Süper Lig 2008/09 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süper Lig 2008/09 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2009 Salı

Denizli Hikayesi

Cumartesi sabahı erken saatlerde başladı yolculuğumuz. Saat 12 civarında kalkan TWI1903 sefer sayılı uçağımız, saat 13 gibi vardı Denizli'ye. Denizli'ye vardık ama vardığımız nokta şehir merkezine 63 km uzaklıktaydı. Minibüslere doluştuk ve yemek yiyeceğimiz yere gittik. Saraçoğlu Kasrı adında nezih bir ortamdı. Oradan da tekrar minibüsler eşliğinde stada gittik.

Yol boyunca alkışlayan BEŞİKTAŞlılar, Denizli sakinleri gördük. Ayrıca formasını gösteren Fenerbahçe ve Galatasaraylılar da. Minibüsler stadın yanında durup, biz inince şahsen benim heyecanım iki kat arttı. Artık dananın kuyruğunun kopmasına az kalmıştı ve ben o stadda yerimi alabilecektim. Süper bir histi bu. İstanbul'dan gelen otobüslerle ve çevre illerden gelen BEŞİKTAŞlılarla üçlüler çekildi, meşaleler yandı, şampiyonluk naraları atıldı ve maça girildi.

Oyuncularımız bu maçta da Galatasaray maçında olduğu gibi her seferinde topluca geldiler tribüne. Geçen haftadan bildiğimiz için bu sefer yadırgamadık bu durumu. Süper görüntüler çıktı yine. Mustafa Denizli'nin takım üzerindeki en büyük etkilerinden biri bu kesinlikle; arkadaşlık ve kenetleniş.

Şehitlerimiz için yapılan saygı duruşunun ardından maç başladı. Tabii bizde büyük bir desteğe başladık. Ben Kapalı tribündeydim. Ancak söylemek lazım ki, açık tribün de çok güzel gözüküyordu uzaktan.



Gerek kutlamalarda, gerek maçta su, ekmek gibi meşale yakıldı. Birinci golden sonra, ara ara coştuğumuzda, ikinci golden sonra, maçın sonlarına doğru ve maç sonunda. Sürekli meşalelerle aydınlattık ortalığı. Karşıdan bakınca eminim mükemmel gözükmüştür gerek açık, gerek kapalı tribünümüz.

Ve işte o an! O beklediğimiz an! Son düdük ve tüm oyuncularımızın ne yapacağını şaşırdığı an. Her biri bir yana koştu. Biz tribünde kendimizden geçtik. Yıllardır süre gelen özlemin tamamen bittiği an. Anlatılmaz, yaşanır...

Elbette oyuncularımız daha sonra tribünlere geldi, üçlüler çekildi, kendimizden geçildi. Sırf bizim tribünlerimize değil, Denizlispor tribünlerine de gitti oyuncularımız. Staddın büyük bölümü BEŞİKTAŞlıydı zira.

Maç sonu stadda sevincimizi yaşadıktan sonra minibüslere dolup, 63 km'lik yolu geri dönerek Denizli Çardak Havalimanına vardık. Benim içinde bulunduğum minibüs vardıktan yaklaşık 3-4 dakika sonra takım otobüsü geldi. Tello dışında eksik yoktu. Sanırım o da doping testindeydi, ondan gecikti.
Meşale yakımı orada da sürdü. Gayet güzel görüntüler çıktı ortaya. Ancak polis'in havalimanı dışında kordon oluştururken, havalimanı içinde oyuncularımızı taraftarlarımızın içinden geçirmesi tuhaftı. O zaman niye itip kaktınız milleti havalimanı dışında? Bu arada havalimanında da arbede yaşandı, es geçmeyelim Arbedenin sebebi de The Team of Victory pankartının havalimanının ikinci katına asılması ve polisin asanlara karşı gösterdiği kötü muamele. Hiç bir sorun yokken bu tür bir muameleyi hiç birimiz haketmemişti. Yapılanlar gerçekten çok ayıptı...

Havalimanında gördüğümüz afişler de mükemmeldi. Harika bir fikir gerçekten o afişler. Helal olsun kim düşündüyse.
Benim uçağım 6 saatlik rötar yaptığı için takım otobüsü ve sabah Atatürk Havalimanı'ndan kalkan uçak İstanbul'a indiğinden saatler sonra bile Denizli'deydim. Sabahı Denizli havalimanında ettik. Havalimanındaki televizyonda maçımızın özetini izledik, Telegol'de kendimizden geçtik, havalimanı yemek mekanlarını istila ettik ekmek bile bırakmadık -önemli nokta herkesin parasıyla, usluba uygun şekilde bunu yapmasıydı-, ara ara uyuyanlarımız oldu alkol'un de etkisiyle. Sabah 8'de bozulan uçağımızın yerine, Antalya'dan gelen uçakla İstanbul'a geri döndük. İstanbul'a vardığımızda saat 9.20'ydi. Ve yapılacak şey belliydi, evlere gidilecek, biraz dinlenilip direkt semte geçilecek...
O da bundan sonraki yazıda artık :)

29 Mayıs 2009 Cuma

34.Hafta | Denizlispor - BEŞİKTAŞ

Denizlispor - BEŞİKTAŞ
Tarih: 30 Mayıs 2009
Saat: 20.00
Stad: Denizli Atatürk
Hakem: Deniz Çoban

Bize verileceği kesin yer burası. Bazıları tarafından en güzel deplasman tribünü olarak değerlendiriliyor -en kötüsü de Eskişehir herhalde-. Fotoğrafta da tribün gayet güzel gözüküyor. Hele hele bu tribüne oyuncularımızın maç sonu sevinçle akın ettiğini hayal edince...

Son açıklamalara göre stadın yüzde 8'i bize ayrılmış durumda. Daha fazla olabilirdi aslında ancak Denizlispor yönetimi böyle uygun görmüş. Şu fotoğrafa baktığımda ilk aklıma gelen şey tribünün ortadan bölünerek sağlı sollu Şampiyonluk hasretiyle çok çile çektik'i söylemesiydi.

Maça gitme fikri haftabaşından beri heyecanlandırıyordu beni ancak bu az bir ihtimaldi. Çarşamba günü bir anda bu az olan ihtimal gerçeğe döndü. Yarın sabah Sabiha Gökçen Havalimanında başlayıp, Pazar sabahı yine orada son bulacak bir yolculukta bulacağım kendimi. Çok mutluyum bu deplasmanda yer alabileceğim için. Ancak bugün Forza'da rastlanan şu yukarıdaki resim de içimi burkmadı değil. Biz İstanbul'a indiğimizde, şehrin diğer yakasındaki havalimanında yer yerinden oynuyor olacak. O karşılamada bulunmayı çok isterdim. Neyse, acısını inşallah Pazar günkü şenliklere katılarak çıkartacağız.

Farkındaysanız başka bir seçenek yokmuşcasına konuşuyoruz. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, yüzdük yüzdük denizleri, okyanusları aştık. Derede boğulmaya hiç niyetimiz yok. Gerek bizim maçın taktiksel yönleri hakkında, gerek olası şampiyonluğumuz üzerinde etkisi olabilecek maçlar hakkında konuşmak içimden gelmiyor. Bundan sonra yaşanacak güzellikleri düşünmek daha keyifli.

Gazamız mübarek olsun..

ŞAMPİYONLUK ÇOK YAKIN, SALDIR BEŞİKTAŞ!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Denizlispor - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - 2008/09 Süper Lig İstatistikler - 17.hafta / BEŞİKTAŞ - Denizlispor

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Ortaya Karışık Bir Yazı

Maç öncesinden başlamak lazım. Yanılmıyorsam ilk olarak Ernst'i çağırdık tribünlere. Bir baktık tüm takım geldi tribüne. Herkes birbirine döndü, kimse anlayamadı ne olduğunu. Daha sonra bir başka oyuncumuzu çağırdık, yine tüm takım geldi. İyice garipsedik olayı. 3. ve 4.oyuncular geldikten sonra mesajı almıştık. Kimi çağırsak tüm takım gelecekti. Bu hareket tribünü çok etkiledi. Belki ben fazla İnönü'de bulunamadığım için abartıyorum, belki de doğru bir gözlem yapıyorum, bilemeyeceğim. Ancak bana sanki maç öncesi diğer maçlara göre daha ateşliymiş gibi geldi. Sanki takımın birlikteliği herkesi daha da hırslandırmış gibiydi.
Maç başladı. Tribün olarak gayet iyiydik bence. Ancak takım çok iyi değildi. Sivok'un daha ilk dakikada topu çizgiden çıkartıldı, 2 kötü ortayla tehlike yaratılabilecek pozisyonları harcadık. Ancak bu arada rakip de ciddi pozisyonlar buldu. Bu arada Gençlerbirliği 1-0 öne geçti. Tribünler başladı 'Şampiyonluk çok yakın, SALDIR BEŞİKTAŞ!'. Bu tezahurattan kısa süre sonra ilk golümüz geldi. Ben golü kimin attığı bile görmedim, sadece topun ağlara gidişini gördüm. Hatta sevinçten anonsu bile kaçırmışım, arkadaştan öğrendim golü kimin attığını.
İlk yarılar istediğimiz gibi bitti. İkinci yarı rakip etkili başladı, daha ne oluyor bu nasıl defans diyemeden gol yedik. Sezar'ın hakkı Sezar'a, güzel organize edilmiş bir goldü. Tribünler bir 5 dakika duruldu. Tam tekrar vites arttırmaya başlamıştık ki 2.gol geldi. Ben kendimi bu sefer yerde buldum. Yığılmaya bacağı kurban ediyorduk. Ancak yere düştüğümde bana doğru gülümseyen bir başka BEŞİKTAŞLIyı görünce ben de acı macı kalmadı. Birbirimizi kaldık, sırtına vurduk ve omuz omuza ile yeniden desteğe başladık. Maçın son 30 dakikası daha çok Galatasaray'ın top kontrolüyle geçti. Baros ile bir pozisyondan yararlanamadılar. Ancak biz de 3.golü atacakken resmen engellendik.

İlk yarıda Emre'nin kırmızı kartını atlayan, ikinci yarıda Emre'ye yine kart verebilecekken es geçen hakem, verilse hiç bir şey denmeyecek İbrahim Üzülmez'in penaltı pozisyonundan sonra bu sefer de Yusuf'un NET penaltısını vermemişti. Hakem belli ki art niyetliydi. 'Tribün baskısına aldırmıyorum ben' demeye çalışan, bunu kararları ile herkese göstermeye çalışan bir zavallıdan farksızdı.
Maçın sonlarına doğru bir gol sesi duyduk. Sivasspor maçı 3-3 oldu sandık, sevindik ve yakılan meşalelerle coştuk. Ancak daha sonra anlaşıldı ki maç hala 3-2'ydi. Hiç güzel olmadı bu durum. Ancak biz bu skorlarla da avantajımızı zaten koruyorduk. Onun için fazla da dert etmedik. Maç bitiminde de aralıksız 20 dakika makara yaptık. Gayet de güzeldi, keyifliydi.

Şimdi baktım da bu bir maç yazısı olacaktı. Ben araya benim yaşadıklarımı da katarak ilginç bir şey çıkardım. Sanırım taktik-teknik'ten çok, şu anki durumu keyfini çıkarma isteğimden kaynaklanıyor bu. Bu blogda kendi çapımda çok şey yazdım taktik-teknik açısından, biraz da böyle ortaya karışık takılayım :) Kime ne zararı var...

Tribünlerin ilk yarının sonlarına doğru söylediğini yazarak bitireyim yazımı;
ALLAH ALLAH ALLAH ALLAH SALDIR BEŞİKTAŞ!
ŞAMPİYONLUK ÇOK YAKIN SALDIR BEŞİKTAŞ!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Galatasaray - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - 2008/09 Süper Lig İstatistikler - 2008/09 Derbiler

Duble'ye 90 dakika kala...


Arkadaşım Onur ile birlikte buluşup geçtik Kabataş'a. Oradan yürüyerek stad. Önce benim bilet işini halletmem gerekiyordu. Biletimi stadın altındaki gişeden aldım, çok da rahat aldım. Karaborsacıların patladığı bir maç oldu diyebiliriz hani. Oradan semte geçtik ve bir diğer arkadaşım Burak ile buluştuk. Maç öncesi genelde Şairler Parkı'nda takıldık, gayet güzel bir ortam vardı. Bir ara Köyiçi'nde yemek yedik ve yine parka çıktık. Saat 18.20 civarı stada doğru yürümeye başladık. Yukarıdaki tablo o anlardan.

Sonunda gülüp, eğlendiğimiz, içerisinde çok kızdığımız, strese girdiğimiz bir 90 dakika geçirdik stadda. Onu kendimde o gücü bulursam 1-2 gün içerisinde ayrı bir yazıda anlatırım. İtiraf etmeliyim ki şu anda hiç o havada değilim :) Güzel fotoğraflar çektim stad içinde. Misal yukarıdaki. Meşalelerle gayet güzel, özlediğimiz görüntüler oluştu.

Maç sonu da meşaleler eşliğinde semte geri döndük. Bu sefer herkeste bir mutluluk, herkeste bir sevinç vardı tabii. Hepimiz savaştan galip çıkmış birer komutan gibiydik desem abartmış olmam. Onur'u maç sonunda gördüğüm ilk an öyle bir sarılışımız var ki anlatamam :) Bunu haketmiştik, hem de sonuna kadar...

Tabii kutlamaları abartanlar da oldu yukarıda gördüğünüz gibi :) Biz semt civarından ayrıldığımızda saatler geceyarısını gösteriyordu ama hala kornalar, tezahuratlar ve meşaleler gırla devam ediyordu. Herhalde 1-2'yi bulmuştur ortamın sessizleşmesi.

Velhasıl, bir günün özeti böyleydi. Haftaya şampiyon olursak iyiden iyiye zihinlerimize kazınacak bir gün oldu. Çok istedik, hakettik ve sevindik. Darısı 30 veya 31 Mayıs'ın başına!

Duble'ye 90 dakika kala...

24 Mayıs 2009 Pazar

33.Hafta | BEŞİKTAŞ - Galatasaray

BEŞİKTAŞ - Galatasaray
Tarih: 24 Mayıs 2009
Saat: 20.00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Mustafa Kamil Abitoğlu
Çok özledik be abi diyoruz.
25 Mayıs 2003'ün tekrarını yaşamak istiyoruz.
Şampiyonluktan başka bir şey düşünemiyoruz.
Heyecandan yerimizde duramıyoruz.
Bu kadar...

ŞAMPİYONLUK AŞKIYLA SALDIR BEŞİKTAŞ!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Galatasaray - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - 2008/09 Süper Lig İstatistikler - 2008/09 Derbiler

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Şampiyonluğa 2 Kala ; 1-3

Haftaiçi oynanan kupa finali'nden sonra çıkılan bir maç. Sivasspor 1 gün önce oynamış ve maç fazlası ile liderliğe yükselmiş. Rakip Ankaragücü'nün bize karşı olan tavrı biliniyor. İlaveten küme düşme korkusu yaşıyorlar. Hacettepe karşısında boş tribünlere oynayan Sivasspor'un aksine, bizim maçımızda tribunler tıklım tıklım. Ve biz böyle bir ortamda çıkıyoruz, maçı 3-1 kazanıyoruz. Daha ne olsun?

17 Mayıs'ta yine önemli bir sampiyonluk engelini aştık. Ankara'da 4'te 4 yaparak tulum çıkardık. Son 1 haftada 2 Ankara deplasmanından 6 puan çıkardık, araya bir de kupa sıkıştırdık. Ankaragücü'ne yine yenilmedik, yine puan vermedik. Bunlar da insanın okudukça okuyası gelen güzel bilgiler..

Haftaya Sivasspor'un puan kaybı ve bizim galibiyetimizle kazanılabilecek bir şampiyonluk var. Bu kadar yaklaştık duble'ye. Artık buradan dönüş yok... "Holosko attı, şampiyonluk geldi " deseler mesela... Ah bir deseler...

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Ankaragücü - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2008/09 - 15.hafta / BEŞİKTAŞ - Ankaragücü

17 Mayıs 2009 Pazar

32.Hafta | Ankaragücü - BEŞİKTAŞ

Ankaragücü - BEŞİKTAŞ
Tarih: 17 Mayıs 2009
Saat: 20.00
Stad: Ankara 19 Mayıs
Hakem: Tolga Özkalfa

* İki takım Pazar günü ligde 92.kez karşılaşacak. Daha önce oynanan 91 maçın 62'sini BEŞİKTAŞ, 7'sini Ankaragücü kazandı, 22 maç ise beraberlik ile sona erdi. BEŞİKTAŞ'ın attığı toplam 169 gole, Ankaragücü 62 gol ile cevap verdi.

* Bundan önce Ankara'da oynanan 44 lig maçının 25'ini BEŞİKTAŞ, 5'ini Ankaragücü kazandı, 14 maç ise berabere sonuçlandı. Ankara'daki maçlarda BEŞİKTAŞ'ın attığı toplam 71 gole, Ankaragücü 33 gol ile cevap verdi. 1982-83 sezonunda Ankara'da oynanması gereken karşılaşma ise Ankaragücü'nün cezası nedeniyle Bursa'da oynandı. Karşılaşma 1-1 beraberlik ile sonuçlandı.

* Takımımız, Ankara takımlarıyla son 8 sezonda deplasmanda yaptığı toplam 22 lig maçında 16 galibiyet alırken, 5 kez berabere kaldı, sadece 1 kez kaybetti. Takımımız, bu süre içindeki maçlarda rakiplerinin filelerini toplam 43 kez havalandırırken, kalesinde ise 20 gol gördü.

* Takımımız, Ankara takımlarına karşı deplasmandaki son 6 maçını kazandı. Takımımız, bu sezonki karşılaşmalarda Gençlerbirliği'ni 3-1, Hacettepe'yi 3-2, Ankaraspor'u ise 4-1 mağlup etti.

* Takımımız, Ankaragücü'ne en son 2001/02 sezonunun 2.yarısındaki (17 Şubat 2002) maçta 1-2 mağlup oldu. Ardından oynanan 13 lig maçının 12'sini biz kazandık, 1'i berabere bitti (2003-04, Ankara'da).

* Takımımız, bu sezon Tolga Özkalfa'nın yönettiği 3 maçı da kazandı.
6.Hafta BEŞİKTAŞ 2:1 Hacettepe
18.Hafta BEŞİKTAŞ 1:0 Antalyaspor
26.Hafta BEŞİKTAŞ 1:0 Kayserispor

ŞAMPİYONLUK AŞKIYLA SALDIR BEŞİKTAŞ!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Ankaragücü - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2008/09 - 15.hafta / BEŞİKTAŞ - Ankaragücü

10 Mayıs 2009 Pazar

Çifte Kupa'ya '4' kala, sevinçten '4' köşe!

9.hafta'ya lider girmiştik en son. 2 Kasım günü Kayseri'de hem yenilmezliğimizi, hem liderliğimizi kaybetmiştik. Yarım sene'den fazla geçti liderliği geri almamız. 2 Kasım-9 Mayıs arası çok sıkıntı çektiğimiz de oldu, çok sevindiğimizde. 9 Mayıs'ta ise çok sevindik. Çekirge 2 kere sıçramış, biz bunları değerlendirememiştik. 3.sıçrayışında da liderliği alamamak, bizden çok şey götürürdü. Neyse ki bu sefer son farklı oldu.

31 Mayıs'a kadar ki süre liderlik hasretiyle geçen süreçten çok çok daha kısa. Ancak bu kısa süreç bir o kadar zorluk ve stres barındırıyor içerisinde. 3 kritik lig maçı, 2'si küme düşmemek için çırpınan takımlara, 1'i de ezeli rakibe karşı.... Allah tamamına erdirsin diyelim. Şayet bol bol dua'ya ihtiyacımız olacak kalan süreçte.

İstanbul BŞB'nin golleri ilk 17 dakikada gelince, gözler daha çok bizim maça çevrildi haliyle. Ben stresten 90 dakika oturup izleyemedim maçı. Öyle bir stres vardı üzerimde... İlk gol geldiğinde çok sevindik haliyle. Takımımız genelde ilk 45 dakikaları pas geçerdi, malum. 61.dakikada gelen gol ile şok olduk desek yeridir. Futbolcuları bilmiyorum da, tüm BEŞİKTAŞlıların aklından 'yine mi aynı sonu yaşayacağız' tereddütü yaşadığından eminim.
Bir ara pinpon maçına döndü olay. Biz korner atıyoruz, onlar karşılıyor, biz atıyoruz onlar karşılıyor. Neyse ki, Ekrem'ın ortası, Bobo'nun asisti ve İbrahim'in vuruşu hem kabusu hem pinpon müsabakasına dönen korner çilesini sonlandırdı. Ardından Sivas'tan gol haberi geldi. Stres iki'ye katlanmıştı ki, Tello'nun güzel ortası ve Bobo'nun golü geldi. Tello'nun ilginç golü ise keyif golüydü sanki... Skora bakınca süper bir maç geçirdiğimizi düşünebilirler ama aslında öyle olmadı. Belki Bobo 45+'larda bulduğunu yazsa, iş orada bitecekti. Ancak bize yakışmazdı kolay maç kazanmak. Acı çekmeden hedefe ulaşmak bizim kitabımızda yazmıyor malum!

Sivasspor 370 gün sonra kendi evinde kaybetmiş. Biz 2 sezon sonra Ankaraspor'u deplasmanda yenebildik. En son 2004/05'te 4-2 yenmiştik, 2-0'dan geri dönerek. Ankara'ya şimdilik nokta koyuyoruz. Haftaya tekrar başkent'te bir stresli maça daha çıkmak üzere.

Liderlik güzel ama havaya girmek büyük hata olur. Çok kritik ve zorlu 3 maç var. Herşeyin farkında olmak ve her ihtimale karşı hazırlıklı olmak lazım. Ama önce kupa finali... Bir hesabı kapatmak mı dersiniz, yıllar sonra ülkedeki ilk duble'yi yapmak için ilk adım mı dersiniz, bilemem. Bildiğim tek şey, o maçın muhakkak kazanılması gerektiği. Tabii mümkünse 90 dakika içerisinde!

Bugün güzel bir gün... Geçen hafta çok acı çektik, bu hafta biraz keyfini sürelim!; OH BE!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Ankaraspor - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2008/09 - 14.hafta / BEŞİKTAŞ - Ankaraspor

8 Mayıs 2009 Cuma

31.Hafta | Ankaraspor - BEŞİKTAŞ

Ankaraspor - BEŞİKTAŞ
Tarih: 9 Mayıs 2009
Saat: 19.00
Stad: Yenikent ASAŞ
Hakem: Halis Özkahya
* İki takım Cumartesi günü 10.kez karşı karşıya gelecek. Daha önce oynanan 9 maçın 4'ünü BEŞİKTAŞ, 3'ünü Ankaraspor kazandı, 2 maç ise beraberlik ile sona erdi. BEŞİKTAŞ'ın attığı toplam 15 gole, Ankaraspor 13 gol ile cevap verdi.

* Bundan önce Ankara'da oynanan 4 maçın 1'ini BEŞİKTAŞ, 1'ini Ankaraspor kazandı, 2 maç ise berabere sonuçlandı. Ankara'daki maçlarda iki takım da 4'er gol attı.
2004/05: Ankaraspor 2-4 BEŞİKTAŞ
2005/06: Ankaraspor 2-0 BEŞİKTAŞ
2006/07: Ankaraspor 0-0 BEŞİKTAŞ
2007/08: Ankaraspor 0-0 BEŞİKTAŞ

* Bu sezon İnönü'de oynadığımız 22 resmi maçta aldığımız 3 yenilgiden 2'sini bize Ankaraspor tattırdı (16 galibiyet, 3 beraberlik, 3 mağlubiyet).
* Süper Lig'de önündeki ilk iki maçını Ankara'da yapacak olan Takımımız, Ankara takımlarıyla son 8 sezonda deplasmanda yaptığı toplam 21 lig maçında 15 galibiyet alırken, 5 kez berabere kaldı, sadece 1 kez kaybetti. Takımımız, bu süre içindeki maçlarda rakiplerinin filelerini toplam 39 kez havalandırırken, kalesinde ise 19 gol gördü.

* Takımımız, Ankara takımlarına karşı deplasmandaki son 5 maçını da kazandı. Takımımız, bu sezonki karşılaşmalarda Gençlerbirliği'ni 3-1, Hacettepe'yi de 3-2 mağlup etti.
* Takımımız, bu sezon Halis Özkahya'nın yönettiği 3 maçta 1 galibiyet 2 beraberlik aldı.
3.Hafta: Trabzonspor 0-0 BEŞİKTAŞ
8.Hafta: BEŞİKTAŞ 1-1 Sivasspor
22.Hafta: BEŞİKTAŞ 2-1 İstanbul BŞB

5 maç ardından 2 kupa, çifte kupa yakışır bu büyük taraftara!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Ankaraspor - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2008/09 - 14.hafta / BEŞİKTAŞ - Ankaraspor

3 Mayıs 2009 Pazar

Sözün bittiği yer; 1-2

Yanlış zamanda yazmışım "Sözün bittiği yerdeyiz" diye. Maç sonunu beklemem gerekiyormuş meğer. Söz bitti ve sahneyi an itibariyle gözyaşlarımız, hayalkırıklıklarımız, kızgınlığımız aldı...

Rakibin son yıllardaki iyi derbi performansı, bizim son yıllardaki berbat derbi performansımız bu maç için bizi korkutan nedenlerin arasındaydı. Korktuğumuz başımıza geldi. Ancak tuhaftır ki; İlk 6'da yer alan takımları yenemeyen, kritik maçların hiç birini kazanamayan BEŞİKTAŞ, hala lider'in 1 puan gerisinde ikinci durumda...

Bizim iyi performans beklediğimiz oyuncuların tel tel dökülmesine karşın, lig başından beri eleştirilen Guiza'nın iki maçta da gol atması da ayrı bir tuhaflık...

Şampiyonluk şansımız var. Hatta belki de mutlu sona ulaşan biz olacağız. Ancak taraftar her liderlik havasına girdiğinde darbe aldığı için, her darbe'den sonra hevesini biraz daha kaybettiği için, olası şampiyonluk -en azından bana- eskisi kadar zevk vermeyecek. Bir taraftar topluluğunun, şampiyonluk ile ilgili tüm hevesi bu kadar güzel kırılabilirdi ancak...

Takip'e devam ediyoruz ama kalbimizde büyük bir yara ile...

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Fenerbahçe - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2008/09 - 13.hafta / Fenerbahçe - BEŞİKTAŞ

30.Hafta | BEŞİKTAŞ - Fenerbahçe

BEŞİKTAŞ - Fenerbahçe
Tarih: 3 Mayıs 2009
Saat: 20.00
Stad: BJK İnönü Stadı
Hakem: Yunus Yıldırım
Sözün bittiği yerdeyiz. Son 5 lig maçı, 5 final. Hem ligdeki konumumuz gereği, hem de son 3.5 sezondur rakibimize karşı yaşadığımız şanssızlıklar nedeniyle muhakkak 3 puan ile ayrılmamız gereken bir maça çıkıyoruz.

Rakibimizin özellikle defansında Lugano ve Edu gibi ciddi eksikler var. Bu ikili'nin yanısıra sahadaki en büyük kozlarından biri Alex de forma giyemeyecek. Bizde ise bu eksiklikleri iyi değerlendirebilecek oyunculardan Nobre yok. Bu kadro eksikliklerini ve ligdeki konumu işin içine katarsak, favori biz gözüküyoruz. Ancak derbilerde favorilerin çoğu zaman kazanamadığını, kazansa dahi zorlandığını unutmamak lazım.

Son 7 lig maçında üstünlük sağlayamadığımız, bazılarında ise resmen engellediğimiz rakibimize karşı taraftarımız da ayrıca bir avantaj bizim için elbette. Kapalı tribün’ün bembeyaz olma hayali bile heyecanlandırıyor insanı. Yüksek dozda alınan alkol’ün ve pahalı biletlerin tribün performansını etkilememesi ise en büyük temennim.

Dedim ya, sözün bittiği yerdeyiz. Bu yüzden fazla uzatmanın bir anlamı yok. Artık biz değil, futbolcularımız sahada konuşsun. Bu maçı alalım, şanssızlıklara bir son verelim ve şampiyonluk şansımızı son 4 hafta’ya taşıyalım...

6 maç ardından 2 kupa, çifte kupa yakışır bu büyük taraftara!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Fenerbahçe - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2008/09 - 13.hafta / Fenerbahçe - BEŞİKTAŞ

26 Nisan 2009 Pazar

29.Hafta | Eskişehirspor 0-2 BEŞİKTAŞ

Eskişehir deplasmanında rakiplerimizin yaptıklarına bir bakalım önce; Galatasaray yenilmiş, Fenerbahce rakip 10 kişiyken yenememiş, Sivasspor berabere kalmış. Biz ise en iyi deplasman oyunlarımızdan birini oynayarak kazanmasını bildik. Bu açıdan bakınca galibiyetin daha da anlamlanıyor.

Sivasspor kazanmışken yapılacak bir puan kaybı bizden çok şey götürür, Sivasspor'a motivasyon ve güven anlamında çok şey kazandırırdı. Şimdi tam tersi oldu, bizim ligi sonuna kadar bırakmayacağımız anlaşıldı ve bu Sivasspor'a baskı olarak geri döndü. Fikstürleri bize göre daha kolay olsa da, bizim anlayışımızda pes etmek yok bu sene.

Maçın ilk 45 dakikasında gözüken bu maçın golsüz bitmeyeceği yönündeydi. Karşılıklı pozisyonlar buldu iki takım da. Bol bol kaleyi yokladık maç boyunca, çoğu da tehlikeli oldu. Başarısız ve gereksiz atılmış bir şut hatırlamıyorum. İkinci yarının ilk 20 dakikası ise ilk yarının aksine pozisyonsuz geçti. İbrahim Üzülmez'in ters kademe'ye girdiği kritik pozisyon dışında maç ikinci yarının ilk haftalarında oynadığımız Konyaspor deplasmanındaki maç havasını almıştı. Ta ki Tello'nun super pasına kadar. O an'a kadar sahada çok da olumlu şeyler yapmayan Tello, bir anda maçın gidişatını değiştirdi. Bobo'nun bitiriciliğini de unutmamak lazım...

Golden sonra ki 20 dakikada rakipten bir baskı görmedik. Hatta golü arayan yine biz olduk. Tek düşüncesi Youla'ya uzun toplar atarak pozisyon yaratmak olan rakibi durdurmak da kolay oldu. Ve ardından Yusuf'un mükemmel asisti geldi. Sahada 90 dakika kalan Delgado'ya nazire yaparcasına, rakibin sağ kanadını felç ederek, karşısına çıkan oyuncuların sarı kartlı olmasının avantajını da kullanarak, Holosko'ya hayatının en kolay golünü attırdı. Hani bir imkan olsa, bu golü Yusuf'a yazdırırdık.
Taraftarımız pahalı biletlere rağmen kendine ayrılan yeri tıklım tıklım doldurdu. İlk yarıda da gayet net seslerini duyduk, ki golden sonra tamamen tribün kontrolü taraftarımıza geçti. Eskisehirspor tribununun maç basında yaptıgı kareografi takdir'e degerdi. Ancak maç içerisinde beklediğimiz kadar baskılı bir ortam görmedik. Bunda pahalı olan biletlerin illa ki etkisi vardır. BandoEses de guzel bir olusum olmuş. Ancak ikinci yarı'nın başından, golün geldiği 67.dakika'ya kadar aynı ritmde devam etmemeleri lazımdı.

Haftaya önemli eksikleri olan Fenerbahçe'yi konuk ediyoruz. Biz de kart cezalısı yok çok sükür. Derbiden önce gözümüz kulağımız Gaziantep'te oynanacak maçta olacak. İnşallah oradan gelecek güzel bir haber ile, Fenerbahçe'yi yenip liderliği alırız... Şimdiden yazayım; 1-0 olsun bizim olsun, ne farklı bir skorda ne de iyi oyun da gözümüz yok...

6 maç ardından 2 kupa, çifte kupa yakışır bu büyük taraftara!

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Eskişehirspor - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2008/09 - 12.hafta / BEŞİKTAŞ - Eskişehirspor

29.Hafta | Eskişehirspor - BEŞİKTAŞ

Eskişehirspor - BEŞİKTAŞ
Tarih: 26 Nisan 2009
Saat: 16.15
Stad: Eskişehir Atatürk
Hakem: Selçuk Dereli
* İki takım Pazar günü 46.kez karşı karşıya gelecek. Daha önce oynanan 45 maçın 20'sini BEŞİKTAŞ, 12'sini Eskişehirspor kazandı, 13 maç ise beraberlik ile sona erdi. BEŞİKTAŞ'ın attığı toplam 54 gole, Eskişehirspor 36 gol ile cevap verdi.

* Bundan önce Eskişehir Atatürk Stadı'nda oynanan 22 maçın 8'ini BEŞİKTAŞ, 8'ini Eskişehirspor kazandı, 6 maç ise berabere sonuçlandı. Eskişehir'deki maçlarda BEŞİKTAŞ 25, Eskişehirspor ise 20 gol attı.

* Takımımız, Eskişehirspor ile Eskişehir Atatürk Stadı'nda en son 1995/96 sezonunda karşılaştı. Ligin 9.haftasında (22 Ekim 1995) oynanan maçı takımımız 2-0 yenik duruma düşmesine rağmen 3-2 kazanmasını bildi.
* Takımımız, Eskişehirspor karşısında son 16 lig maçını yitirmedi. İki takım arasında 3 Ocak 1981 tarihinde, İnönü Stadı'nda yapılan maçı 1-0 kazanan Eskişehirspor, daha sonra oynadığı 16 müsabakadan da galibiyet alamadı. İki takım arasındaki son 16 lig maçından 13'ünü Takımımız kazanırken, 3'ü berabere bitti. Takımımız, son 8 lig maçını da kazandı.

* Eskişehirspor, kendi sahasında takımımız'a karşı son galibiyetini ise 1978-79 sezonunda 2-0'lık skorla aldı.
* Takımımız, bu sezon Selçuk Dereli'nin yönettiği 4 maçta 3 galibiyet 1 mağlubiyet aldı.
2.Hafta: BEŞİKTAŞ 2-0 Konyaspor
9.Hafta: Kayserispor 1-0 BEŞİKTAŞ
17.Hafta: BEŞİKTAŞ 1-0 Denizlispor
Türkiye Kupası: Ankaraspor 1:3 BEŞİKTAŞ

7 maç ardından 2 kupa, çifte kupa yakışır bu büyük taraftara!

19 Nisan 2009 Pazar

28.Hafta | BEŞİKTAŞ 0-0 Bursaspor

Öyle bir 90 dakika oldu ki, Ertuğrul Sağlam'ın görevden alınmasının ne kadar doğru bir karar olduğunu ve Mustafa Denizli'nin güzel gidişata yine nasıl çomak soktuğunu gorduk.

Ben Bursasporlu olsam, tuttuğum takım, 10 kişi kalmış, rakibini kendi sahasında karsılamaya başlayan ve bir süre sonra yorgun düşen BEŞİKTAŞ'ı, yenmek için bir şeyler yapmadığı için oturup ağlardım. Bursasporluların öğreneceği çok şey var. Biz bunu geçen sezon tecrübe ettik, bunun adı Ertuğrul Sağlam farkı.

Diğer taraftan bir kez daha anladık ki Mustafa Denizli de güzel gidişata çomak sokmaktan hiç bir zaman vazgeçmeyecek. Oynamadığı haftalarda yokluğunu hissetmediğimiz Matias Delgado 60 dakika oyunda kaldı. Daha 10.dakikada yaptığı top kaybı 5'ti. Cisse-Ernst, gerilerinde Toraman/Zan-Sivok şeklinde sahaya çıkmamızın bize getirileri meydandayken, Delgado oynatılacak diye bu kadar değişikliği akıl almıyor. Ayrıca bugünkü performansından sonra Delgado'nun sözleşmesini uzatmak için yaklaşık 7.5 milyon euro verenlere tekrar selamlar buradan.

Holosko dikkatli olsa ikinci yarının başındaki pozisyonu kaçırmasa, Ekrem ters köşe'ye vursa ne de guzel olacaktı. Bobo'nun son dakikadaki pozisyonu gol olsa, sanırım oluşacak tablo bir 10 yıl unutulamazdı.

Puan kaybının birinci sorumlusu Mustafa Denizli, ikinci sorumlusu İbrahim Toraman ise, üçüncü sorumlusu da hakem'dir. İbrahim Toraman'a kartı tereddütsüz gösteren hakemin, Kirita'nın resmen elle oynayışına kart vermeyişinin ve Ömer Erdoğan'ın eline çarpan penaltı pozisyonunu atlamasının "hata" olduğunu kimse bana kabul ettiremez... Hele hele bazı pozisyonlarda (mesela Yusuf'un bir pozisyonu) faul verilmemesi, hakemliği geçtim insanlık ayıbıdır.

Sivasspor'un puan kaybettiği haftada puan kaybederek Galatasaray'ı ve Trabzonspor'u umutlandırmış olduk. Öyle gözüküyor ki ligin 6 haftasında bu köprü'nün altından daha çok sular akacak. Haftaya Eskişehirspor maçı da çok zor geçecek, özellikle rakibimiz bugün maçını kaybettiği için. Ancak bu maçta puan kaybı yaptığımız için, haftaya kazanmaktan başka çaremiz yok...

Maç ile ilgili sayfalar: 11.hafta / Bursaspor - BEŞİKTAŞ

28.Hafta | BEŞİKTAŞ - Bursaspor

BEŞİKTAŞ - Bursaspor
Tarih: 19 Nisan 2009
Saat: 20.00
Stad: BJK İnönü Stadı
Hakem: Deniz Çoban
* İki takım Pazar günü 80.kez karşı karşıya gelecek. Daha önce oynanan 79 maçın 31'ini BEŞİKTAŞ, 14'ünü Bursaspor kazandı, 34 maç ise beraberlik ile sona erdi. BEŞİKTAŞ'ın attığı toplam 100 gole, Bursaspor 62 gol ile cevap verdi.

* Bundan önce İnönü Stadı'nda oynanan 37 maçın 20'sini BEŞİKTAŞ, 3'ünü Bursaspor kazandı, 14 maç ise berabere sonuçlandı. İnönü'deki maçlarda BEŞİKTAŞ 59, Bursaspor ise 24 gol attı.

* Takımımız, tarihte Bursaspor ile 3 kez çesitli cezalar nedeniyle başka şehirlerde karşılaştı. Adana (2007/08) - Ankara (1992/93) -İzmir (1998/99) şehirlerinde oynanan 3 maçın 2'sini takımımız kazanırken, 1 maç da beraberlik ile sona erdi. Bu maçlarda takımımız 9 gol atarken, Bursaspor 3 gol ile karşılık verdi.

* Takımımız, İnönü Stadı'nda oynanan maçlarda Bursaspor'a en son 25 Eylül 1994 tarihinde maglup oldu. 1994/95 sezonunun 6.haftasında oynanan maçı 1-2 kazanırken, son 14 senedir İnönü Stadı'ndan galibiyet çıkaramadı. Takımımız, bu süreçte oynanan 10 maçın 8'ini kazandı, 2 maç ise beraberlik ile sona erdi.

* Takımımız, bu sezon Deniz Çoban'ın yönettiği 2 maçta 2 galibiyet aldı.
Türkiye Kupası: Antalyaspor 0- 2 BEŞİKTAŞ
24.Hafta: BEŞİKTAŞ 3-0 Gençlerbirliği

Delgado ve Yusuf oynayabilecek durumda. Nobre oynayacak mı yine muamma. Rakip Bursaspor'un hedefi Uefa Kupası'na katılabilecekleri bir yer. Özellikle Fenerbahçe'nin 3 puan kaybettiği haftada aradaki 4 puanlık farkı daha da azaltmak isteyeceklerdir. Alınacak bir galibiyet bize ise "liderlik" vasfını verecek. Son olarak 8.haftayı lider kapatan takımımız için güzel bir firsat. Gol gelmedikce sıkıntıya girmemizin muhtemel olduğu, ancak gol erken gelirse farklı kazanabileceğimiz ancak şu andan bile 1-0'a tav olduğumuz bir başka maç...

9 maç ardından 2 kupa, çifte kupa yakışır bu büyük taraftara!

Maç ile ilgili sayfalar: 11.hafta / Bursaspor - BEŞİKTAŞ

11 Nisan 2009 Cumartesi

Pes Etmek Yok!; 1-3

Bugünkü maç ile ilgili en büyük avantajımız rakibin 1 puan yetmeyeceği için, kapanamayacak olmasıydı. Ancak bu avantajımız sadece 2 dakika sürdü. Kocaelispor 2.dakikada golü bulunca, onlar da kapandı. Aynı Konyaspor ve Trabzonspor gibi. İkinci yarı maçlarında 3 beraberlik aldık. İkisi bu takımlara karşı zaten. Kapanan defansları açmakta zorlanıyoruz, bu aşikar.

İlk yarı, 50, 60 derken 75'e kadar geldi dakika, durum 1-0 hala. 2009'un ilk 3.5 ayında yaratılan o mükemmel yenilmezlik serisi bitecek mi diye çekinmeye başlamıştım hafif hafif. Önce bir penaltı pozisyon oldu. Ki penaltı. O top o adamı geçebilse, arkada Bobo bomboş. Top geçemiyor, Kocaelisporlu oyuncunun da elle teması var. 10 dakika sonra Bobo'nun Kocaelispor savunmasıyla yaptığı verkaç geldi. 2.golden sonraki sevinç mükemmel ötesi. Şampiyonluğun habercisi bir nevi. 3.gol ise galibiyetin mühürü oldu.

İlk yarıdaki maçta 2-0'dan geri dönmüştük, bugün ise 1-0'dan. Takım kaybetmeyi hazmedemiyor. Maçın bir bölümünde patlıyor, kabullenemiyor bu durumu. Bugün bu özelliğimiz 60.dakika'dan sonra, rakibin de iyice geri çekilmesinin etkisiyle tekrar ortaya çıktı. İyi de oldu. Çok önemli bir 3 puan daha yazıldı hanemize...

Cumartesi günü Şifo Mehmet'ten bir jest bekliyoruz artık. Pazar günü ise rahat rahat kurulup izleyeceğiz derbi maçı. Son yılların bizim için en keyifli derbisi olmaya aday. Bu arada deplasman tribün bilet sayısını 700 küsür biletten, 1200'e çıkartan Kocaelispor yönetimine de teşekkür etmek lazım. Çok ince bir davranıştı bu yaptıkları.

9 maç ardından 2 kupa, çifte kupa yakışır bu büyük taraftara!

Maç ile ilgili sayfalar: 10.hafta / BEŞİKTAŞ - Kocaelispor

10 Nisan 2009 Cuma

27.Hafta | Kocaelispor - BEŞİKTAŞ

Kocaelispor - BEŞİKTAŞ
Tarih: 10 Nisan 2009
Saat: 20.00
Stad: İzmit İsmetpaşa
Hakem: Bülent Yıldırım
* İki takım Cuma günü 40.kez karşı karşıya gelecek. Daha önce oynanan 39 maçın 22'sini BEŞİKTAŞ, 5'ini Kocaelispor kazandı, 12 maç ise beraberlik ile sona erdi. BEŞİKTAŞ'ın attığı toplam 76 gole, Kocaelispor 38 gol ile cevap verdi.

* Bundan önce İzmit İsmetpaşa Stadı'nda oynanan 19 maçın 9'unu BEŞİKTAŞ, 3'ünü Kocaelispor kazandı, 7 maç ise berabere sonuçlandı. İzmit'teki maçlarda BEŞİKTAŞ 29, Kocaelipor ise 16 gol attı.

* Takımımız, Kocaelispor ile İzmit'te son karşılaştığı maçtan 5-0 üstünlükle ayrıldı (2002-03 sezonu 19.hafta, 7 Şubat 2003).

* Takımımız, Kocaelispor'un Süper Lig'de yer almadığı süreçte 2 kez lig maçını İzmit İsmetpaşa Stadı'nda oynadı. 2004/05 sezonunda oynanan maçlardan ilkinde (29 Ağustos 2004) Gaziantepspor ile karşılaşan takımımız, sahadan 3-4'lük yenilgi ile ayrılmıştı. Aynı sezonun 32.haftasında (15 Mayis 2005) bu sefer İstanbulspor'un cezası nedeniyle maçını İzmit'te oynayan takımımız, o maçtan da 1 puan ile ayrıldı. Karşılaşma 1-1 sona erdi.

* Takımımız, İzmit'te Kocaelispor'a karşı oynadığı son 5 maçın 4'ünü kazandı, 1'inde berabere kaldı.
1998-99: Kocaelispor 0-2 BEŞİKTAŞ
1999-00: Kocaelispor 1-2 BEŞİKTAŞ
2000-01: Kocaelispor 1-1 BEŞİKTAŞ
2001-02: Kocaelispor 0-2 BEŞİKTAŞ
2002-03: Kocaelispor 0-5 BEŞİKTAŞ

* Takımımız, bu sezon Bülent Yıldırım'ın yönettiği maçlarda 2 galibiyet 1 beraberlik aldı.
5.Hafta: İstanbul BŞB 1-1 BEŞİKTAŞ
Türkiye Kupası: BEŞİKTAŞ 3-1 Antalyaspor
23.Hafta: Hacettepe 2-3 BEŞİKTAŞ

(7 Şubat 2003 tarihinde oynanan 5-0'lık maçtan sonra bir gazete manşeti)

Serdar Özkan ve İbrahim Toraman cezalı. Delgado ve Nobre oynayacaklar mı muamma. Rakip Kocaelispor, geçen hafta Ankaragücü'ne 4-0 mağlup oldu. 15. ile aralarındaki puan farkı 6 ve bu belki de kümede kalmak için son şanslarından biri. İkinci yarı süresince kendi stadlarında iyi performanslar da ortaya koydular. Bunları da gözardı etmemek lazım. Dolayısıyla böyle bir ortamda, hem de altımızdaki iki ezeli rakibin karşılaşmasının olduğu bir haftada 1-0 olsun bizim olsun demeyelim de, ne diyelim?

10 maç ardından 2 kupa, çifte kupa yakışır bu büyük taraftara!

Maç ile ilgili sayfalar: 10.hafta / BEŞİKTAŞ - Kocaelispor

4 Nisan 2009 Cumartesi

26.Hafta | BEŞİKTAŞ 1-0 Kayserispor

Son 4 maçtır yenmeyi bırak, gol dahi atamadığımız bir rakibi yenmek güzel. Çok değerli bir 3 puan oldu. Liderliği bu hafta da devralamadık ama sorun değil, acelemiz yok.Maça gelirsek; Baskılı başladığımız maçın gidişatı ilk 15 dakikada çıkan 3 sarı kart ile az çok belli oldu. En az 1 oyuncunun kırmızı kart ile oyun dışı kalacağı anlaşıldı. Maç başladıktan yarım saat sonra Kayserispor 10 kişi kaldı. Ali Turan'ın ikinci sarı kartı kimilerine göre ağır bir karar oldu. Peki Ali Turan'ın sarı kartı varken o hareketi yapmasının mantığı var mıydı? Ayrıca belirtmek gerek ki, maçta çıkartılan ucuz kartlar sadece Kayserispor'a çıkartılmadı.

Serdar Özkan iki etkisiz korner ve ardından bencilce direkt kaleye gönderdiği serbest vuruş'tan sonra ıslıklandı. Taraftar tepkisinde haklıydı. Neyse ki ilk yarının geri kalan kısmında pes etmeyen mücadeleci yapısı ve güzel asisti ile kendisini bir nebze olsun affettirdi. Tello'nun güzel golünden sonra, yine aynı tarz bir vuruşu Yusuf'tan izledik. Şık bir goldü. İlk yarının sonlarında Bobo ve Ernst ile yakalayıp, değerlendiremediğimiz pozisyonlar 'bu pozisyonları inşallah aramayız' dedirtti.
Bobo gol kaçırmaya ikinci yarıda da devam etti. 48.dakikada kaçırdığı pozisyon gol ile sonuçlansa, kalan 40 kusur dakika bizim adımıza çok rahat geçecekti. Evet, bugün çok zorlanmadık kalan dakikalarda da. Kayserispor bizi zorlayacak kadar hücümü düşünmedi ama her zaman bu akşam ki gibi bir tablo çıkmayabilir karşımıza. Bu yüzden Bobo ve diger forvetlerimizin bulduğu pozisyonları iyi değerlendirmesi gerekli.

Oyuncu değişiklikleri yerindeydi. Holosko sarı kartlı Serdar Özkan'ın yerine girdi. Beklediğimiz katkıyı tam manasıyla veremese de akıllıca bir değişiklikti. Cisse-Ernst ikilisinin ne kadar iyi katkı verdiğini bir kez daha gördük. Umarız bir daha bu ikili bozulmaz sene sonuna kadar. Nobre-Bobo etkisizlerdi. Defansta gayet iyiydik. İbrahim Toraman ve Serdar Özkan sarı kart görerek cezalı duruma düştüler, Kocaeli'de yoklar. Ancak geniş kadro sayesinde eksikliklerini arayacağımızı sanmıyorum.

Önemli bir 3 puan daha alındı. Son 8 maça girilirken fikstür'den bir zorlu maç daha eksildi. Alınan rövanşlar listesine bir maç daha eklendi. Bir de maç öncesi olaylar olmasaydı...Ki o olaylar ayrı bir yazı konusu olmalı...

26.Hafta | BEŞİKTAŞ - Kayserispor

BEŞİKTAŞ - Kayserispor
Tarih: 4 Nisan 2009
Saat: 20.00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Tolga Özkalfa
* İki takım Cumartesi günü 28.kez karşı karşıya gelecek. Daha önce oynanan 27 maçın 15'ini BEŞİKTAŞ, 6'sını Kayserispor kazandı, 6 maç ise beraberlik ile sona erdi. BEŞİKTAŞ'ın attığı toplam 41 gole, Kayserispor 26 gol ile cevap verdi.

* Kayserispor'un tarihinde BEŞİKTAŞ'a karşı İstanbul'da galibiyeti yok. Bundan önce İnönü Stadı'nda oynanan 13 maçın 11'ini BEŞİKTAŞ kazandı, 2 maç ise berabere sonuçlandı. İstanbul'daki maçlarda BEŞİKTAŞ 29, Kayserispor ise 7 gol attı.

* Takımımız, bu sezon Tolga Özkalfa'nın yönettiği maçlarda 2'de 2 yaptı.
6.hafta: BEŞİKTAŞ 2-1 Hacettepe
18.hafta: BEŞİKTAŞ 1-0 Antalyaspor

* İlk 25 haftalık periyodda 4 yenilgi alan takımımız, bu sezon ligdeki ilk yenilgisini 9.haftada Kayseri'de oynanan maçta almıştı. Takımımız, karşılaşmadan yediği son dakika golü ile yenik ayrılmıştı.

* Takımımız'ın son 4 maçtır Kayserispor'a karşı galibiyeti bulunmuyor. Takımımız, rakibini en son 2006/07 sezonunun ilk yarısında İstanbul'da oynanan maçta 2-1 mağlup etmişti. Bu maçtan sonra oynanan 4 maçın 3'ü Kayserispor üstünlüğü ile biterken, 1 maç da berabere bitti. Takımımız son 4 lig maçında Kayserispor'a gol dahi atamadı.
25 Mayıs 2007 / 34.hafta: Kayserispor 3-0 BEŞİKTAŞ
1 Eylül 2007 / 4.hafta: BEŞİKTAŞ 0-0 Kayserispor
9 Şubat 2008 / 21.hafta: Kayserispor 2-0 BEŞİKTAŞ
2 Kasım 2008 / 9.hafta: Kayserispor 1-0 BEŞİKTAŞ

Maç öncesi mükemmel bir şov bizleri bekliyor. Taraftarımız şampiyonluk havasına iyice girdiğini, bugün yapacağı harika meşale şov ile herkese gösterecek. Takım semte girişte karşılanacak ve stada kadar takip edilecek.

Hele hele bir de Sivasspor puan kaybederse, liderlik şansı doğacağı için stad tam bir karnaval havasına bürünecek. Tek korkumuz, son yıllarda böyle kritik maçları kazanamamış olmamız. Ne diyelim, Allah utandırmasın! SALDIR BEŞİKTAŞIM!

21 Mart 2009 Cumartesi

Deja vu; 1-1

Sivasspor yine kendi evinde kaybetmedi, BEŞİKTAŞ yine Sivas'ta kaybetmedi, BEŞİKTAŞ yine ilk 6'daki bir takımı yenemedi -buna ayrı bir yazıda, istatistiklerle değinmek lazım aslında. - , Sivasspor ve BEŞİKTAŞ bu sezon ikinci kez 1-1'lik skor ile sahadan ayrıldı. Bunların hepsini birleştirince ortaya çıkan başlık belli; "Deja vu".

Bu hafta bizden önce oynayan iki takım maçlarını kazansa, belki bugünkü puan kaybına daha fazla üzülebilirdik. Ancak o puan kayıpları, hem Fenerbahçe'nin hem Galatasaray'ın 3'er puan kaybettiği bu deplasmanda alınan 1 puanı, daha doğrusu lider ile aramızdaki 1 puanlık farkın artmayışını "iyi" denilebilecek kıvama soktu.

Bu maç kafamıza tekrar soru işaretleri de soktu. Soruların adresi Mustafa Denizli, sebebi ise kadro seçimi. 4 haftadır kazanan ve kazanırken Nobre-Bobo ikilisinden fazlaca verim almış bir takıma bu haftasonu Holosko'nun monte edilmesinin ne gibi bir yararı oldu? Ya son 20 dakikada rakibimiz orta sahayı çarçabuk geçebilirken Delgado-Tello-Yusuf gibi doğru dürüst pres yapmayacak 3 adamı sahada tutmanın mantığını çözebilen oldu mu? Ya da Sivok stoperde, Ernst-Cisse hemen önde başarılı maçlar çıkarırken, Zapotcny'nin tekrar ilk 11'e alınmasını anlayabilen var mı? 90 dakikadan geri kalan sorular bunlar benim adıma.

Elbette ki yarıdaki iki derbi maçında yaşanan hakem hatalarını unutmuyoruz. Ancak o iki maçta hakem kadar suçlu olan bir diğer kişi de Mustafa Denizli'ydi bir çoğumuza göre. Peki yine zorlu bir deplasmanda aynı tarz hataları yapınca, gelecek ile ilgili ne kadar olumlu düşünebiliriz ?

Velhasıl, iyi kötü mücadele ettiğimiz, Sivok düzgün bir vuruş yapabilse belki de kazanacağımız ancak bazı taktiksel hatalar ve bazı futbolcularımızın formsuzluğu yüzünden 2 puan kaybettiğimiz bir maçı geride bıraktık... İlerleyen haftalarda telafi edebilmemiz dileğiyle...

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Sivasspor - 2008/09 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2008/09 - 8.hafta / Sivasspor - BEŞİKTAŞ