Uefa Avrupa Ligi 2011/12 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uefa Avrupa Ligi 2011/12 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2011 Cuma

Braga Yolları Taştan...

Porto-Manchester City ve Ajax-Manchester United eşleşmeleri ile başlayan kura çekimi bir süreliğine umutlandırmıştı bizi. Porto ve Ajax'tan kurtulunca geriye ilk etapta istenmeyecek Udinese, Lazio ve Braga kalmıştı geriye. Çekimin ortalarına doğru Lazio da gidince, istenen takım sayısı, istenmeyen takım sayısından daha fazla kalmıştı. Ancak istenen yine olmadı. Geriye Hannover 96 - Braga - Udinese - Legia Varşova 4'lüsü geriye kaldığında bir anda Braga'yı rakibimiz olarak bulduk.

Braga'nın son Avrupa Ligi finalisti olması bizi şaşırtmayan bir durumdu. Biz bu tür eşleşmelere zaten alışığız. Ancak tam Braga'yı sindirmeye başlamışken Son 16 eşleşmesinde Lazio-Atletico Madrid galibinin geleceğini öğrenmemiz moralleri tekrar bozdu.

Son 32'deki rakip Avrupa Ligi'nin son finalisti, son 16'daki olası rakiplerden biri kupanın 2 sezon önceki sahibi, diğeri ise İtalyan ekibi Lazio. Bu 4 takımı yanyana yazsak Şampiyonlar Ligi'ni aratmaz...

Her ne kadar Braga eskisi kadar kuvvetli olmasa da ve biz Şubat 2011'deki BEŞİKTAŞ olmasak da, zor bir eşleşme olduğu aşikar. Özellikle Şubat ayı'ndaki sıkışık fikstür işleri biraz daha zorlaştıracak gibi. Ancak bu saatten sonra yapılabilecek bir şey kalmadı. 16 Şubat'ta yukarıda fotosu bulunan garip stadda Portekiz çetemizle birlikte Braga ile karşılaşıyoruz...

Avrupa Ligi 2011/12 | Son 32 & Son 16 Kura Çekimi

Muhtemel Rakipler:
Hannover 96 (Almanya)
Red Bull Salzburg (Avusturya)
Viktoria Plzen (Çek Cumhuriyeti)
Ajax (Hollanda)
AZ Alkmaar (Hollanda)
SS Lazio (İtalya)
Udinese (İtalya)
Legia Varşova (Polonya)
Wisla Krakov (Polonya)
Braga (Portekiz)
FC Porto (Portekiz)
Steaua Bükreş (Romanya)
Lokomotif Moskova (Rusya)
Rubin Kazan (Rusya)

Çıkmasını isteyeceğim takımlar: Viktoria Plzen, Red Bull Salzburg, Steaua Bükreş, Legia Varşova, Wisla Krakov, AZ Alkmaar, Hannover 96

Çıkmasını istemeyeceğim takımlar: Braga, FC Porto, Lokomotif Moskova, Rubin Kazan, SS Lazio, Udinese, Ajax

Tahminim ise Legia Varşova ya da Braga yönünde...

15 Aralık 2011 Perşembe

E Grubu'nda Tüm Hesaplar Kapandı, Lideriz!; 3-1

3 puan ve +4 gollük avantajın mevzu bahis BEŞİKTAŞ'ın Avrupa Kupaları'ndaki macerası ise çok bir şey ifade etmediğini BEİKTAŞ'ı yakından tanıyan herkes iyi biliyordu. Bizim bu büyük avantajı kaybedebilme potansiyelimiz geçmişimizde yatıyor maalesef. Nitekim 'SİYAH' ilk 45 dakika boyunca bunun sinyallerini de verdik. Önce Dinamo Kiev 2-0 öne geçti ardından Stoke City golü buldu (hatta golün hemen ardından 2.golü de kaçırdılar sayılır). O süreçte 'eyvah' demeyen, tur konusunda ümidi azalmayan BEŞİKTAŞlı olmamıştır herhalde.

İkinci yarı ise ilk yarının tam aksine 'BEYAZ'dı. Dinamo Kiev'in 10 kişi kalıp ilk golü yemesinin ardından da rahat değildik aslında. Ancak ne zaman ki biz ilk golümüzü bulduk ve akabinde Maccabi Tel Aviv, Kiev'de skoru eşitledi, işte o zaman her şey bir anda güzelleşti. Bunların üzerine gelen Dinamo Kiev 9 kişi kaldı ve Maccabi Tel Aviv öne geçti haberleri işin kaymağıydı. Biz çoktan 'liderlik' hesaplarına başlamıştık bile. Liderlik ise Mustafa'nın kafası ve Edu'nun beklenmeyen golü ile geldi. Edu, o golüyle Avrupa Kupaları tarihimizdeki 199.golümüze de imza atmış oldu...

Bu galibiyetle birlikte İnönü'deki grup maçlarını 9 puanla ve +7 averajla kapatmanın güzelliği de bambaşkaydı tabii. 3-1'lik galibiyetle bir hesabı daha kapatmış da olduk ayrıca. Dinamo Kiev ile geçen sezondan ve bu gruptaki ilk maçtan kalma hesabı daha önce kapatmıştık. Bu maçta da Stoke City'i yenerek ve liderliği ellerinden alarak bir hesabı daha kapatmış olduk.

İlk yarısı 'kabus' gibi geçen ama ikinci yarısıyla bizi zafer sarhoşu eden bu maçın sonucuyla beraber Cuma gününü beklemeye başladık artık. Cuma günü TSİ 14'te yeni bir kura heyecanı bizleri bekliyor. Muhtemel 14 rakipten birini seçerek, geçen yıl Şubat ayında tamamladığımız Avrupa maceramızı bu kez Mart ayı'na taşımaya çalışacağız...

Tribünlere de değinmeden geçmemek lazım. Maçın başında takımın istekli oyunuyla, tribün de gayet iyiydi. Ancak golü yedikten sonra ilk yarı bitimine kadar gözle görülür bir düşüş oldu. İkinci yarıda ise tribün tekrar kendine geldi ve hem bizim maçta, hem Kiev'deki maçta lehimize gelişen her olayla iyice coştu. 2.gol ve sonrası ise nirvanaya ulaşıldı.

Maç öncesi püskül şov da gayet başarılıydı. Değişik bir görüntü çıktı ortaya ve harcanılan emeğe değdi. Düşünenlerin ve emeği geçenlerin ellerine sağlık...

Bu rüya gibi geceyi bizlere armağan eden tüm oyuncularımıza ve teknik heyetimize de ayrıca teşekkürler...
AVRUPA LİGİ E GRUBU, GRUP LİDERİ BEŞİKTAŞ!

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

13 Aralık 2011 Salı

UEFA Avrupa Ligi 6.Grup Maçı | BEŞİKTAŞ - Stoke City

BEŞİKTAŞ - Stoke City
Tarih: 14 Aralık 2011
Saat: 20:00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Marcin Borski

Gruptaki son maçlara çıkarken kağıt üzerinde 3 puan ve +4 averajlık bir avantaja sahibiz ancak hepimiz gayet iyi biliyoruz ki, söz konusu BEŞİKTAŞ ise son düdük çalmadan garanti diye bir şeyden söz edilemez. Bu yüzden mağlubiyetin bizi fazlasıyla strese sokacağı maçta ilk hedef liderlik değil, turu geçmek olmalı.

Sahaya Quaresma ve Simao'suz çıktığında zaman zaman sıradan bir takım görüntüsü veren ve bir anda oyunun gidişatını değiştirebilecek oyuncu sayısı azalan bir takımız. Bu yüzden yenik duruma girmenin işleri çok daha fazla zorlaştıracağı bu maçta tedbiri elden bırakmamalıyız. Dinamo Kiev'in bizim 4 farklı galibiyetle İnönü'den uğurladığımız Maccabi Tel Aviv'e 4 veya daha fazla fark atması imkansız bir şey değil. Bunun için biz işimizi garantiye almamız ve ipleri diğer maça bırakmamamız şart.

Tüm bu önlem söylemleri bir yana, diğer yandan Stoke City ile deplasmanda oynanan ilk maçta sezonun en iyi performanslarından birini göstermemize rağmen biraz şanssızlık, biraz da hakem hatası yüzünden o deplasmandan elimiz boş döndüğümüzü hatırlayalım. O maç sonrası herkesin sinir olduğu Crouch, tayfası ve kibirli açıklamalar yapan Stoke City teknik heyetinin İnönü'den eli boş dönmesi en az Dinamo Kiev galibiyeti kadar zevk verecektir hepimize.

3 Kartal'ın tahliye edilmesinden sadece 2 gün sonra oynanacak ve taraftarın tribün şovlarıyla İnönü'de güzel işlere imza atacağı bu maçta Son 32'ye kalma yolunda gerekli sonucu almak için SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Çarşamba günü Avrupa Kupaları'ndaki 158.maçına çıkacak. Daha önce oynanan 157 maçta 57 galibiyet, 30 beraberlik ve 70 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 196, yediğimiz gol sayısı 230.

- Stoke City maçı İnönü'de oynayacağımız 78.Avrupa Kupası maçı olacak. 77 maçta 41 galibiyet, 16 beraberlik ve 20 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 115, yediğimiz gol sayısı 74.

- Takımımız, Stoke City maçıyla birlikte 14.kez bir İngiliz temsilcisiyle karşılaşmış olacak. Daha önce İngiliz temsilcileriyle karşılaştığımız 13 maçtan 3'ünü kazanıp, 7'sini kaybettik, 3 maçta ise berabere kaldık. Bu 13 maçta toplam 8 gol atarken, kalemizde 26 gol gördtük.

- Bu maç takımımızın Aralık ayı içerisinde oynadığı 15.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 14 maçta 4 galibiyet, 4 beraberlik ve 6 mağlubiyet elde ettik. Attığımız 19 gole, rakiplerimiz 21 gol ile karşılık verdi.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Quaresma'nın 7, Holosko'nun 5, İbrahim Toraman'ın 4, Almeida'nın 3, Egemen, Ekrem, Ernst ve Hilbert'in 2, Aurelio, Edu, Necip ve Sivok'un ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

2 Aralık 2011 Cuma

Quaresma, Hayat Verdi...; 2-3

Sonuç olarak istediğimiz gibi geçen bir maç haftası oldu Avrupa Ligi'nde. Stoke City evinde Dinamo Kiev ile berabere kaldı, biz ise Tel Aviv'de kazandık. Böylelikle son maçlar öncesi kendi evimizde oynayacağımız maçta elde edilecek 1 puanla gruptan çıkacak, kazandığımız takdirde ise grubu lider bitirecek konuma geldik.

Şu an bakınca ne kadar güzel gözüküyor olsa da, buralara hiç de kolay gelinmedi. Önce Dinamo Kiev öne geçti. Dinamo Kiev'in olası galibiyeti, Tel Aviv'de alınacak 1 ya da 3 puan arasında bir fark yaratmayacaktı. Önemli olan son maçta Stoke City'i yenmek olacaktı. Bu yüzden bir yandan yana yakıla Stoke City'den gol beklerken, diğer yandan kendi maçımıza bakıyorduk. 45+1 ve 47.dakikalarda gelen gollerle 0-2 öne geçmemizle nispeten rahatladık. Artık gözümüz tamamen diğer maçtaydı. Ancak BEŞİKTAŞ, yaşattığı kriz anlarıyla tekrar bizi strese soktu. 2-2 olan maç sonrası hesaplar tekrar karıştı. Bizim maçın berabere bitmesi sonrası bu kez diğer maç önemini yitirecekti ve son maçta yine Stoke City'i yenmemiz gerekecekti. İşte o an ilk önce Stoke City beraberliği sağladı. Bu kez, diğer maçtan istediğimiz sonuç gelirken, bizim 0-2'lik avantajı koruyamamamızdan dolayı bir sitemimiz vardı. Bu durumda son maçta yine Stoke City'i yenmek zorunda olacaktık. Ancak son dakikada Quaresma topu aldı, bir, iki derken üçüncü futbolcuyu da ekarte etti, kaleciyle karşı karşıya kaldı, vurdu ve GOOOOOOL! İşte o an hem kalp ritmimiz, hem ruh halimiz bir anda değişti. Gün boyu sürekli değişim gösteren grup puan durumu da bir anda istediğimiz gibi şekillendi. Son düdükle birlikte BEŞİKTAŞlıların hayatları şenlendi ve Avrupa Ligi'nde bir üst tura çok büyük bir adım atıldı...

Carvalhal ile ilgili sıkıntıların 1 maç sonra tekrar ayyuka çıkmasını, Almeida'nın gerçekten kötü bir performans ortaya koymasını ve 90 dakika sahada kalmayı hiç haketmemesini, Hilbert'in gösterişsiz ama etkili futboluna devam etmesini, ilk goldeki Fernandes-Ernst işbirliğinin güzelliğini, Quaresma'nın jeneriklik 2 golle bizi bizden aldığını da atlamayalım bu arada...

14 Aralık öncesi müthiş bir avantaja sahibiz artık. Kazanırsak lider olarak çıkıyoruz, berabere kalırsak ise ikinci oluyoruz. Tek farklı yenilgilerde ise -Allah korusun-, Dinamo Kiev, Maccabi Tel Aviv'e 4 fark atmadıkça ikinci olabiliyoruz. Ancak biz 14 Aralık'ta sahaya beraberlik için değil, grubu lider bitirmek için çıkmak istiyoruz...

Futboldan çok gençliğimizle oynayan BEŞİKTAŞ, sen her şeye değersin...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

30 Kasım 2011 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 5.Grup Maçı | Maccabi Tel Aviv - BEŞİKTAŞ

Maccabi Tel Aviv - BEŞİKTAŞ
Tarih: 1 Aralık 2011
Saat: 22:05
Stad: Itztadion Bloomfield
Hakem: Serge Gumienny

Geçen sezon grubumuzdaki 5.maçta CSKA Sofya ile deplasmanda karşılaşmış ve maçtan 1-2 galip ayrılarak, son maçlar öncesi gruptan çıkmayı garantilemiştik. Bu kez ise 5.haftada Maccabi Tel Aviv deplasmanındayız. Saha dışı faktörler nedeniyle Bulgaristan'da oynadığımız maçtan çok daha gergin bir ortamda oynayacağız maçımızı. İlk maçta elde edilen farklı skoru da hesaba katarsak, rakibin bir üst tur şansı yok denilecek kadar az olmasına rağmen ellerinde yeterince sebep var sahaya hırslı çıkmaları için.

Geçen sezondan bahsetmişken deplasmanda sadece 1 maç (Dinamo Kiev) kaybettiğimizi yazmak lazım. Bu sezon ise durum farklı, bundan önceki 3 deplasmanda 3 mağlubiyet aldık ve artık deplasmanda kazanma veya en azından puan alma vaktimiz geldi.

Puan durumunu elinize aldığınızda hala birçok ihtimale açık bir grup görüyorsunuz. Stoke City ve BEŞİKTAŞ galibiyetleri bu gruptan ilk 2'de kimlerin çıkacağını sıralarıyla belli edebilir. Diğer yandan Dinamo Kiev ve BEŞİKTAŞ galibiyeti son maçlar öncesi ne liderin, ne ikincinin belli olmaması anlamına gelir. Böyle birçok ihtimalin tam ortasındayız kısacası.

Maccabi Tel Aviv'in son 6 resmi maçında galibiyeti yok (1'i Hapoel Tel Aviv'e karşı oynanan derbi olmak üzere). Ancak aynı Maccabi Tel Aviv'in sezon başında Panathinaikos'u evinde 3-0 gibi net bir skorla yendiğini de unutmamak lazım.

Benim kişisel isteğim: Bizim, Maccabi Tel Aviv'i mağlup etmemiz ve Stoke City-Dinamo Kiev maçının berabere sonuçlanması. Böylelikle puan durumu 11-9-6-1 şekline bürünür, ki bu da son maçta Stoke City'i İnönü'de yenmemiz halinde grubu lider bitirmemiz anlamına gelir. Puan durumu bu şekildeyken, son maçta en kötü senaryoyla yenilsek de, bu kez Dinamo Kiev'in Maccabi Tel Aviv'e 4-5 fark atması gerekir...

SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 157.maçına çıkacak. Daha önce oynanan 156 maçta 56 galibiyet, 30 beraberlik ve 70 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 193, yediğimiz gol sayısı 228.

- Maccabi Tel Aviv maçı deplasmanda oynayacağımız 79.Avrupa Kupası maçı olacak. 78 maçta 15 galibiyet, 14 beraberlik ve 49 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 78, yediğimiz gol sayısı 152.

- Takımımız, Maccabi Tel Aviv maçıyla birlikte 4.kez bir İsrail temsilcisiyle karşılaşmış olacak. Daha önce oynanan 3 maçta 1 galibiyet 2 beraberlik elde ettik. Atılan gollerde ise 6-2 üstünlüğümüz var.

- Bu maç takımımızın Aralık ayı içerisinde oynadığı 14.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 13 maçta 3 galibiyet, 4 beraberlik ve 6 mağlubiyet elde ettik. Attığımız 16 gole, rakiplerimiz 19 gol ile karşılık verdi.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Holosko ve Quaresma'nın 5, Almeida ve İbrahim Toraman'ın 3, Egemen, Ekrem, Ernst, Guti ve Hilbert'in 2, Aurelio, Edu, Necip ve Sivok'un ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

4 Kasım 2011 Cuma

Bir Galibiyetten Ötesi...; 1-0

Son dakikadaki pozisyonun etkisinden çıkıp bir şeyler yazmak çok güç. Ancak şunu söylemeliyiz ki, o pozisyondan sonra bu galibiyetten aldığımız keyif iki katına çıktı. Geçen sezon, uzun süre sonra Şubat ayında hala Avrupa Kupası heyecanı yaşarken hayallerimizi Dinamo Kiev bitirmişti. 14 gün önce tam 1 puana sevinecekken gelen gol ile bizi yıkan yine Dinamo Kiev'di. Bu maçı kazanmamız muhtemelen normal orantıda bir üzüntü yaşatacaktı Dinamo Kiev'lilere. Bu yenilgiyi daha da trajikleştirmek lazımdı, işte o da son pozisyonla oldu. Dinamo Kiev'liler saç baş yolarken, stres dolu 25-30 saniye sonrasında galibiyete olan sevincimız 2 katına çıktı.

Geçen sezon ve bu sezon oynanan maçlardan sonra bu maçta kazanılan sadece 3 puan da değildi. Dışarıdan bakıldığında gözükmese de, takımlar sahadayken net bir şekilde intikam istendiği gözüküyordu tribünlerde. Tüm bunların üzerine rakibin 8 numaralı futbolcusu bir frikik kullanacakken ortalığı gerince ortam iyice gerildi. O andan itibaren bu maçı kazanmak tribündeki herkes için bu gruptan çıkmak kadar önemliydi.

Oynanılan futbol olarak da önceki 3 Dinamo Kiev maçına göre daha iyi oynadığımızı söylemek mümkün. Golü ilk yarıda bulabilirdik ama bir türlü bunu beceremedik. Geçen her dakikanın Dinamo Kiev'in savunma irencini arttıracağı da aşikardı. Neyse ki, biz o direnci yakalamalarından hemen önce Egemen ile golü bulduk ve öne geçtik. Golden sonra son maçlarda olduğu gibi bu maçta da ister istemez geri yaslandık. O anda oyuna Edu yerine Holosko'yu almak çok daha akıllıca bir hamle olabilirdi ama Carvalhal tercihini Edu'dan yana kullandı. Son dakikalardaki pozisyonu da tekrar tekrar anlatmaya gerek yok. Allah korudu, acıdı, daha fazla acıyı reva görmedi diyelim ve geçelim...

Tribünlere gelince... Doluluk oranından başlamak gerek. Yeni Açık, uzun süre sonra full'du. 3.katta dahi parmakla sayılacak kadar boşluk vardı sadece. Eski Açık, 50 TL'nin etkisiyle yarı yarıyaydı. Dinamo Kiev'liler 50-60 kişiyle gelmişken, sırf bu yüzden Eski Açık'ı 50 TL yapmanın hiç bir anlamı yoktu. Kapalı ise bir derbi maç kıvamındaydı.

Maç öncesi atkı şov şahaneydi. Maç sırasında zaman zaman yanlış besteler girilse de, özellikle top Dinamo Kiev'deyken tribünün takımla birlikte savunma yapması harikaydı. Islıklar ve çıkan uğultuyla birlikte rakibin işini biraz daha zorlaştığımız bir gerçek. Maç sonunda Dinamo Kiev teknik direktörü Semin'in yaptığı açıklamalar da bunu doğruluyor zaten. (''Taraftarların inanılmaz coşkusu rakibin gol atmasına yardımcı oldu.'') Sonuc itibariyle tribünün doluluk oranı ve sahaya katkısı yönetime bir ders verdi adeta. Ancak bu dersi yönetim alacak mı, onu ilerleyen maçlarda göreceğiz...

Bu güzel gece için teşekkürler BEŞİKTAŞ ve aşıkları...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

2 Kasım 2011 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 4.Grup Maçı | BEŞİKTAŞ - Dinamo Kiev

BEŞİKTAŞ - Dinamo Kiev
Tarih: 3 Kasım 2011
Saat: 20:00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Tommy Skjerven

Bu maç, bir maçtan fazlası aslında. 90 dakika sonuna kazanılan ya da kaybedilen sadece 3 puan olmayacak. Getirisi-götürüsü çok daha fazla olacak. Bir kere Avrupa Ligi'ndeki kaderimizi büyük oranda belirleyecek bir maç. Kazanırsak şansımızı devam ettireceğiz, kaybedersek şansımızı çok zora sokacağız, beraberlikte ise nispeten ümitlerimizi koruyacağız. Diğer yandan oynayacağımız rakip Dinamo Kiev ve biz bu takıma son 9 ayda 3 kez mağlup olduk. İlk iki maçta toplam 8 gol yedik. Daha kötüsü olmaz derken, 2 hafta önce uzatmalarda yediğimiz gol ile yenildik. Anladık ki, uzatmalarda kaybetmek daha acıymış. 3 maçtır yenildiğimiz takıma yenmek veya yenilmek daha büyük mutluluk veya acı verecektir herkese. Bu yüzden bu maçın bir 'intikam' yanı da yok değil.

Umutlu muyuz? Açıkcası Sivasspor'a ilk yarıda verilen pozisyonlara bakınca umutlu olabilmek zor. Dinamo Kiev'in ilk maçta bulduğu pozisyonlar da hala akıllarda. Mersin İdman Yurdu maçıyla birlikte son 3 maçta 6 gol attık ve hücum ritmimizi tekrar yakaladık gibi gözüküyor. Becerikli ve şanslı olursak bu maçta da gol bulabiliriz. Ancak rakibi durdurup durduramayacağımız bu maçın kilit noktası olacak.

Bilet fiyatlarındaki büyük düşüş ile birlikte stadın da dolması bekleniyor. Her ne kadar yönetimin bu adımı çok daha önce atması gerektiyse de, bu maç öncesi böyle bir hamle yapılmasına da şükretmek gerekiyor.

SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 156.maçına çıkacak. Daha önce oynanan 155 maçta 55 galibiyet, 30 beraberlik ve 70 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 192, yediğimiz gol sayısı 228.

- Dinamo Kiev maçı İnönü'de oynayacağımız 77.Avrupa Kupası maçı olacak. 76 maçta 40 galibiyet, 16 beraberlik ve 20 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 114, yediğimiz gol sayısı 74.

- Takımımız, Dinamo Kiev ile tarihinde 7 kez karşılaştı. Bu 7 maçta 1 kez biz, 5 kez Dinamo Kiev kazandı, 1 maç ise beraberlikle bitti. Bu maçlarda biz 4, Dinamo Kiev 17 gol attı.

- Takımımız, Dinamo Kiev maçıyla birlikte 10.kez bir Ukrayna temsilcisiyle karşılaşmış olacak. Daha önce Ukrayna temsilcileriyle karşılaştığımız 9 maçtan 2'sini kazanıp, 6'sını kaybettik, 1 maçta ise berabere kaldık. Bu 8 maçta toplam 6 gol atarken, kalemizde 21 gol gördük.

- Bu maç takımımızın Kasım ayı içerisinde oynadığı 24.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 23 maçta 7 galibiyet, 4 beraberlik ve 12 mağlubiyet elde ettik. Attığımız 23 gole, rakiplerimiz 48 gol ile karşılık verdi.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Holosko ve Quaresma'nın 5, Almeida ve İbrahim Toraman'ın 3, Ekrem, Ernst, Guti ve Hilbert'in 2, Aurelio, Edu, Egemen, Necip ve Sivok'un ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

21 Ekim 2011 Cuma

Siyah, simsiyah...; 1-0

Ülke olarak büyük bir travma geçirdiğimiz şu günlerde, biz BEŞİKTAŞ'lıların ufak bir tebessüm için bir şansı vardı: Dinamo Kiev maçı. 90 dakika boyunca o tebessümü edebilme şansını iyi de kullandık. Ancak 90+'larda gelen gol ile yıkıldık ve her şey ülke genelinde olduğu gibi siyaha, simsiyaha büründü.

Maçın geneline bakarsak ne galibiyeti, ne de beraberliği hakettik. Dinamo Kiev'in ilk yarı boyunca kaçırdığı pozisyonlara bakınca ilk yarının 0-0 bitmesi bir mucizeydi. Bizim adımıza adı edilebilecek 2 pozisyon vardı. Ancak bu pozisyonların baş aktörü Edu olunca, sonuç da hüsran oldu. Halbuki, tek umudumuzun kontra ataklar olacağı aşikar olan bir maça Holosko ile başlamak en mantıklısıydı. İkinci yarı ise rakip daha durgundu ve biz orta sahada daha çok top yapma imkanı bulduk. Ernst'in kötü bir şutla sonlandırdığı pozisyon ve yan toplar haricinde rakip ceza alanına giremedik ama rakibe ilk yarıdaki kadar net pozisyonlar da vermedik. 90+'larda ise hepimizin ekran başında donup kalmasını sağlayan ve geçen sezon Dinamo Kiev'den iki maçta yediğimiz 8 golden daha fazla canımızı acıtan golü yedik. Hakem, maç boyunca bizi ezdirmedi yazmayı planlıyordum bu yazıda. Ancak 3 dakikalık uzatma süresi bitmişken, o son kornere izin vermesiyle gruptaki her şeyin gidişatını değiştirdi...

Hepimizin bir süreliğine donup kalmasını sağlayan gol Dinamo Kiev'in bu grupta 90+'larda attığı ilk gol değildi. Gruptaki ilk maçlarında Stoke City'e de uzatmalarda gol atıp, 1 puanı kurtarmışlardı. Bu iki uzatma dakikalarında attıkları gol olmasa, şu an puan durumu 9-4-2-1 olacaktı. Şu an ise 7-5-3-1.

Hala bir şans var. Hala her şey bitmiş değil. Ancak biz İnönü'de 2 maç yapacakken ve Dinamo Kiev 2 deplasmana gidecekken, son 3 maça 1 puan önde girmek iyi bir avantaj olacaktı. Olmadı, avantaj onlara geçti ve 3 Kasım'da oynanacak maç kazanılması şart maçlar kategorisine girdi. Takım, Stoke City deplasmanında iyi oynarken kazanmayı beceremezken, kötü oynadığı bu maçta da adam gibi yenilmeyi başaramadı ve gece her şey simsiyaha bürünerek bitti...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

19 Ekim 2011 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 3.Grup Maçı | Dinamo Kiev - BEŞİKTAŞ

Dinamo Kiev - BEŞİKTAŞ
Tarih: 20 Ekim 2011
Saat: 22:05
Stad: Valeriy Lobanovskiy
Hakem: Milorad Mazic

Geçen sezon 7 yıl aradan sonra Şubat ayına taşınan Avrupa maceramızın noktalandığı yere gidiyoruz bir kez daha. Avrupa Kupaları'nda nadir görülen bir tesadüf ile aynı yıl içinde ikinci kez Kiev yollarında bulduk takımımızı. Üst üste 2.kez Dinamo Kiev ile eşleşme tesadüfüne, İnönü'deki Fenerbahçe maçının yine iki Dinamo Kiev maçının arasına denk gelmesini de yazabiliriz...

Kupanın adı aynı olsa da, kadrolarda ve maçtan beklentilerde değişiklikler mevcut. Şubat ayında Kiev'e gidilirken ne umut vardı içimizde, ne de heves kalmıştı. Bu kez durum farklı. Her ne kadar Kayserispor maçı sonrası moralimiz bozulsa da maç saati yaklaştıkça ister istemez heyecanlanıyoruz. Bir de üzerine umutsuz gidilen Stoke City deplasmanında takımın oynadığı oyun akıllara gelince hayal kurmadan duramıyor insan.

Aşağıdaki fotoğrafta geçen sezon Avrupa Kupası maceramızın bittiği anı görüyoruz ve bugünlerde aynı stadda geleceğimiz bu kez nasıl çizilecek merakla bekliyoruz...

SALDIR BEŞİKTAŞIM!...

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 155.maçına çıkacak. 154 maçta 55 galibiyet, 30 beraberlik ve 69 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 192, yediğimiz gol sayısı 227.

- Dinamo Kiev maçı deplasmanda oynayacağımız 78.Avrupa Kupası maçı olacak. 77 maçta 15 galibiyet, 14 beraberlik ve 48 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 78, yediğimiz gol sayısı 151.

- Takımımız, Dinamo Kiev ile tarihinde 6 kez karşılaştı. Bu 6 maçta 1 kez biz, 4 kez Dinamo Kiev kazandı, 1 maç ise beraberlikle bitti. Bu maçlarda biz 4, Dinamo Kiev 16 gol attı.

- Takımımız, Dinamo Kiev maçıyla birlikte 9.kez bir Ukrayna temsilcisiyle karşılaşmış olacak. Daha önce Ukrayna temsilcileriyle karşılaştığımız 8 maçtan 2'sini kazanıp, 5'ini kaybettik, 1 maçta ise berabere kaldık. Bu 8 maçta toplam 6 gol atarken, kalemizde 20 gol gördük.

- Bu maç takımımızın Ekim ayı içerisinde oynadığı 32.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 31 maçta 6 galibiyet, 8 beraberlik ve 17 mağlubiyet elde ettik. Attığımız 31 gole, rakiplerimiz 43 gol ile karşılık verdi.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Holosko ve Quaresma'nın 5, Almeida ve İbrahim Toraman'ın 3, Ekrem, Ernst, Guti ve Hilbert'in 2, Aurelio, Edu, Egemen, Necip ve Sivok'un ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

30 Eylül 2011 Cuma

3 Puanlık Oyun, Puansız Skor...; 2-1

Maçtan önce 1 puana razı olan bizler, ilk 13 dakikada rakibin üzerimizde baskı kuramamasından ve golü bulmamızdan sonra 1 dakikalığına da olsa galibiyet hayali kurduk. Ancak kendi liginde olduğu gibi, bizden puan almak için de en büyük şansı köşe vuruşları ve taç atışları olan Stoke City, bu artısını iyi kullandı ve çok geçmeden eşitliği sağladı.

Karşılıklı gollerden sonra ilk yarının sonuna kadar göze hoş gelen futbolu oynayan da, orta sahada görmeye alışkın olmadığımız kadar güzel paslaşmayı yapan da bizdik. Uzaktan şutlar dışında tehlikeli atak bulamasak da rakibe ezilmemek ve bunu yaparken iyi oynamak keyif vericiydi.

Aynı tablo ikinci yarının başlarında da devam etti. Sahanın hiç bir yanında, maçın hiç bir anında rakibe ezilmiyorduk. Hatta daha iyi pas yapıyor ve oyunun kontrolünü nispeten elimizde tutuyorduk. Ancak 61.dakika itibariyle 3 oyuncu değiştirme hakkını kullanan Stoke City, maçın gidişatını değiştirmek için bir şeyler denerken, biz ilk 11'imizle devam etmeyi tercih ettik. Haliyle, yavaş yavaş oyundan düşmeye başladık. Bu süreçte Stoke City yavaş yavaş etkinliğini arttırmaya başladı. Topları direkten döndü, daha çok şut çekmeye ve üzerimize gelmeye başladılar. Ernst değişikliği ile 'nihayet' dedikten 2 dakika sonra ise ucuz bir penaltı ile 2-1 öne geçtiler. Takdir haklarını maç boyu rakipten yana kullanan Fransız hakem, penaltıyla da kötü yönetiminin üzerine mum dikmiş oldu böylece.

2-1'den sonra hemen Holosko değişikliği yapılsa ve biz kalan 13 dakikada nispeten hareketli gözüksek de bu gol bulmak için yeterli olmadı. Maç da 2-1 mağlubiyetimizle sonuçlandı.

Bu maçtan akıllarda kalan ise Carvalhal'in bizim adımıza güzel oyunun devamını sağlamak için gerekli hamleleri bir türlü atamamasaydı. Rakip 3 oyuncu değiştirmişken, 75.dakikaya kadar aynı ilk 11 ile oynamak ve takımın oyundan düştüğünü görememek büyük handikaptı. Bir diğer handikapımız ise yan toplarda etkili rakibi, kanatlara inerek geçmeye çalışmamızdı. Quaresma her ne kadar sezonun en iyi performansını gösterse de, ne yazık ki kanatlardan sonuca gitmeye çalıştığımız için tüm çabası boşa çıktı.

Günün sonundaki teselliler ise İsrail'den gelen beraberlik haberi ve takımın maçın genelinde oynadığı pozitif futboldu. Pozitif futbol her ne kadar bize bu maçta 1 puan dahi kazandırmasa da takımın böyle zorlu bir deplasmanda bu kadar güzel oynayabilmesi, Kiev deplasmanı öncesi hepimizi umutlandırdı...

Son olarak; Hep böyle oynayın, canımızı verelim...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

28 Eylül 2011 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 2.Grup Maçı | Stoke City - BEŞİKTAŞ

Stoke City - BEŞİKTAŞ
Tarih: 29 Eylül 2011
Saat: 22:05
Stad: Britannia
Hakem: Antony Gautier

Bazen birkaç cümle, birkaç paragraf yazmaktan çok daha kolay anlatır hisleri. Şu anki hislerimizi, hırsımızı, Perşembe gününü nasıl beklediğimizi aşağıdaki birkaç cümle çok güzel anlatabilir mesela.

Peter Crouch: ''Grubun en iyi takımı olduğumuzu söyleyebilirim. BEŞİKTAŞ maçında çok zorlanacağımızı sanmıyorum. Biz istediğimiz futbolu sahaya yansıtırsak rahat bir galibiyet alırız. Erken gol bulursak belki farka bile gidebiliriz.''

Seni küçümseyenlere dersini ver BEŞİKTAŞIM...

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 154.maçına çıkacak. 153 maçta 55 galibiyet, 30 beraberlik ve 68 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 191, yediğimiz gol sayısı 225.

- Stoke City maçı deplasmanda oynayacağımız 77.Avrupa Kupası maçı olacak. 76 maçta 15 galibiyet, 14 beraberlik ve 47 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 77, yediğimiz gol sayısı 149.

- Takımımız, Stoke City maçıyla birlikte 13.kez bir İngiliz temsilcisiyle karşılaşmış olacak. Daha önce İngiliz temsilcileriyle karşılaştığımız 12 maçtan 3'ünü kazanıp, 6'sını kaybettik, 3 maçta ise berabere kaldık. Bu 12 maçta toplam 7 gol atarken, kalemizde 24 gol gördtük.

- Bu maç takımımızın Eylül ayı içerisinde oynadığı 49.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 48 maçta 19 galibiyet, 8 beraberlik ve 21 mağlubiyet elde ettik. Attığımız 56 gole, rakiplerimiz 73 gol ile karşılık verdi.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Holosko ve Quaresma'nın 5, Almeida ve İbrahim Toraman'ın 3, Ekrem, Ernst ve Guti'nin 2, Aurelio, Edu, Egemen, Necip, Hilbert ve Sivok'un ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

16 Eylül 2011 Cuma

Bir Şey Oynamadan 5-1 Kazanmak...

Maç 5-1 bitmişken bunu yazmak garip olacak belki ama üst seviye top oynamadan kazandık bugün. Bu, ilk golü erken bulmamızdan mı, kritik anlarda yakaladığımız pozisyonların çoğunun golle sonuçlanmasından mı, yoksa Maccabi Tel Aviv'in kötü defans yapışından mı kaynaklandı, bilemiyorum. Ancak skor ne kadar müthiş olsa da, gelecekle alakalı şüphelerin yok olduğunu söylemek mümkün değil.

Şöyle ki, bu maçta bir kez daha görüldüğü üzere bu takım sezon boyunca tüm maçlarda planını en az 2 gol atmak üzerine kurmalı. İlla ki gol yemeden tamamlayacağımız maçlar olacaktır ancak şu bir gerçek ki, biz 1-0'a güvenerek bir maçı bitiremeyiz. Bu maçtaki en büyük şansımız 3. ve 4.golleri, gol yememizin hemen akabinde bulmamızdı. Özellikle 3.golü, golü yedikten hemen sonra atamasaydık, şu an 5-1 kazandığımız için sevindiğimiz maç nerelere gelirdi kim bilir.

Almeida'nın genel olarak gol attığı pozisyonlarda sarfettiği eforu, aşağı yukarı gol sevinçlerinde de sarfetmesi müthiş. Kanım gittikçe ısınıyor kendisine. Bir de 2 gol attığı bu güzel maçta sakatlanmasaydı çok daha iyi olacaktı. Onsuz hem ligde, hem Stoke City deplasmanında gol atmamız daha da zorlaşacak. Quaresma'nın 2.goldeki asistine diyecek hiç bir şey zaten yok! Vatandaşı ve yakın arkadaşı Ronaldo'ya mesaj gönderdi sanki bu asistiyle. Fernandes'in bir ara herkesin başını döndürdüğü pozisyonu da unutmamak gerek tabii ki. Bakkala gönderdiği rakip oyunculardan hala haber alınamıyormuş. :) Edu ise tam bir kapalı kutu. Tribünden bakıldığında futbolcu yerine güreşciye daha çok benziyordu açıkcası. Hal ve tavırlarından Bobo'nun ilk sezonunu hatırlamadım değil hani. Yine de geceyi golle bitirmesi güzeldi. Bir de Alves'i izleyebilsek, güzel olacaktı...

Tribün performansımız özellikle ilk golün erken gelişi ve 2-1'den sonra 3.golü hemen buluşumuzla parallel olarak şekillendi. Sezon bittiğinde 'tribün performansı' değerlendirmesi yaparsak ilk 5'te yer bulacaktır bu maç. Maccabi Tel Aviv'li yetkililerin 150 bilet istediği söylenirken deplasman tribününde sadece 5-10 taraftarın oluşu da şaşırtıcıydı.

Her şey bir yana, bu maça futboldan başka anlamlar yükleyen ve yapacağı eylemlerle takımımızın ceza almasını dahi sağlayabilecek kişilerin bir şekilde önlenmesi ve maçın olaysız sona ermesi güzel oldu.

Bu maçın Sarajevo ve Vaduz maçlarından sonra 5 gol atarak kazandığımız 3.Avrupa Kupası maçımız olduğunu da belirtelim... Artık gözler lider olarak gideceğimiz Stoke City deplasmanında...

Bu da 5-1'den sonra uefa.com'dan gelen manşet jesti... (Almeida olsaydı daha çok sevinirdik, o ayrı...)

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

14 Eylül 2011 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 1.Grup Maçı | BEŞİKTAŞ - Maccabi Tel Aviv

BEŞİKTAŞ - Maccabi Tel Aviv
Tarih: 15 Eylül 2011
Saat: 20:00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Vladislav Bezborodov

Bundan önceki Avrupa Kupası kura çekimlerinde genelde zorlu ekiplerle eşleşirdik. Buna alışmak zor olsa da, son yıllarda bu durumu iyice benimsemiştik. Ancak biz, kura şanssızlıklarında da yeni bir boyuta geçtik. Bu kez hem futbol olarak zor bir grubun, hem siyasi boyutuyla problem yaratabilecek bir eşleşmenin içerisine düştük. Türkiye-İsrail arası ilişkilerin devlet bazında en gergin olduğu günlerde Maccabi Tel Aviv'i İstanbul'da ağırlayacak olmak, kura şanssızlığımızın tuzu biberi oldu.

Bu eşleşme, birçok tehlikeyi de beraberinde getirdi. Perşembe günü stadda nasıl bir ortam olacağını, ne tür olaylar çıkacağını şu an için kimse kestiremiyor. BEŞİKTAŞlı olmayan, kendini bir takım ideolojilere adamış birçok insanın rakip sadece İsrail takımı olduğu için stadda yer alabileceği konuşuluyor. Bu konudaki kötü referans ise Ankara'da geçtiğimiz yıllarda Türk Telekom'un bir İsrail ekibiyle aynı sebeple oynayamadığı basketbol maçı.

Futbolun konuşulmadığı, bir futbol maçının politik unsur haline getirildiği bu ortamda, hali hazırda formsuz olan takımımızın daha çok etkilenmeden 3 puanı alabilmesi umuduyla...

Bu arada Perşembe günü 28.yaş gününü kutlayacak Tomas Sivok'un da doğum günü kutlu olsun...

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 153.maçına çıkacak. 152 maçta 54 galibiyet, 30 beraberlik ve 68 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 186, yediğimiz gol sayısı 224.

- Maccabi Tel Aviv maçı Türkiye'de evsahipliğini yapacağımız 76.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 75 maçta 39 galibiyet, 16 beraberlik ve 20 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 109, yediğimiz gol sayısı 73.

- Takımımız, Maccabi Tel Aviv maçıyla birlikte 3.kez bir İsrail temsilcisiyle karşılaşmış olacak. Takımımız, daha önce 1999/2000 sezonunda Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Hapoel Haifa ile eşleşmişti. İnönü'deki ilk 1-1, Haifa'daki ikinci maç ise 0-0 sona ermiş, rakibimiz deplasmanda atılan gol avantajıyla turu geçmişti.

- Bu maç takımımızın Eylül ayı içerisinde oynadığı 48.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 47 maçta 18 galibiyet, 8 beraberlik ve 21 mağlubiyet elde ettik. Attığımız 51 gole, rakiplerimiz 72 gol ile karşılık verdi.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Holosko ve Quaresma'nın 5, İbrahim Toraman'ın 3, Ekrem ve Ernst ve Guti'nin 2, Almeida, Necip ve Hilbert ve Sivok'un ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Futbol | Avrupa Ligi E Grubu 2011/2012 Fikstürü

3 rakibimizin de torbalardan istediğimiz takımlar olmadığını belirterek başlayalım önce. Geçen sezon nispeten dişimize göre bir kura çekmiştik. Bu sezon tekrar alışık olduğumuz kuralara döndük.

Dinamo Kiev
Birinci torbadan Dinamo Kiev'in gelmesi bir rövanş şansı aslında. 'Dişe diş, kana kan, intikam intikam' naraları ile gaza gelebiliriz mesela bu 2 maç öncesi. Ancak Ukrayna takımlarıyla olan son iki tecrübemiz Dinamo Kiev'i veya o ekolden bir takımı istemememiz için yeterli bir sebepti. Olmadı...

Stoke City
Neyse dedik, 3. ve 4.torbalardan dişimize göre takımlar gelirse çok da sorun olmaz Dinamo Kiev'in çekişimiz. Bunu düşünürken 5.torbadan Tottenham'ı, 4.torbadan Vfl Wolfsburg'u çektiğimiz sezonları unutmuş numarası yapıyorduk tabii ama o numara da yemedi. Önce 3.torbadan İngiliz Stoke City geldi. Şampiyonlar Ligi arenasında, Chelsea'yi, Liverpool'u, Manchester United'ı yenebilmiş bir takım için büyük sorun olmayabilir belki Stoke City ilk bakışta. Ancak İngiliz takımlarının da bize genelde ne kadar ters geldiğini de biliyoruz hani.

Maccabi Tel Aviv
Ve son torba. Bari buradan Malmö-Shamrock-Aek Larnaca cinsi bir takım çıksın diyorduk ancak bu isteğimiz de boğazımızda kaldı. Play-off turunda Panathinaikos'u eleme başarısını gösteren Maccabi Tel Aviv çıktı burada da karşımıza. Yine yenebileceğimiz bir takım gibi gözüküyor aslında Maccabi Tel Aviv ama bu kez de Türkiye-İsrail arasındaki politik sorunlar nedeniyle maçların gergin geçecek oluşu aklımıza geliyor. Özellikle İsrail'de oynayacağımız maç, 5.maçken ve kritik bir dönemde oynanacakken bu deplasman kötü oldu sanki.

Tüm bunların üzerine bir de lig maçlarının kısa bir sürece sıkıştırılmış oluşunu unutmamak lazım. Çok yoğun bir maç programı bizi bekliyor ve bu yoğun program ya lig ya Avrupa mücadelemize fazlasıyla negatif etki edecektir. Bakalım biz bu dezavantajları ne denli avantaja çevirebileceğiz...

1.Maç (15 Eylül Perşembe)
BEŞİKTAŞ - Maccabi Tel Aviv
2.Maç (29 Eylül Perşembe)
Stoke City - BEŞİKTAŞ
3.Maç (20 Ekim Perşembe)
Dinamo Kiev - BEŞİKTAŞ
4.Maç (3 Kasım Perşembe)
BEŞİKTAŞ - Dinamo Kiev
5.Maç (1 Aralık Perşembe)
Maccabi Tel Aviv - BEŞİKTAŞ
6.Maç (14 Aralık Çarşamba)
BEŞİKTAŞ - Stoke City

26 Ağustos 2011 Cuma

Avrupa Ligi Grup Kura Çekimi

İlk torbanın son 4 takımından birini çekersek güzel olur. Kopenhag, AZ, Anderlecht veya Twente, hem sahada daha başabaş mücadele edebileceğimiz, hem tribün anlamında üstünlük sağlayabileceğimiz takımlar olarak göze çarpıyor.

1. ve 2.torbadan elenen takımların yerini Athletic Bilbao, Udinese ve Lazio gibi takımlar alınca 3.torbadaki tehlikeli takım sayısı azalsa da, hala sorun çıkartabilecek başka takımlar bulunuyor. Mesela Birmingham City, Stoke City, Rennes veya Hannover 96 gibi. Bu takımların ortak özelliği büyük futbol ülkelerinin takımları olmaları. Bu yüzden bu torbadaki ilk tercih RB Salzburg, Austria Wien veya Rapid Bükreş olacaktır.

Son torbada ise tehlikeli takım sayısı nispeten daha az. Özellikle Maribor, Aek Larnaca, Malmö ve Shamrock Rovers 'bizi çekin bizi çekin' diyerek göz kırpan takımlar.

Sonuç olarak istenen grup: Anderlecht, Austria Wien, Aek Larnaca olabilir.

Tahmin ettiğim ise Tottenham, FC Zürih, Legia Varşova

Takımımıza hayırlı olsun...

İmkansızı Başarmaya Ramak Kala... 2-0

Maç öncesi ilk 15-20 dakikada rakibin direncini arttıracak bir gol yemememiz gerektiğini yazmıştım. İstediğimiz oldu, ilk 15-20 dakikayı kazasız belasız atlattık. Hatta son 10 dakikaya kadar çok da rahattık skor açısından. Cılız birkaç atağından başka çok net bir pozisyonu yoktu rakibin. İlk yarının uzatma dakikalarında kaçırdıkları bir pozisyona 'net' diyebiliriz belki. Ancak BEŞİKTAŞ için Avrupa'da imkansız yoktur. Bunu Valerenga'larla, 70'lerde ise Steagul Roşu'larla birkaç kez tecrübe de etmiştik. İlk maçtan elimizde 3-0 gibi net bir skor olmasa, ilk maçın son 15 dakikasındaki 2 gol olmasa, dün de bir yenisini ekleyebilirdik bu tecrübelere.

Hava koşulları, yağmurun etkisiyle berbat bir hal alan saha koşulları, hakemin facia oluşu ve kadromuzdaki eksikler illa ki çok önemli sebepler. Ancak takımın genel görüntüsünün de iç açıcı olmadığını belirtmek lazım. Guti'nin dikine oynama isteği her ne kadar güzel olsa da, 90 dakika boyunca ciddi bir pozisyona giremeyişimiz düşündürücüydü. Bunun üzerine İbrahim Toraman'ın sorumsuzluk sayılabilecek hareketi sonrası 10 kişi kalışımız ve akabinde 2.golü yiyişimiz her şeyi daha da zorlaştırdı bizim adımıza. Bu arada Guti'nin oyundan çıkar çıkmaz soyunma odasına gidişi de keyfimizi kaçırdı tabii. Neyse ki, bu kez direkten döndük.

Artık bu maç ve tur geride kaldı. İte kaka gruplara kalmayı başardık ve dün son 10 dakikada yaşanan şoku da atlatmış olarak 1.5 saat sonraki kura çekimini bekliyoruz...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

24 Ağustos 2011 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi Play-off 2.Maçı | Alania Vladikavkaz - BEŞİKTAŞ

Alania Vladikavkaz - BEŞİKTAŞ
Tarih: 25 Ağustos 2011
Saat: 20:00
Stad: Spartak Cumhuriyet
Hakem: Alexandru Dan Tudor

İlk maçta elde ettiğimiz 3-0'lık avantaj sonrası rahat bir 90 dakika geçirmeyi umut ediyoruz. Bunun için özellikle ilk 15-20 dakikada rakibin direncini ve umutlarını arttıracak bir hata yapmamamız lazım (Bakınız: Türkiye Kupası yarı final rövanşı maçı, Gaziantepspor'un erken dakikalarda 1-0 öne geçişi). Eğer ilk dakikalarda rakibin kurmaya çalışacağı olası baskıyı atlatabilirsek her şey çok daha kolay olacaktır. Oyunda dengeyi kurduktan sonra İnönü'deki 3.golde olduğu gibi kontra atakla bir de gol bulursak fazlasıyla rahatlarız (burası için de Sheriff deplasmanı örnek olabilir).

32bin kişilik görünümü fena olmayan bir stadda oynayacağız yarın. Ancak stadın doluluk oranı ne olur kestirmek zor. 90 dakika sonunda turu geçen biz olalım ve maçtan hemen sonra Cuma günkü kura çekiminin heyecanını yaşamaya başlayalım...

SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 152.maçına çıkacak. 151 maçta 54 galibiyet, 30 beraberlik ve 67 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 186, yediğimiz gol sayısı 222.

- Alania Vladikavkaz maçı deplasmanda oynayacağımız 76.Avrupa Kupası maçı olacak. 75 maçta 15 galibiyet, 14 beraberlik ve 46 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 77, yediğimiz gol sayısı 147.

- Takımımız, Alania Vladikavkaz rövanş maçıyla birlikte 7.kez bir Rus temsilcisiyle karşılaşmış olacak. Daha önce Rus temsilcileriyle karşılaştığımız 6 maçtan 3'ünü kazanmış, 2'sini kaybetmiş, 1 maçta ise berabere kalmıştık. Bu 6 maçta toplam 12 gol atarken, kalemizde ise 6 gol görmüştük.

- Bu maç takımımızın Ağustos ayı içerisinde oynadığı 23.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 22 maçta 16 galibiyet, 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet elde ettik. Attığımız 47 gole, rakiplerimiz 12 gol ile karşılık verdi.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Holosko ve Quaresma'nın 5, İbrahim Toraman'ın 3, Ekrem, Ernst ve Guti'nin 2, Almeida, Necip, Hilbert ve Sivok'un ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

19 Ağustos 2011 Cuma

Gruplara Dev Adım... 3-0

Mevzu bahis Avrupa Kupaları'nda mücadelemiz ise her zaman rahat olunmuyor. Bu yüzden bu maça da temkinli yaklaştım. Neyse ki, bu maçı bir sürprize uğramadan ve işi rövanşa bırakmayacak bir skorla kazanmasını bildik. Bundan sonra elenmemiz için büyük bir mucize gerekiyor Alania Vladikavkaz'a.

Takımın ve tribünün sezona hazır olduğunu söylemek zor olsa da, zorlanmadan ve rakibe maçla ilgili ümit vermeden 3-0 gibi net bir skorla kazanmak güzeldi. Tribünler beklediğimden daha doluydu. Ancak tribünün sahaya etkisi alıştığımız düzeyde değildi. Yine de maçın 10-15 dakikasında etkili olduğumuz söylenebilir.

Takımın hazır olmamasına ayak uydurmayan tek oyuncu Ernst'ti diyebiliriz. Her zaman bildiğimiz gibiydi, aldı, verdi, kademeye girdi, hücuma çıktı. Ben yoruldum onu izlerken, o yorulmadı. Simao'nun hepimizi üzen sakatlığı, Guti'nin bazı basit pas hataları, Egemen'in yürek hoplatan geri pası, Mustafa'nın istekli ama 'şimdilik' hazır olmadığını düşündürten görüntüsü, Almeida'nın maçın son 10-15 dakikasında adeta tüm enerjisinin tükenmesi ancak 88.dakikada gol atması ve Fernandes'in şık hareketleri diğer atlanmaması gereken şeyler. Bu arada lehimize çalınan penaltının, penaltı olmadığını da yazmak lazım.

Gol sevinçlerinde yaptıkları jestler tribünden görünmese de, şimdi farkediyoruz ki hem Guti hem Almeida hepimizi memnun edecek hareketler de bulunmuşlar. İkisine de helal olsun...

Ve son olarak maç öncesi Kapalı tribün girişinin karşısında açılan pankartı es geçmemek gerekiyor. Önce BEŞİKTAŞ üyeleri çok güzel bir pankartla kombine protestolarını dile getirdiler...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler

17 Ağustos 2011 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi Play-off 1.Maçı | BEŞİKTAŞ - Alania Vladikavkaz

BEŞİKTAŞ - Alania Vladikavkaz
Tarih: 18 Ağustos 2011
Saat: 21:00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Stanislav Todorov


Her ne kadar şike soruşturması keyfimizi kaçırsa ve yakın gelecekle ilgili aklımızı karıştırsa da, BEŞİKTAŞ'ı İnönü'nün çimlerinde görecek olmanın güzelliğini hiç bir güç gölgeleyemez. İnönü'de son maçımızı oynadığımız 15 Mayıs 2011 tarihinin üzerinden tam 95 gün geçti. ve bu yüzden takıma, armaya ve resmi maç atmosferine dair hasret çok büyük. Çok şükür ki bu hasret yarın sona eriyor...

Rakip geçen sezonun Rus Kupası finalisti Alania Vladikavkaz. Genelde defansif başarıları ile dikkat çeken bir takım. Yarın öncelikli hedeflerinin maçı 0-0'a bağlamak olacağı aşikar. Daha sonra kontralarla sürpriz bir gol bulma arayışında olacaklardır. Bu açıdan bu takımla oynayacağımız 2 maç, 2007/08 sezonunun başında Sheriff Tiraspol ile oynadığımız maçlara benzeyebilir.

İnönü'de gol yenilmeden kazanılacak 2 farklı galibiyet muhtemelen tur için yeterli olacaktır. Ancak deplasmanda karşılaşacağımız ortamı bilmediğimiz için ne kadar iyi bir skor elde edersek bizim için o kadar iyi...

Aylardır hasretin biteceği günü beklememizin şerefine SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 151.maçına çıkacak. 150 maçta 53 galibiyet, 30 beraberlik ve 67 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 183, yediğimiz gol sayısı 222.

- Alania Vladikavkaz maçı Türkiye'de evsahipliğini yapacağımız 75.Avrupa Kupası maçı olacak. 74 maçta 38 galibiyet, 16 beraberlik ve 20 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 106, yediğimiz gol sayısı 73.

- Takımımız, Alania Vladikavkaz maçıyla birlikte 6.kez bir Rus temsilcisiyle karşılaşmış olacak. Daha önce Rus temsilcileriyle karşılaştığımız 5 maçtan 2'sini kazanmış, 2'sini kaybetmiş, 1 maçta ise berabere kalmıştık. Bu 5 maçta toplam 9 gol atarken, kalemizde ise 6 gol görmüştük.

- Bu maç takımımızın Ağustos ayı içerisinde oynadığı 22.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 21 maçta 15 galibiyet, 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet elde ettik. Attığımız 44 gole, rakiplerimiz 12 gol ile karşılık verdi.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Holosko ve Quaresma'nın 5, İbrahim Toraman'ın 3, Ekrem ve Ernst'in 2, Guti, Necip ve Hilbert'in ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2011/2012 Avrupa Ligi - 2011/12 İstatistikler