yediğimiz gol 24.

* Avrupa Kupaları'nda ise 135. maçımıza çıkacağız. 134 karşılaşmada 43 galibiyet, 28 beraberlik, 63 mağlubiyet aldık. Bu maçlarda 154 gol atıp, 205 gol yedik.

* Deplasmanlardaki toplam 67 maçta 10 galibiyet, 12 beraberlik, 45 mağlubiyet aldık. Attığımız gol 62, yediğimiz gol 139.

* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda 14 kez deplasmanda mücadele ettik. 1 galibiyet, 2 beraberlik, 11 mağlubiyet aldık. Bu 13 maçta 8 gol atıp, 38 gol yedik.

* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda oynadığımız 4, "5.maçta" 1 galibiyet, 1 beraberlik, 2 mağlubiyet aldık.
1997/98: BEŞİKTAŞ 0-2 Bayern Münih
2000/01: BEŞİKTAŞ 0-2 AC Milan
2003/04: SS Lazio 1-1 BEŞİKTAŞ
2007/08: BEŞİKTAŞ 2-1 Marsilya

* Daha ayrıntılı istatistiklere ulaşmak için aşağıdaki linklere tıklamanız yeterli.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - Şampiyonlar Ligi'nde BEŞİKTAŞ - 2009/2010 Şampiyonlar Ligi - 2009/10 İstatistikler

4 Kasım 2009 Çarşamba

Bitmesin dertler...

Şerefli insanlar kendilerine "şerefsiz" denilmesini yediremeyip "şereflice" istifa ederler veya görev süreleri bitince yeniden aday olmazlar. Peki ya sen?

Maç hakkında ise söylenebilecek birkaç şey var sadece.
- Ernst'in yokluğunun ne anlama geldiğini görmek için ilk gole ve ilk 20 dakikaya bakmak kafi.
- Ben ilk 20 dakikada yediğimiz türden bir baskıyı son senelerde başka bir takımdan yediğimizi hatırlamıyorum. İlk 20 dakikada kaleye çektikleri şut sayısı 8'di.
- İlk kez bir Şampiyonlar Ligi maçında kendi evimizde 3 yedik. Teşekkürler bize bunu reva görenlere.
- Komik olan şu ki, maçtan 5 dakika sonra "Wolfsburg, Cska'yı da deplasmanda yense de son maça Uefa Kupası şansımız var olarak çıksak" diye bir cümle geçirdim aklımdan.
- Ve tabii açık tribünleri 75 TL yapan ve bu tribünlerin boş kalmasını sağlayan sivrizekalara sevgilerle (!).

3 Kasım 2009 Salı

Kader

4.torbadan çıkan takım Wolfsburg,
Wolfsburg'a karşı maça 1 saat kala oynayamayacağı açıklanan adam Fabian Ernst.
Bu tablo şanssizlığımızla, kaderimizle ilgili çok şey anlatıyor aslında.
Yine de ümitsizliğe düşmek yok. Yine de karamsar olmuyoruz.

Wolfsburg, sen de İnönü'de çaresiz kalmayı tadacaksın, başka seçenek yok.

2 Kasım 2009 Pazartesi

Şampiyonlar Ligi 4.Grup Maçı | BEŞİKTAŞ - Vfl Wolfsburg

BEŞİKTAŞ - Vfl Wolfsburg
Tarih: 3 Kasım 2009
Saat: 21:45
Stad: BJK İnönü
Hakem: Alberto Undiano Mallenco
Ligde kaybedilen puanların bir telafisi var. Bunu 6.hafta itibariyle 12 olan puan farkının 7'ye düşmesi ile bir nebze olsun gördük. Ancak aynısını şu an Şampiyonlar Ligi için söyleyemeyiz. Tarihimizde 1 kez çok yaklaşıp, son dakika şanssızlığıyla ulaşamadığımız son 16'ya bu sefer ulaşabilmek için her şey bizim elimizde.

3 maç sonunda alınan 1 puan ile 2.tur hesapları yapmak ilk bakışta mantıklı gözükmese de, şartlar bize bunu düşündürtebilecek kadar uygun. Grup ikinciliği için rakip gördüğümüz iki takım ile İnönü'de oynayacağız ve bunların ilki Vfl Wolfsburg.

Rakibimizde ilk maçta kırmızı kart gören Graffite yok. Onun yerine eski Inter'li Martins forma giyecek. İlk bakışta bir avantaj olan gözüken bu zorunlu değişiklik, Martins'in Wolfsburg'un 3-3 biten son lig maçında Mainz'e 2 gol atmasıyla tereddütlere yol açtı. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak istemeyiz sonuçta.

Bizim ise an itibariyle 7 sakat oyuncumuz var. Rıdvan, İbrahim Toraman, İsmail, Nihat, Holosko, Delgado, Batuhan sakatlar listesinde. Tello'nun durumu belli değil. Bu durum ilk 11 açısından bizi fazlasıyla korkutmasa da (Tello ve Nihat'ın form durumları belli, kaldı ki ilk 11'imiz sürekli değişiyor sezon başından beri zaten), yedek kulübemizi bir hayli zayıflatacak.

İlk 11'imizin: Rüştü, Ekrem - Sivok - Ferrari - İbrahim Üzülmez, Serdar Özkan - Tabata - Ernst - Fink - Yusuf, Bobo olacağını düşünürsek, yedek kulübemiz ise; Hakan, İbrahim Kaş, Erhan, Necip, Erkan, Uğur, Nobre şeklinde oluşuyor. Ve bu yedek kulübesi bize işler -Allah korusun- yolunda gitmediğinde hamle yapma şansını vermeyecek gibi gözüküyor.

İnönü'nün Şampiyonlar Ligi maçlarında nasıl bir hale büründüğünü biz çok iyi biliyoruz. Bunu İngilizlerden sonra Almanlara da göstermenin zamanı da geldi çattı. Taraftarlarımızın çok iyi bir tribün yapacağını ve unutulmaz geceler arasına bir gece daha ekleyeceğimizi düşünüyorum. Allah utandırmasın...

Ve İstatistikler...

* Avrupa Kupaları'nda 7.kez bir Alman takımıyla karşılaşıyoruz. Bundan önce oynanan 6 maçın 5'ini kaybettik, 1'inde berabere kaldık. Attığımız gol 2, yediğimiz gol 9.

* Yarın Avrupa Kupaları'ndaki 134. maçımıza çıkacağız. 133 karşılaşmada 43 galibiyet, 28 beraberlik, 62 maglubiyet aldık. Bu maçlarda 154 gol atıp, 202 gol yedik.

* İnönü'ki 65 maçta ise başarılı bir görüntü çizdik. Toplam 65 maçta 33 galibiyet, 16 beraberlik, 16 mağlubiyet aldık. Attığımız gol 92, yediğimiz gol 61.

* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda İnönü'de 12 kez mücadele ettik ve 6 galibiyet, 1 beraberlik, 5 mağlubiyet aldık. Bu 12 maçta 12 gol atıp, 11 gol yedik.

* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda oynadığımız 4, "4.maçta" 1 galibiyet, 1 beraberlik, 2 mağlubiyet aldık.
1997/98: Göteborg 2-1 BEŞİKTAŞ
2000/01: BEŞİKTAŞ 0-0 Leeds United
2003/04: BEŞİKTAŞ 2-1 Sparta Prag
2007/08: Liverpool 8-0 BEŞİKTAŞ

* Daha ayrıntılı istatistiklere ulaşmak için aşağıdaki linklere tıklamanız yeterli.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - Şampiyonlar Ligi'nde BEŞİKTAŞ - 2009/2010 Şampiyonlar Ligi - 2009/10 İstatistikler

22 Ekim 2009 Perşembe

Wolfsburg'u da yakarız...

Not: Fotoğraflar ForzaBeşiktaş`tan alınmıştır. Video için ise Gelgidersin'e teşekkürler.

Hayaller, hayaller...

Geriye kalan maçlar sonrasında oluşan puan durumunu hepimiz biliyoruz; 9-4-3-1 şeklinde sıralanıyor 4 takım. Peki gelecek 3 maçtan sonra ne olur durum? Aşağıdaki adımlar ve sonuç bir tahmin değil. Hayal edilen ve görmek istenilen tablo sadece...

4.maçlar:
Manchester United - Cska Moskova: Manchester United galibiyeti
BEŞİKTAŞ - Vfl Wolfsburg: BEŞİKTAŞ galibiyeti
Puan durumu: ManU 12, BEŞİKTAŞ 4, Wolfsburg 4, Cska 3

5.maçlar:
Cska Moskova - Vfl Wolfsburg: Beraberlik
Manchester United - BEŞİKTAŞ: Manchester United galibiyeti
Puan durumu: ManU 15, Wolfsburg 5, Cska 4, BEŞİKTAŞ 4

6.maçlar:
Vfl Wolfsburg - Manchester United: Beraberlik
BEŞİKTAŞ - Cska Moskova: BEŞİKTAŞ galibiyeti
Puan durumu: ManU 16, BEŞİKTAŞ 7, Wolfsburg 6, Cska 4

6.maçlar sonunda dönüp baktığımızda, ne göreceğiz acaba...

Bu puanın adı "umut"; 0-0

Maç öncesi yazısına Bayer Leverkusen maçından manzaralar koymamın ve takımdan çok tribüne odaklanışımın ne kadar doğru olduğunu bu akşam gördük. Taraftarlarımız, takımımıza 90 dakika boyunca harika destek verdi. Meşale şov da cabası. Mükemmel görüntüler çıktı ortaya aşağıdaki gibi. Meşalelerin rakibin baskı kurmaya çalıştığı ve bunu kısmen başardığı anlarda yakılması yararlı da oldu. Ayaklarına, boğazlarına, yüreklerine sağlık tum taraftarlarımızın.

Bu beraberlik değerlidir. 14.maçımızda 3.kez deplasmandan puan çıkartabiliyoruz sonuçta, her zaman yaşanan bir şey değil. Kaldı ki, bu 1 puan ile birlikte 2.tur için ümit tazeledik, gelecek 3 maça anlam kazandırdık, İnönü'deki maçlar için taraftarımız daha da motive olabilecek vs vs... Bir sürü neden sayılabilir. Öyle bir noktaya geldik ki, bir nevi kendi kaderimizi kendimiz belirleyeceğiz...

Taktik-teknik yazmamıştım maç öncesinde. Neyse ki bu sefer oyuncu seçimindeki hata sayısı daha azdı. Sadece İbrahim Kaş'ın neden sahaya ilk 11'de çıktığını anlayamadım. İlk yarıda resmen sağ kanadımızda maden buldu Wolfsburg'lular. Manchester United maçında nasıl sol kanadımızı felç edildiyse, bu maçta da sağ kanadımız felç oldu. İbrahim Kaş'ın 90 dakika içerisindeki en olumlu hareketi tartışmasız Graffite'yi oyundan attırması oldu. Graffite neye sinirlendi de, bu hareketi yaptı onu da merak ediyorum.

Bir diğer tartışılabilecek konu da yaptığımız oyuncu değişiklikleri ile alakalı. Bu değişiklikleri rakip 10 kişi kaldıktan hemen sonra yapsak belki sonuçu lehimize çevirebilidik. Ancak değişiklikler için 10 dakika bekleyince, son dakikalarda ne kadar pozisyona girsek de 3 puanı bize getirecek golü bulamadık. Bu arada son dakikalarda çalınan ama offside olmayan pozisyon için de Rosetti'ye sevgiler gönderiyoruz buradan...

Maçın adamı kimdi diye düşününce, direkt Mateo Ferrari diyesim geliyor. Bugün Sivok ile birlikte Wolfsburg ataklarını savuşturmakta çok başarılıydı. Sivok'un sarı kart görmemesi ile birlikte derin bir nefes aldık. Bu ikiliye İnönü'deki maçta da çok iş düşecek. Graffite olmasa bile Martins ile yine zorlayacaklar bizi.

Mac öncesi 1 puan için "harika olur" diyorduk, maç sonunda şunları bunları yapsak 3 puanı alabilirdik belki demeye başladık. İnsanın doğasında var doyumsuzluk. Ne olursa olsun deplasmanda alınan 1 puan önemlidir ve inşallah çok da işimize yarayacak...

Artık 3 Kasım'ı iki kat sabırsızlıkla bekliyoruz...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - Şampiyonlar Ligi'nde BEŞİKTAŞ - 2009/2010 Şampiyonlar Ligi - 2009/10 İstatistikler

21 Ekim 2009 Çarşamba

Şampiyonlar Ligi 3.Grup Maçı | Vfl Wolfsburg - BEŞİKTAŞ

Vfl Wolfsburg - BEŞİKTAŞ
Tarih: 21 Ekim 2009
Saat: 21:45
Stad: Volkswagen Arena
Hakem: Roberto Rosetti

Maça taknik-teknik açıdan bakamayacağım bu sefer. Nasılsa bizim dediklerimiz olmayacak, nasılsa tuhaf bir kadro ile çıkacağız ve burada yazılanların çoğu suya yazılmış olacak. Belki de bu sebepten tamamıyla tribün havasındayım bu maç öncesi. Aklımda yarın tribünde olacak kardeşlerimiz var. Münih'ten, Berlin'den, Stuttgart'tan, hatta ve hatta Almanya dışından... Akın var Wolfsburg'a resmen.
2'de 0 mı yapmışız, ligde kötü mü gidiyormuşuz, takımda ve yönetimde binbir sorun mu varmış. Hiç farketmez. Okulunu, işini gücünü, sevdiklerini geride bırakarak gidenler haftaiçi bir gün yurtdışında bir maçta tıklım tıklım dolduracak "BEŞİKTAŞ tribününü". Bunun üzerine benim de söyleyecek pek bir lafım yok. Sadece futbolculara; "Mücadele edin, saldırın, parçalayın ve o insanların o staddan üzgün çıkmamasını sağlayın" diyebiliyorum... Zaten maçın kendisi direkt "Haydi haydi haydi, Allah aşkına" tarzında bir maç...
Yukarıdaki video ve aşağıdaki fotoğraf mı? Son Almanya deplasmanımızın 60.dakikasında yapılan meşale şov'dan; (14 Aralık 2006, Bayer Leverkusen 2-1 BEŞİKTAŞ , Uefa Kupası 2.tur 4.maçı)
* Tarihimizdeki ilk Şampiyonlar Ligi maçını bundan 12 sene evvel Almanya'da oynamış ve Bayern Münih'e 2-0 yenilmiştik.

* Avrupa Kupaları'nda 6.kez bir Alman takımıyla karşılaşıyoruz. Bundan once oynanan 5 maçı hepsini kaybettik. Attığımız gol 2, yediğimiz gol 9.

* Yarın Avrupa Kupaları'ndaki 133. maçımıza çıkacağız. 132 karşılaşmada 43 galibiyet, 27 beraberlik, 62 maglubiyet aldık. Bu maçlarda 154 gol atıp, 202 gol yedik.

* Deplasmanlardaki 66 maçta ise başarısız bir görüntü çizdik. Toplam 66 maçta 10 galibiyet, 11 beraberlik, 45 mağlubiyet aldık. Attığımız gol 62, yediğimiz gol 139.

* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda 13 kez deplasmanda mücadele ettik. 1 galibiyet, 1 beraberlik, 11 mağlubiyet aldık. Bu 13 maçta 8 gol atıp, 38 gol yedik.

* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda oynadığımız 4, "3.maçta" 2 galibiyet, 2 mağlubiyet aldık.
1997/98: BEŞİKTAŞ 1-0 Göteborg
2000/01: Leeds United 6-0 BEŞİKTAŞ
2003/04: Sparta Prag 2-1 BEŞİKTAŞ
2007/08: BEŞİKTAŞ 2-1 Liverpool

* Daha ayrıntılı istatistiklere ulaşmak için aşağıdaki linklere tıklamanız yeterli.

9 Ekim 2009 Cuma

Wolfsburg'dan Şampiyonlar Ligi atkıları...

Rakamla 10 'daki bir yazıda Acıbadem abimiz Wolfsburg'un çıkarttığı taraftar ürünlerinden bahsetmiş. Denk geldim yazıya ve bu sayede Wolfsburg'un sitesine yöneldim. Orada Şampiyonlar Ligi ile ilgili çıkarttıkları ürünler gözüme ilişti (Aşağıdaki atkılardan birinin resmini Acıbadem abimiz de kullanmış blogda).
Bir B Grubu atkısı çıkartmışlar, bir de Manchester United maçları ile ilgili atkı çıkartmışlar. Herhalde aynısını bizim için de çıkartırlar... (Cska Moskova için çıkarılmamış, o biraz düşündürücü gerçi ama). Tanesi 12.95 euro'dan satışa sunulmuş web sitelerinde. Gayet de ilgi çekici ürünler olmuş, hatıralık yönü apayrı zaten. Ben almak için elimden geleni yapacağım bu ürünlerden en az 1'ini. Bu yolla bu atkılardan haberdar olmayanları da bilgilendirelim istedim. Belki birilerine daha sebep oluruz.

Bir diğer konuda bu tür ürünleri neden bizim yöneticilerimizin akıl edemedikleri ama yönetimde o kadar yanlış var ki, bu konuda konuşmak abes kaçar diye düşünüyorum...

Ürünlerin satışa çıkarıldığı sayfa için tıklayın.
Acıbadem abimizin yazısı için tıklayın
.

30 Eylül 2009 Çarşamba

Dejavu; 2-1

Goooooool! Önce şunu bir yazayım, içimde kalmasın. 500 küsür dakika sonra gol atmışız, sevinmek bizim de hakkımız (!). Güzel goldü Allah için. "Hem belki son maça Cska Moskova'nın 3 puan gerisinde girersek, bu gol bize çok şey kazandırabilir", diyerek bir de teselli bulalım kendimizce.

Bu maçın benim gördüğüm kadarıyla bu sezon daha önce oynayıp kaybettiğimiz maçlardan çok bir farkı yoktu. Ilk 13 dakikada 6 şut çekti rakip. İlk 20 dakikayı da gayet iyi oynadılar. Belki o 20 dakikayı 0-0'a geçiştirebilsek ibre bize dönecekti. Belki de puan kapısını aralayacaktı. Olmadı. Galatasaray maçında olduğu gibi çok erken bir gol ile maça kafadan 1-0 yenik başladık. Aslında golden hemen sonra Holosko ile skoru eşitleyebilirdik, o da olmadı.

İlk yarı 1-0 bitti, ikinci yarıya da iyi başladık. Tam beraberlik için ümitlenebileceğimiz dakikalarda ikinci golü yiyip, yine Galatasaray maçındaki gibi oyundan düştük. Tek fark, bugün maç kafaca bittikten sonra son dakikada da olsa golü bulanın biz olmamız. Skorda haliyle 3-0 değil, 2-1 oldu.

Bu takımın bu hale gelmesinde, kulübün genel olarak binbir sorun ile boğuşmasında tek sebep yönetim. Bu yüzden bu sefer teknik direktör değil, ilk önce yönetim gitsin istiyorum. Bunun için Ocak'a kadar Mustafa Denizli'nin saçma sapan kadro seçimlerine, mantıksız oyuncu değişikliklerine ve son günlerde türeyen çok bilmiş tavırlarına katlanmak lazım...

Bir şey daha var. Allah rızası için şu formayı bir süre giymeyelim. 9 maçın 7'sinde üzerimizde o formayı görmek bıkkınlık verdi. Neden mi ? Çünkü o 7 maçın hiç birini kazanamadık...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - Şampiyonlar Ligi'nde BEŞİKTAŞ - 2009/2010 Şampiyonlar Ligi - 2009/10 İstatistikler

29 Eylül 2009 Salı

Şampiyonlar Ligi 2.Grup Maçı | Cska Moskova - BEŞİKTAŞ

Cska Moskova - BEŞİKTAŞ
Tarih: 30 Eylül 2009
Saat: 19.30
Stad: Luzhniki
Hakem: Mejuto Gonzalez
11 günlük hasret nihayet son buluyor. Yarın akşam Moskova'da kritik bir maça çıkıyoruz. Ligdeki kötü gidişat nedeniyle bize bu sezonun kalanı için öncelik dahi değiştirtebilecek bir karşılaşma arefesindeyiz. Deplasmanda bu kadar kazanabileceğimize inandığımız/ihtimal verdiğimiz bir Şampiyonlar Ligi maçına 1-2 kez çıktık herhalde. Benim bu tanıma sokabileceğim iki maç var; Göteborg ve Sparta Prag deplasmanları. Ancak rakibin de ligdeki konumu ve genel form durumu itibariyle belki de en uygun maçı yarın oynayacağız.

Yine de yenilirsek dünyanın sonu olmayacak, 1 puan günü kurtarmak ve ileriye umutla bakabilmek adına fena sayılmayacak, galibiyet ise bize Şampiyonlar Ligi'nde bir üst turu veya üçüncü olup Avrupa Ligi'ne geçmeyi düşündürtmeye başlayacak. Bunun yanısıra bir süredir puan kayıpları nedeniyle üzülen bizlere vereceği moral de cabası.
Biraz da istatistiklerle süsleyelim yazıyı;

* Yarın Avrupa Kupaları'ndaki 132. maçımıza çıkacağız. 131 karşılaşmada 43 galibiyet, 27 beraberlik, 61 maglubiyet aldık. Bu maçlarda 153 gol atıp, 200 gol yedik.
* Deplasmanlardaki 65 maçta ise başarısız bir görüntü çizdik. Toplam 65 maçta 10 galibiyet, 11 beraberlik, 44 mağlubiyet aldık. Attığımız gol 61, yediğimiz gol 137.
* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda 12 kez deplasmanda mücadele ettik. 1 galibiyet, 1 beraberlik, 10 mağlubiyet aldık. Bu 12 maçta 7 gol atıp, 36 gol yedik.
* Şampiyonlar Ligi Grupları'nda oynadığımız 4, "2.maçta" 3 galibiyet, 1 mağlubiyet aldık. 1997/98: BEŞİKTAŞ 3-1 Paris Saint Germain
2000/01: BEŞİKTAŞ 3-0 Barcelona
2003/04: Chelsea 0-2 BEŞİKTAŞ
2007/08: BEŞİKTAŞ 0-1 Porto
* Daha ayrıntılı istatistiklere ulaşmak için aşağıdaki linklere tıklamanız yeterli.

16 Eylül 2009 Çarşamba

Can acıtıcı mağlubiyet...; 0-1

Şampiyonlar Ligi'ne dair iki kaidemiz bozulmadı. 5.kez gruplardaki ilk maçımızı kaybettik. İnönü'de 6.kez gol atamadığımız maçı kazanamadık, 5.kez puan çıkartamadık. Peki bugün maç 0-0 bitseydi bundan rahatsız olacak mıydık? Hayır. 1 puan ile başlamak, hele ki rakip Manchester United ise "ekstra puan" dahi sayılabilir. Buna bir de bugün puan kaybı yaptığı için 2. ve 3.haftada Wolfsburg ve Cska Moskova'yı evinde iyice zorlayacak ve muhtemelen yenecek bir Manchester United'ı eklersek, 1 puan altın değerinde bile olabilirdi.

Peki biz ne yaptık? Durum 0-0'ken yavaş yavaş oyundan düşmeye başlayan orta sahamıza defansif takviye yapacağımıza, ofansif bir hamle yaptık. Değiştirdiğimiz oyuncu Serdar, giren oyuncu Yusuf. 3 gün önce bana şaşırtıcı şekilde "sahanın en iyisiydi" dedirten Serdar, bugün de "oyundan çıkan o olmamalıydı" dedirtti. Yusuf ise tam aksine saç baş yoldurdu. Peki bu değişiklik yerine Tabata-Fink değisikliğini yapsaydık ve rakip üstümüze daha rahat gelemeseydi. Serdar da gayretinin karşılığı olarak sahada kalsaydı, daha iyi olmaz mıydı? Bence olurdu. Ayrıca insan sormadan da edemiyor. Fink, Galatasaray ve Manchester United'a karşı oynamayacaksa, niye alındı?
Bu maçı sadece "bu maç" olarak da düşünmemek lazım. 3 gün önce oynanan derbide 3-0 yenilmiş bir takımın taraftarı olarak insan düşünmeden edemiyor; Bugün kü kadro ile ASY'ne çıksaydık sonuç 3-0 mı olurdu? Bence olmazdı. Nobre-Nihat değişikliği nihayet görülmüş, Yusuf yerine Holosko geçmiş, Rüştü'nün yerini Hakan almış. Tam da 3 gün once yapılması gerekenler bunlar değil miydi? Bence öyleydi.

Biz yenilirsek grubun diğer maçı berabere bitsin istiyordum. O da olmadı. 3-3-0-0 istenen tablo değildi ama oldu bir kere. Almanya'da bizim 3 gol yiyeceğimizi sanmıyorum. Bu yüzden şu an için umutluyum, ilk 2 olmasa bile Cska Moskova ile kapışıp, üçüncülük ile Avrupa Ligi'ne doğru yol alabiliriz....

Bu tip önemli maçlarda 70'ten sonra yenilen gol ile mağlup olunduğunda, insan ezilerek yenildiğinde çektiği acıdan daha fazlasını çekiyor. Porto maçı bir, bu maç iki. Liste daha uzamaz inşallah... Yine de canımız sağolsun, ne yapalım...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - Şampiyonlar Ligi'nde BEŞİKTAŞ - 2009/2010 Şampiyonlar Ligi - 2009/10 İstatistikler

14 Eylül 2009 Pazartesi

Şampiyonlar Ligi 1.Grup Maçı | BEŞİKTAŞ - Manchester United

BEŞİKTAŞ - Manchester United
Tarih: 15 Eylül 2009
Saat: 21.45
Stad: BJK İnönü
Hakem: Nicola Rizzoli
Geldi çattı büyük heyecan. 1 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi arenasına geri dönüyoruz. Rakip son 2 yılın finalisti Manchester United. Bir başlangıç için olabilecek en riskli maçlardan biri, hele ki şu anki durumumuz itibariyle. Farklı bir yenilgiyle kulüp iyice kaosa sürüklenebilir, ya da bir galibiyet ile takım ve moraller ivme kazanabilir. Sorsalar, kuşkusuz son maçta konuk etmek isterdik kendilerini (Bakınız: Liverpool'un Galatasaray'a 3-2, Manchester United'ın Fenerbahce'ye 3-0 yenilmesi). Ancak şartlar izin vermedi, yapacak bir şey yok...

Maçın İnönü'de olması en büyük avantajımız. Evimizde oynadığımız maçlardaki istatistiğimiz, deplasmandaki maçlarımıza göre oldukça iyi. İstanbul'da oynanan 11 grup maçında 6 galibiyet 1 beraberlik 4 mağlubiyetimiz var. 12 gol atıp, 10 gol yemişiz. Diğer yandan, İnönü'deki maçların bizim açımızdan ciddi bir de açıklaması var; Gol attığımız tüm karşılaşmaları kazanmışız. Gol atamadığımız 5 maçtan 4'ünde yenilmişiz, bir Leeds United beraberliği var. Demek ki gol attık mı kazanılan moral ile daha dirençli bir futbol ortaya koyuyoruz.

Rakip ile ilgili en büyük avantajımız ise haftasonu oynayacakları Manchester derbisi. Değişik Manchester United taraftar forumlarına birkaç gündür göz atıyorum ve gördüm ki bir çoğu bu maçın 5 telafisinin olduğunu, ancak Manchester City maçının her zaman oynanmadığını yazmış. Özellikle Manchester City'nin lige harika bir giriş yapıp, oynadığı 4 maçı da kazanmış olması onları daha da hırslandırmış belli ki. Umarım oyuncuları ve teknik direktörleri Alex Ferguson da bu tip bir düşünce içerisindedir.

Bu maçın bir diğer önemli yanı ise son 2 yılın finalisti ile oynayacağımız için göz önünde olacak olmamız. En basitinden Kanada'da bile canlı yayınlanacak maçımız. Bu yüzden iki kat önemli bir maç bu. Hem tribün, hem futbol olarak kendimizi bir kez gösterme şansımız var tüm Avrupa'ya.
Blog geçen Eylül'de açıldıktan kısa süre sonra Uefa Kupası'ndan elenmiş, Avrupa maceramızı doyamadan, burada yazıp çizemeden kapatmıştık. Bu sezon ise önümüzde en az 6 maç var. Bu sayıyı 8'e, 10'a çıkarmak için azımsanmayacak da bir şansımız var.. Gazamız mübarek olsun...
SALDIR BEŞİKTAŞIM!

11 Eylül 2009 Cuma

Günün Haberi...

Manchester United kuradan çıktığı günden bu yana Kanada spor televizyon kanallarının sitelerini kolacan ediyorum. Bekliyorum ki İnönü'deki maçı naklen yayınlasınlar. Çünkü biliyorum ki Şampiyonlar Ligi başlayınca sürekli İngiliz ekiplerinin maçları yayınlanacak.

Ve nihayet bugün bu tablo karşıma çıktı. Beklediğime değmiş. Salı günü Kanada saatiyle 14.30'dan itibaren İnönü'den canlı yayın var. Ne kadar mutlu oldum anlatamam. Özellikle maçın İnönü'de oluşu nedeniyle çok heyecanlıyım. Bu ilk İnönü tecrübesi olacak, toplamda ikinci. İlk Şampiyonlar Ligi maçımızın yayınlanması 8-0'lık maça denk gelmişti. Telafi etmek lazım.

Tribünler mükemmel olacaktır yine, hiç şüphem yok. Spikerin övgülerini şimdiden duyar gibiyim... Gel Salı gel...

27 Ağustos 2009 Perşembe

Futbol | Şampiyonlar Ligi 2009/2010 Fikstürü

90+'larda gol yemişiz gibi hissediyorum kendimi hala. 2.torbadan gelen Cska Moskova mutlu ederken, bir yanım hala 4.torba stresi yaşıyordu. Haksız da değilmişim görünüşe göre. Apoel, FC Zürih, Debrecen, Unirea gibi takımların yer aldığı 4.torbadan gidip Wolfsburg'u, Alman şampiyonunu seçmek....Söylenebilecek bir şey yok bırakmıyor geriye...

Fikstürde son maç Manchester United ile içeride olsun istiyordum. Ununu elemiş, eleğini asmış bir Manchester United'a karşı daha rahat olurduk. O da olmadı. Direkt ilk maç, hem de bir derbinin hemen ardından Manchester United'ı İnönü'de ağırlıyoruz. Fikstürün güzel yanları da yok değil. Son 3 maçın 2'sinin gruptan çıkabilmek veya Avrupa Ligi'ne geçiş yapabilmek adına yarışacağımız takımlarla İnönü'de oynanacak olması güzel. Hele son maçın Cska Moskova ile iceride olması en güzeli.

Takımımıza ve bizlere hayırlı olsun...

15 Eylül
BEŞİKTAŞ - Manchester United
30 Eylül
Cska Moskova - BEŞİKTAŞ
21 Ekim
Wolfsburg- BEŞİKTAŞ
3 Kasım
BEŞİKTAŞ - Wolfsburg
25 Kasım
Manchester United - BEŞİKTAŞ
8 Aralık
BEŞİKTAŞ - Cska Moskova

Şampiyonlar Ligi Grup Kura Çekimi

Aylardır beklediğim an geldi, çattı. Şampiyonlar Ligi Grup kura çekimi TSİ 19.00'da. Kura çekimlerinde ne kadar şanssız olduğumuzu hepimiz biliyoruz ama tahmin yapmaktan, istenilecek gruplar oluşturmaktan da kendimizi alıkoyamıyoruz. Ben istediğim grubu yine de yazayım, belki bu sefer şans yanımızda olur :) .

Öncelikle torbalar şu şekilde;
İlk torbadan Bayern Münih veya Sevilla en mantıklı istek gibi gözüküyor. Özellikle Bayern Münih, çıkması halinde son torbadan Wolfsburg gelme ihtimalini de ortadan kaldıracağı için bir adım daha önde.

İkinci torbadan AZ Alkmaar en dişimize göre olanı. Cska Moskova da olabilir ama fikstüre bağlı olarak. Aralık başında Rusya'da oynamak kasabilir. Bunun dışında Porto veya Rangers da fena olmaz.

Son torbadan ise ilk etapta Wolfsburg gelmesin yeter.

İstenilen grup;
Bayern Münih
AZ Alkmaar
Beşiktaş
Debrecen

Korkulan grup;
Herhangi bir İngiliz takımı/Barcelona
Real Madrid/Inter
Beşiktaş
Wolfsburg ise hayata küstürür.

Tahmin;
Manchester United
FC Porto
Beşiktaş
FC Zürih