Uefa Avrupa Ligi 2010/11 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uefa Avrupa Ligi 2010/11 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2011 Cuma

Bu Rüyanın Sonu Böyle Olmamalıydı... 4-0

Vikingur maçıyla İnönü'de başlayan, daha sonra Çek Cumhuriyeti ve Helsinki'de şekillenen, Avusturya, Portekiz ve Bulgaristan'da heyecanına kapınılan, Guti'nin açıklamasıyla dillere düşen kupa rüyası böyle bitmemeliydi. Mevzu, elemek-elenmek değil. Mevzu, Avrupa Kupası tarihimizde bir çok rekorun kırıldığı 14 maçlık maeranın toplamda 8-1'lik skor ile bitmesi.

Çok acı şekilde biten bu macera son perdesinde de bir şeyler öğretmeye devam etti bize yalnız. Mesela bu maçtan sonra sezon sonuna kadar Necip'in kadrodan her kesildiği maç, çok büyük bir eksi'dir Schuster'in hanesinde bizim için. Necip, sezon sonuna kadar formayı sürekli giymesi gereken ve bunu sonuna kadar hakedendir. Necip'in yanısıra İsmail'i, Onur'u ve diğerlerini de olabildiğince fazla görmeliyiz artık sahada. Kupa maçlarını bilmem ama lig maçlarında bu gençler sahada olmalı artık.

Bu arada ilk maçtaki kötü skora rağmen tribünde yerini alan, dondurucu soğukta 90 dakika takımı destekleyen, skor 4-0 olmasına rağmen maçın son dakikalarında gündoğdu'yu söylemekten vazgeçmeyen tüm taraftarlarımızın da ayaklarına, yüreklerine sağlık...

2010/2011 sezonu Avrupa Kupası maceramızı 9.92 puanla ve 14 maçta elde edilen 9 galibiyet, 2 beraberlik, 3 mağlubiyet, 27-15 atılan-yenilen golle kapattık. Gelecek senelerde daha iyilerini başarabilmek umuduyla...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

24 Şubat 2011 Perşembe

UEFA Avrupa Ligi Son 32 2.Maçı | Dinamo Kiev - BEŞİKTAŞ

Dinamo Kiev - BEŞİKTAŞ
Tarih: 24 Şubat 2011
Saat: 22:05
Stad: Valeriy Lobanovskiy
Hakem: Tony Chapron

Umut yok denecek kadar az. İlk maçta elde edilen skordan sonra nasıl umut besleyebiliriz ki zaten? Hani 1-3'ken bir gol bulabilseydik veya maçı 1-3 bitirebilseydik bir nebze umutlu olurduk. İlk maç İnönü yerine, Kiev'de oynanmış olsa ha keza yine umutlanabilirdik. Ancak biz gittik en kötü senaryoyu seçtik ve oynadık, haliyle umutlarımızı da tükettik.

Ancak umudun olmaması hayal kurmayacağımız anlamına gelmiyor tabii. Bu sevdaya gönül kaptırmış her insan maçtan bir gece evvel başını yastığa koyduğunda tatlı bir hayal kurmuştur bu maç ile ilgili. Kimi 0-4 kazanmayı, kim 120 dakikayı 1-4 bitirip penaltılarla turu geçmeyi, kimi ise 2-5 kazanıp turlamayı hayal etmiştir. Hayaller öyle hoş bir his yaşatırlar ki kısa süreliğine, kurmadan edemezsin. Ben de o hayali kuruyorum şu dakikalarda...

Umutları ve hayalleri bir kenara bırakırsak, bu maçın başka bir önemi daha var. Turu geçemesek dahi olası bir galibiyet veya beraberlikle alınabilecek puanlar gibi. Avrupa Kupası puanımızı İstanbul'daki Rapid Viyana maçı öncesi nasıl önemsiyorsak, aynısı bu maç için de geçerli. Maç başladıktan bir süre sonra formalite maçına dönüşse de, bizim burada yenilmeyerek Avrupa Kupası puanımıza bir şeyler katmamız gerekiyor.

Son olarak, geçen sezon Şampiyonlar Ligi'ndeki son Cska Moskova maçında bir süreliğine söylenen tezahuratla bitirelim yazıyı... ''UEFA'Yİ SİTTİR ET, SALDIR BEŞİKTAŞ!''

- Takımımız, Dinamo Kiev ile tarihinde 5 kez karşılaştı. Bu 5 maçta 1 kez biz, 3 kez Dinamo Kiev kazandı, 1 maç ise beraberlikle bitti. Bu maçlarda biz 4, Dinamo Kiev 12 gol attı.

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 150.maçına çıkacak. 149 maçta 53 galibiyet, 30 beraberlik ve 66 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 183, yediğimiz gol sayısı 218.

- Dinamo Kiev maçı deplasmanda oynayacağımız 75.maç olacak. 74 maçta 15 galibiyet, 14 beraberlik ve 45 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 77, yediğimiz gol sayısı 143.

- Takımımız, bu sezon deplasmanlarda oynadığı maçlarda hiç yenilmedi. Oynadığımız 6 maçta 4 galibiyet 2 beraberlik elde ederken, gollerde de rakiplerimize 14-4 üstünlük kurduk.

- Bu maç takımımızın Şubat ayı içerisinde oynadığı 5.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 4 maçta 1 galibiyet, 3 mağlubiyet elde ettik. Attığımız 7 gole, rakiplerimiz 10 gol ile karşılık verdi.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Bobo'nun 12, Nihat'ın 6, Quaresma'nın 5, Nobre'nin 4, İbrahim Toraman'ın 3, Ekrem ve Ernst'in 2, Guti, Hilbert ve Necip ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

17 Şubat 2011 Perşembe

Hayaller, Hayal Olarak Kaldı... 1-4

Bir hayalimiz vardı Avrupa'da. Yıllar sonra Şubat ayında kupada mücadele edecek olmanın verdiği heyecanla kurulan hayaller. İnönü'de Vikingur ile başlayıp, Dublin'de bitiyordu. Olmadı, bugün İnönü'de bitti.

Bir beklentimiz vardı Avrupa'da. Ligde son 3 maçında 1 puan almış takımımızdan, Avrupa'da bizim sevindirmesini istiyorduk. Avrupa'ya tutunmak, Avrupa'da mutlu olmak istiyorduk. Olmadı, tüm beklentiler boşa çıktı bugün.

Bir isteğimiz vardı Schuster'den. Oyuncu seçimlerinde dikkatli olması, seçici davranması gibi. 6-7 aydır birlikte çalıştığı oyuncuları daha iyi analiz etmesi, bizim tuhaf karşılayacağımız değişiklikler yapmaması gibi. Olmadı, Erhan-Ernst değişikliğiyle gördük isteiğimizin boş olduğunu.

Bir İnönü kalemiz vardı Avrupa'da. Birçok Avrupa devinin gelip, zor anlar yaşadığı. Kazansalar dahi bunu kolay başaramadıkları. O kale de düştü artık. Wolfsburg ve Porto'dan son 2 sezonda yenilen 3'er golden sonra bugün Dinamo Kiev'den yenilen 4 gol, son darbe oldu.

Bir tribün vardı, sadece Avrupa değil her kulvarda güvendiğimiz. O da bugün kötü durumda olduğunun sinyallerini verdi. Değer, gelenek bilmeden kendini desarj etme derdinde olanlarla, çelişkili tezahuratlar ve davranışlarda bulunanlarla doldu.

Bir yönetim vardı, taa Seba zamanında. Nerede ne yapması gerektiğini bilen, boş boş konuşmayan, haddini hududunu bilen, başkalarıyla uğraşmayan, yaptığı transferlerle günde 3 defa övünüp, her açıklamasında 'dünya bizi izliyor, kıskanıyor' demeyen.

İki ay boyunca beklenmişti bu hafta. Galatasaray-Cska Sofya-Bursaspor maçlarının oynandığı haftadan da fazla beklenmişti sabırsızlıkla. Başlangıcı, sonunu da berbat eden bir hüsran oldu. Yok olan beklentiler ve hayallerden ise her hayalkırıklığında olduğu gibi sadece bir cümle kaldı geriye: BU SEVDADAN VAZGEÇERSEK, ALLAH BELAMIZI VERSİN...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

16 Şubat 2011 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi Son 32 1.Maçı | BEŞİKTAŞ - Dinamo Kiev

BEŞİKTAŞ - Dinamo Kiev
Tarih: 17 Şubat 2011
Saat: 20:00
Stad: BJK İnönü
Hakem: Pedro Proenca

Avrupa Kupaları'nda toplam 148 maça çıkmışız ancak bunların sadece 8'i sezonun ikinci kısmında. Avrupa'daki heyecanımızı Şubat sonrasına taşımakta sıkıntı çektik ezelden beri. Bunu son başardığımızda sene 2004'tü ve Valenciya'ya elenerek, kupaya veda etmiştik. 7 yıl sonra yine bir Şubat ayında hala Avrupa Kupaları'ndayız ve bir tur geçtiğimiz takdirde, Mart ayını da göreceğiz.

Bu sezon, elemelerde HJK Helsinki, gruplarda ise Porto, Cska Sofya ve Rapid Viyana üçlüsü gibi yakın geçmişte karşılaştığımız takımlarla eşleşmiştik. Bu turda eşleştiğimiz Dinamo Kiev de daha önce 2 kez eşleştiğimiz bir takım. Bu 3.raund ve durum şu an 1-1. Bu arada bizim, Dinamo Kiev'i elemeli maçlarda eleyebilen tek Türk takımı olduğumuzu da yazalım.

Ligden, 3 maçtır yaşadığı puan kayıpları nedeniyle kopan ve bir anda hedefsiz kalan takımımız için Avrupa Kupaları'ndan iyi hedef olamaz. Bu turdan sonra karşımıza çıkacak takımın kim olacağını düşünmeden, Şubat ayında hala Avrupa arenasında oluşumuzun da keyfini çıkarta çıkarta bu turu geçmemiz lazım. Bu taraftar, hem bu kadroyu daha çok izlemeyi, hem de bu kadroyla daha çok heyecan yaşamayı hakediyor.

Yeni transferlerimizden Simao ve Fernandes yok ancak bu eksiklerin yanısıra ligde bizi ikilemlerde bırakan yabancı sınırlaması da yok. Özellikle son İbrahim Üzülmez olayının takıma ne kadar etki edeceği de önemli. Bakalım, maç eksiği olan Ferrari, İbrahim Toraman'a tercih edilecek mi? Yoksa defans kurgumuz aynı şekilde mi olacak? Hilbert yine açık mı oynayacak, yoksa bek mi oynatılacak? Orta sahada kimler yer alacak, Schuster forvette kimleri tercih edecek? Bu soruların cevabını belki de Schuster bile şu an bilmediği için, ben en iyisi istediğim kadroyu yazayım ve yazının bu kısmını sonlandırayım: Hakan, Hilbert, Ferrari, Sivok, İsmail, Aurelio, Necip, Ernst, Guti, Quaresma, Almeida

Ligdeki puan kayıplarının yarısını sarmak ve bizleri sevindirmek için SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Dinamo Kiev ile tarihinde 4 kez karşılaştı. Bu 4 maçta 1 kez biz, 2 kez Dinamo Kiev kazandı, 1 maç ise beraberlikle bitti. Bu maçlarda biz 3, Dinamo Kiev 8 gol attı.

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 149.maçına çıkacak. 148 maçta 53 galibiyet, 30 beraberlik ve 65 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 182, yediğimiz gol sayısı 214.

- Dinamo Kiev maçı Türkiye'de evsahipliğini yapacağımız 74.maç olacak. 73 maçta 38 galibiyet, 16 beraberlik ve 19 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 105, yediğimiz gol sayısı 69.

- Bu maç takımımızın Şubat ayı içerisinde oynadığı 4.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 3 maçta 1 galibiyet, 2 mağlubiyet elde ettik. Gollerde ise 6-6'lık bir eşitlik söz konusu.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Bobo'nun 12, Nihat'ın 6, Nobre ve Quaresma'nın 4, İbrahim Toraman'ın 3, Ekrem ve Ernst'in 2, Guti, Hilbert ve Necip ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

17 Aralık 2010 Cuma

Arefe'yi Görmek Bayram'ı Görememek...

Dinamo Kiev, tribün ve rövanştaki hava şartları yüzünden çıkmasını istemediğim bir takımdı. Çıktı, Zenit'e, diğer Rus kulüplerine, İngilizlere göre nispeten iyi kura dedik. 2002/2003'ten kalma güzel bir anı da var hem de hafızalarda...

Ancak kendi kendimize hesaplar yaparken bir üst turda Aris-Manchester City'i gördük. Dinamo Kiev'i geçmemiz kesinmişcesine bir üzüntü duymaya başladık. Arefe'yi gördük, bayramı görmemiz tehlikeye girdi ama biz alışkınız bu duruma nasılsa...

17 Şubat: BEŞİKTAŞ - Dinamo Kiev
20 Şubat: BEŞİKTAŞ - Fenerbahçe
24 Şubat: Dinamo Kiev - BEŞİKTAŞ
Hayırlısı olsun...

Avrupa Ligi Son 32 ve Son 16 Kura Çekimi

Şahsen benim için bir lig maçı kadar heyecanlıdır kura çekimleri, hele hele Avrupa Kupası kura çekimiyse. Önce torbalar belirlenir, ardından muhtemel rakipler. Kura çekimi başlamadan önce takım elbiseli amcaların işe yaramayan konuşmaları da olmasa, çok daha güzel olur ya, neyse...

Son olarak sıra kura çekimine gelir. Hep ürkerim ilk çekilen takım biz olacağız diye. O heyecanı uzun uzun yaşamak gibisi varken, ilk eşleşmede yer almak can sıkar. Vakit ilerledikçe rakip sayısı da azalır, seçenek sayısı da. O çıksın, bu çıkmasın derken, her küreden top çekildiğinde heyecan bir süreliğine artar. Arada da 'ulan bu bize çıksaydı be' ve 'oh be bundan yırttık' cümleleri sarfedilir...

Velhasıl, biz bu heyecanı çok yaşadık bu sezon. 2.ön elemeden kupaya girmemizle beraber baya kura çekimi eskittik. Turlar geçtikçe kura çekiminin önemi de, heyecanı da artıyor tabii ki. Grup kura çekiminde ilk kez gruplardan çıkmanın hesabını yapıyorduk, buna göre bir rakip istiyorduk. Şu saatlerde ise bizi son 16'ya, hatta çeyrek finale taşıyacak eşleşmenin peşindeyiz...

15 muhtemel rakibimiz var. Araların çok kuvvetli takımlar da var, dişimize göre olanlar da. Herşeyden önce Şubat'ta Avrupa'da kalmak güzel bir kere ama hani şu Şubat'ı, Mart'a, Nisan'a itelesek fena olmaz mı?

Çıkmasını isteyeceğim takımlar: Ajax, Bayer Leverkusen, Paris SG, PSV Eindhoven, Stuttgart, Twente
Çıkmasını istemeyeceğim takımlar: Braga, Cska Moskova, Dinamo Kiev, Liverpool, Manchester City, Spartak Moskova, Sporting Lizbon, Villareal, Zenit St.Petersburg.

Tahminim ise Zenit St.Petersburg ya da Dinamo Kiev yönünde... Son 16'da ise Paris Saint Germain veya Bayer Leverkusen karşımıza çıkar...

16 Aralık 2010 Perşembe

Keyfini Çıkarta Çıkarta... 2-0

Okul, sınav, final dönemi derken yazılar geç kaldı biraz. Geç olsun, güç olmasın...

Formalite bir Avrupa Kupası maçını dahi yadırgıyorken, bir de ilk yarıda 2 farklı öne geçtik. İkinci yarı tribün makara yaparak, takım maçı rolantiye alarak geçirdi maçı. Geçmiş maçların aksine 2-0'dan sonra gol yiyip, strese de girmedik. Avrupa Kupası puanımıza +2.000 kattık.

Kura çekimi sonrası asıl önemli maçların Rapid Viyana ve Cska Sofya maçları olduğunu biliyorduk. Avrupa Kupası tarihimiz boyunca bu tür favori çıkılan maçlarda ne acılar çektiğimizi hepimiz biliyoruz. Ancak bu takım, o hikayeyi de kendi lehine çevirdi. 3. ve 4.torbadan gelen takımlara karşı 4 maçta 12 puan elde edildi. Bir sürpriz yaşanmadı, aksine deplasmanlardaki makus talihte yıkıldı.

Artık bizden daha güçlülerle oynama vakti geldi. 7 yıl sonra Şubat ayında Avrupa Kupaları'nda devam ediyorz olacağız, hem de tek başımıza. Bunun tadını çıkarmak lazım, hem de 2 ay boyunca...

Pankart müthiş, destek müthiş, Guti müthiş. Seni yemeye çalışan basına karşı, sen ne yaparsan yap arkandayız Guti. Senin gibi güzellikleri çok sık göremiyoruz bu topraklarda. Bu toprağın insanı her ne kadar bunun farkınavaramasa da, biz sana sahip de çıkarız, destek de oluruz...

Quaresma ve Ernst... Gol atmak bir insana ancak bu kadar yakışır... Sizleri de seviyoruz.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

15 Aralık 2010 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 6.Grup Maçı | BEŞİKTAŞ - Rapid Viyana

BEŞİKTAŞ - Rapid Viyana
Tarih: 15 Aralık 2010
Saat: 22:05
Stad: BJK İnönü
Hakem: Peter Rasmussen

Kaderde, Avrupa Kupaları'nda 'pozitif' anlamda formalite maçına da çıkmak varmış. Vay be diyor insanın ilk bakışta. İlk kez UEFA Kupası/Avrupa Ligi gruplarından çıktığımız bu sezon, vize işlemlerini son maça bırakmamamız çok güzel oldu. Halbuki bizzat ben, kuralar çekildikten sonra turu garantileyememiş olacağımızı düşünerek son maçın İnönü'de olmasını istemiştim. Meğer buna gerek bile yokmuş...

Bunun dışında farklı anlamlar da taşıyor bu maç tabii ki. Mesela 21 Ekim'den sonra İnönü'de oynanacak ilk Avrupa Ligi maçı bu maç. Yaklaşık 2 ay önce en son FC Porto'ya yenilmiştik ancak ondan sonraki iki maçtan 4 puan çıkartmayı başarmıştık. Bir diğer güzellik, Quaresma'nın Schuster tarafından oynatılacağının söylenmesi. Özledik Cigano'yu, hem de çok...

Son olarak üzücü bir özellik var. O da 2 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezamız nedeniyle bu maçın, ilk yarının İnönü'deki ve son taraftarlı maçı olması. Kapalı'nın o maça damga vuran performanslarını, etkisini, güzelliğini görmek için yaklaşık 5-6 hafta beklememiz gerekecek.

Avrupa Kupası istatistiğimizi düzeltmek için, Eskişehirspor yenilgisinin moral bozukluğunu atmak için ve belki de en önemlisi Avrupa Kupası puanımıza puan katabilmek için SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Rapid Viyana ile tarihinde 7 kez karşılaştı. Bu 7 maçta 2 kez biz, 4 kez Rapid Viyana kazandı, 1 maç ise beraberlikle bitti. Bu maçlarda biz 6, Rapid Viyana 14 gol attı.

- Takımımız, Çarşamba günü Avrupa Kupaları'ndaki 148.maçına çıkacak. 147 maçta 52galibiyet, 30 beraberlik ve 65 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 180, yediğimiz gol sayısı 214.

- Rapid Viyana maçı Türkiye'de evsahipliğini yapacağımız 73.maç olacak. 72 maçta 37 galibiyet, 16 beraberlik ve 19 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 103, yediğimiz gol sayısı 69.

- Bu maç takımımızın Aralık ayı içerisinde oynadığı 13.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 12 maçta 2 galibiyet, 4 beraberlik ve 6 mağlubiyet elde ettik. Gollerde ise durum 14-19 aleyhimize.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Bobo'nun 12, Nihat'ın 6, Holosko'nun 5, Nobre'nin 4, İbrahim Toraman ve Quaresma'nın 3, Ekrem ve İbrahim Üzülmez'in 2, Ernst, Guti, Hilbert, Necip ve Zapotcny'Nin ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

2 Aralık 2010 Perşembe

Bir Değişik Avrupa Kupası Maçı...; 1-2

Yıllarca beraberlik veya galibiyet çıkarmakta zorlandığımız Avrupa deplasmanlarında şu an itibariyle yenilmezlik serimiz 8 maça çıkmış durumda. Şubat ayında Avrupa Kupaları'nda yer alma hasretimiz sona erdi. UEFA Kupası/Avrupa Ligi'nde ilk kez gruptan çıktık ve bunu son maç öncesi yerimizi garantileyerek yaptık. Şimdi tüm bunlar, bu başlığı haketmiyor mu? Hakediyor. Her zaman yaşamadığımız mutlulukları yaşadık bugün.

Aynı olan şeyler de vardı tabii. Mesela Hakan'ın bir başka hatası ve bizim 4 gün önce olduğu gibi rolantide giden maçın bir bölümünde strese girmemiz gibi. Cenk'in, Bursaspor maçına yetişmesi en büyük temennimiz olacak gelecek 3 günde. Guti'nin her maç vermeye devam ettiği katkılar ise 'yaşlılığında para kazanmaya geldi' diyenlere kapak olup duruyor. Sakatlıklarla ilgili şanssızlıklarımız da tam gaz devam ediyor diğer taraftan. Nobre ilk yarıyı kapattı, Tabata'da ödem var -cidden bu adam niye hiç sakatlanmıyor?- ve Cenk'in belinde spazm var.

Sonuç olarak güzel, her zaman yaşanılmayan şeyler yaşadık bugün. 15 Aralık'taki Rapid maçının öncelikli önemi Avrupa Kupaları'ndaki puanımızı arttırmak olacak. 17 Aralık'ta da kura heyecanını yaşaayacağız doya doya... Bu güzel tabloda emeği geçenlere teşekkürler. Darısı Pazar gününe...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

1 Aralık 2010 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 5.Grup Maçı | CSKA Sofya - BEŞİKTAŞ

CSKA Sofya - BEŞİKTAŞ
Tarih: 2 Aralık 2010
Saat: 20:00
Stad: Vasil Levski
Hakem: Tom Harald Hagen

Ligde bu saatten sonra ilk yarı sonuna kadar oynanacak 3 maç hayati önem taşıyor bizim için. Haftasonu da Bursaspor ile bu açıdan 6 puanlık bir maça çıkacağız. Ancak o maçtan hemen önce oynayacağımız CSKA Sofya maçı da bambaşka bir önem taşıyor bizim için. 7 senelik bir Şubat ayında Avrupa Kupaları'nda yer alma hasretimiz var ve belki de bu 90 dakika sonunda o hasreti dindireceğiz. Belki UEFA Kupası/Avrupa Ligi'nde grup sistemine geçildikten sonra ilk kez gruptan çıkacağız, belki de ilk kez bir grup maçına 'olumlu açıdan' formalite maçı diyip çıkacağız.

İşte tüm bu güzellikleri sıralayınca, insanın Bursaspor maçını unutup, 15 Aralık'ta oynanacak Rapid Wien maçı öncesi bizi bir üst tura çıkartacak skoru yakalamak için herşeyi yapası geliyor. Bu yolda galibiyet de şart değil. Grupta oynanacak 2 maçın toplam 6 değişik şekilde sonuçlanma şansı var. Bu şansların 4'ü bize yarıyor. Yaramayanlar bizim mağlubiyetimizle, Rapid'in kazanması.

Rakip tribün de fazlasıyla bizi bekliyor söylenenlere göre. Yönetim destekli bir kareografi yapma hazırlığındalar. 2 günde 11bin bilet satılmış durumda, ki bu rakam bu yıl ki rekorlarının yakınında bir rakammış. Bizim tarafta ise klasik vize sorunları nedeniyle, Bulgaristan'da yaşayan ve okuyan vatandaşlarımızla birlikte ancak 500-600 kişi olacak herhalde. Bu deplasman, deplasman duygusunun yaşanması için birebir bir deplasman. Ancak imkanlar el verecek işte...

Dragao'dan 1 puanla çıkalı 4 hafta olacak maç günü. Avrupa Ligi'nin o değişik heyecanını özlemiştik. Özlediğimiz diğer güzellikler de ilk paragrafta yazıyor. Bu maç sonunda atlanacak tur ile o listeye bir de 17 Aralık'taki kura çekimi heyecanını katarız inşallah... SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Perşembe günü 6.kez bir Bulgar ekibi ile karşılaşmış olacak. Bundan önce oynanan 5 karşılaşmanın 3'ünü kazandık, 2'sinde ise berabere kaldık. Attığımız gol sayısı 7, yediğimiz gol sayısı 3.

- Takımımız, geçen sezon Şampiyonlar Ligi 2.haftasında CSKA Moskova'ya 2-1 yenildiği maçtan sonra deplasmanda oynadığı 7 maçta da mağlubiyet yüzü görmedi (4 galibiyet -Manchester United-Vikingur-HJK Helsinki-Rapid Wien-, 3 beraberlik -Wolfsburg,Plzen,FC Porto).

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 147.maçına çıkacak. 146 maçta 51galibiyet, 30 beraberlik ve 65 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 178, yediğimiz gol sayısı 213.

- CSKA Sofya maçı deplasmanda oynayacağımız 74.maç olacak. 73 maçta 14 galibiyet, 14 beraberlik ve 45 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 75, yediğimiz gol sayısı 142.

- Bu maç takımımızın Aralık ayı içerisinde oynadığı 12.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 11 maçta 1 galibiyet, 4 beraberlik ve 6 mağlubiyet elde ettik. Gollerde ise durum 12-18 aleyhimize.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Bobo'nun 12, Nihat'ın 6, Holosko ve Nobre'nin 4, İbrahim Toraman ve Quaresma'nın 3, Ekrem ve İbrahim Üzülmez'in 2, Ernst, Guti, Necip ve Hilbert'in ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

5 Kasım 2010 Cuma

Altın Değerinde Bir Puan; 1-1

Basketbolda son dakikalarda fark 3 sayı üzerine çıktığında 'iki pozisyonluk maç' derler. Tek pozisyonda eritelemeyecek fark vurgulanır. İşte biz, bugün o tanıma yakın bir yere geldik aldığımız 1 puanla. Üçüncü ile puan farkı 4'e çıktı ve son maçlara ikinci girmeyi garantiledik. Artık bundan sonraki adım en kısa sürede gruptan çıkmayı garantilemek için olacak. Ancak şu bir gerçek ki, çok büyük bir avantaj elde ettik.

Maç öncesi umudum yoktu açıkcası. Ancak umutlarım 2.dakikada Bobo'nun topu Helton'a iade etmesiyle yeşermeye başladı. Birşeylerin ilk maça göre değişik olacağı o an belli oldu sanki. Maç da, Porto daha çok topa hakim olsa da normal seyrinde gidiyordu Hakan'ın yaptırdığı penaltıya kadar. Hakan'ın hatasından bağımsız olarak ele alınacak olursa o pozisyon, penaltı ağır bir karar kesinlikle. Yine de Hakan'ın o müdaheleyi neden yaptığını anlamak güç.

İlk yarı 1-0 bitince, umutlarda yine bir çöküş oldu. Bu sefer de Rodriguez'in oyundan atılması imdadımıza yetişti. Kendi kaşındı, kendi atıldı ve onun atılmasından sonra ibre bize döndü. Holosko'nun direkten dönen topu ile başlayan pozisyonlar Nihat'ın füzesiyle nihayet 'gooollllll beeeee' dedirtti. Çok güzel goldü. Ancak bu güzel gol ne kadar önemliyse, Nihat'ın bu şekilde devam etmesi de önemli. Peki ümit var mı? Bence hala yok.

Golden sonra ikinci golü bulabilecekmişiz hissi verirken bu sefer de 10 kişi kaldık. İbrahim Toraman'ın iki sarı kartının da açıklaması yok. Bu aralar bazı pozisyonlar ciddi ciddi dengeyi kaybediyor Toraman. Skordan sonra, sahadaki oyuncu sayıları da eşitlenince ve bu arada CSKA Sofya 2-1 öne geçince, 1 puan da yeter moduna girdim şahsen.

Son dakikalar fazlasıyla sancılı olsa da, sonuç istediğimiz gibi oldu. Porto deplasmanına gitmeden önce verilecek 1 puanı kabul etmeyecek bir BEŞİKTAŞLI yoktu herhalde. Puan ve gol kadar güzel başka şeyler de vardı elbette; Ersan. Mücadelesi, ortaya koyduğu performans, çizgiden çıkarttığı top yetmiyormuş gibi, gitti bir de İbrahim Üzülmez'e dayılanan Porto'luya cevap verdi. O an o hareketiyle gözüme girdi Ersan. Demek ki sahadaki herhangi bir sorun da, güvenebileceğimiz bir oyuncumuz daha var artık. Guti'nin defanstan gelip top alışıyla, hücumdaki etkinliğini kaybettiğini gördük ayrıca. Bir de 45 dakika boyunca olumlu birşeyler yapacak diye beklediğim Tabata'nın 0'a 0, elde var 0'lık performansı kaldı akıllarda. Tabii bir de Bobo'nun direkten dönen topu. Gol olsa, efsanevi bir gol olacaktı...

Ve son olarak, genelde çok rağbet edilmeyen Portekiz deplasmanında sesini bizlere duyuran, dünyanın dört bir yanından Portekiz'e akin eden taraftarlarımıza teşekkürler. Helal olsun hepinize...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

3 Kasım 2010 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 4.Grup Maçı | FC Porto - BEŞİKTAŞ

FC Porto - BEŞİKTAŞ
Tarih: 4 Kasım 2010
Saat: 22:05
Stad: Dragao
Hakem: Paolo Tagliavento

İlk kez Dragao'ya çıktığımızda gruptan çıkma şansımız da vardı, UEFA Kupası'na gitmek şansımız da. Lider FC Porto 8 puandaydı, Liverpool ve Marsilya 7'şer puandaydı, biz ise 6 puandaydık. Daha önce Marsilya ve Liverpool'a karşı deplasmanda kaybeden takımın, FC Porto'yu hem de FC Porto gruptan çıkmayı garantilememişken yenmesi az bir ihtimaldi. Ancak son maçlara 2.kez üstüste gruptan çıkma şansı olarak girmek bile güzeldi. O gün 2-0 mağlup olduk ve grubu sonuncu tamamladık.

Bu kez apayrı bir durumda çıkıyoruz bu maça. 1 puanın bizi rahatlatacağı ancak bir mağlubiyette dahi şansımızın süreceği bir durumdayız. İlk sefer ki kadar 'hayati' bir maç değil bu kez oynayacağımız. Ancak FC Porto'nun yarın kazanırsa, kalan 2 maçına çıkacağı kadrolarla ve alacağı sonuçlarla grubun dengesini bozabileceğini de hesaba katmak gerekiyor.

Son iki maça Rapid Viyana ile kafa kafaya girmemek için ilk yapılması gereken yarın en az 1 puan alınması, alınamıyorsa CSKA Sofya'nın puan almasını beklemek. İşimiz zor, ancak ilk maçın aksine elimizden geleni yapmamak bizi daha çok kahreder olası yenilgiden.

SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 146.maçına çıkacak. 145 maçta 51galibiyet, 29 beraberlik ve 65 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 177, yediğimiz gol sayısı 212.

- FC Porto maçı deplasmanda oynayacağımız 73.maç olacak. 72 maçta 14 galibiyet, 13 beraberlik ve 45 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 74, yediğimiz gol sayısı 141.

- Bu maç takımımızın Kasım ayı içerisinde oynadığı 23.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 22 maçta 7 galibiyet, 3 beraberlik ve 12 mağlubiyet elde ettik. Gollerde ise durum 22-47 aleyhimize.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Bobo'nun 12, Nihat'ın 5, Holosko ve Nobre'nin 4, İbrahim Toraman ve Quaresma'nın 3, Ekrem ve İbrahim Üzülmez'in 2, Ernst, Guti, Necip ve Hilbert'in ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

21 Ekim 2010 Perşembe

Kaçınılmaz Son; 1-3

15 kişilik bir kadroyla, 4 kişilik yedek kulübesiyle, kısacası kenardan hamle yapma şansı olmadan sahaya çıktığımız bir maçı kazanmak hayalperestlik olurdu. Taraftarlığın temelinde olduğu gibi umudumuzu kaybetmedik ama 1 puana burun kıvıramayacağımızı da biliyorduk. Ancak bugün kişisel hatalar nedeniyle o 1 puanı da alamadık ve gruptaki herşeyin daha da karışmasına izin vermiş olduk.

Maçın ilk yarısını bulunduğum yerdeki internet bağlantısından dolayı yarım yamalak izleyebildim. Devre arasında okuduğum yorumlara göre fena oynamıyorduk. Bir kere istekliydik ve herkes elinden geleni ortaya koyuyordu. Kişisel hata ile gol yenmesine rağmen ilk yarının sonlarında görülen kırmızı kartla, umutlarımız da yeşermişti. Ancak ilk yarının sonlarında puan veya puanlar için artan umutlar, bir başka kişisel hatayla yerle bir olunca biz de bittik, takım da. 3.gol sadece skoru değiştirdi, bizi biraz daha fazla üzdü ama asıl darbe 2.goldü.

Üstüste 3.yenilgi alındı böylelikle. Daha da ağırı, Pazartesi günü 4.yenilginin alınmasının da şaşırtıcı olmayacak olması. Bu süreçte İnönü'de arka arkaya 3 gollü mağlubiyetler almak takımın özgüvenini ve taraftarın takıma olan inancını kırması, bizi iyice felakete sürükler. Zor günler geçiriyoruz ve bir süre daha bu sıkıntılı günleri aşamayacağız. Ancak aştığımızda bizim için herşey çok güzel olacak, yeter ki birşeyler için geç olmasın...

YAŞATTIĞIN ACININ BİLE MÜPTELASIYIZ BE BEŞİKTAŞ...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

20 Ekim 2010 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 3.Grup Maçı | BEŞİKTAŞ - FC Porto

BEŞİKTAŞ - FC Porto
Tarih: 21 Ekim 2010
Saat: 20:00
Stad: BJK İnönü
Hakem:Carlos Clos Gomez

Kurada FC Porto çıktığında hayal ettiğimiz tablo bu değildi. Bizim hayalimiz, 3 Ekim 2007'de FC Porto formasıyla bizi uzatma dakikalarında yıkan Quaresma'yı, bu kez FC Porto'ya karşı oynatmaktı. Guti'nin ara pasları ve Bobo'nun golleriyle o sezonun rövanşını almaya çalışmaktı. O sezondan daha güçlü olduğumuzu göstermekti.

Şimdilerde ise Quaresma ve Guti'yi oynatabilmeyi geçtim, kadro kuracak oyuncu bulamıyoruz. Sakat oyuncuların tamamının UEFA'ya verilen listede olması, sakat olmayıp iyi kötü forma giyebilecek oyuncuların da UEFA'ya verilen listede olmaması can sıkıyor. Öyle bir haldeyiz ki, sahaya çıkacak 11'in ne yapacaklarından çok, sahada yeni bir sakatlık yaşanmamasını düşüneceğiz.

Bu maçtan önce bizim bu gruptaki hedeflerimizi de gözden geçirmemiz gerekiyor aslında. Diğer iki takıma karşı 6 puanlık bir avantajımız olsa da, bizim iki maçta yenilmemiz -Allah korusun- ve o maçları bir takımın kazanmasıyla 5.maçlar öncesi puan farkı sıfırlanabilir. Bu yüzden, Perşembe günü kazanamıyorsak 1 puana da surat asmamamız şart. O 1 puanı alalım, en azından 6-6'lık eşitlik olmasını engelleyelim. Eğer CSKA Sofya-Rapid Wien maçlarından beraberlikler veya en azından 1 beraberlik çıkarsa tadından yenmez tabii.

Yalnız unutmamak gerek, 2007/2008 sezonundaki FC Porto maçında 1 puana burun kıvırmış, yavaş hareket eden Hakan ıslıklanmıştı. Ancak uzatmalarda gelen golle o 1 puandan da olmuş, belki de en azından UEFA Kupası'na gidebilecekken gruptan çıkamamıştık...

Avantajımız hiç mi yok? derseniz, cevabımız taraftar olur tabii ki. 3 Ekim 2007'de Quaresma'yı etkileyen taraftar topluluğunun, Perşembe günü şu anki FC Porto'lu oyuncuları etkilemeyeceğini kim iddia edebilir? Bir de şov hazırlığı varmış söylenene göre, inşallah başarıyla üstesinden gelinir.

- FC Porto maçının hakemi Carlos Clos Gomez, bu sezon Avrupa Ligi 2.ön eleme maçında deplasmanda Viktoria Plzeň ile oynadığımız maçın da hakemiydi. Maç 1-1 beraberlikle sona ermişti.

- Takımımız, FC Porto ile tarihinde 1 kez eşleşti. Bu 2 maçta da gülen taraf FC Porto oldu. Bu maçlarda biz gol atamazken, FC Porto 3 gol attı.

- Takımımız, 2005/06 sezonunda da Portekiz ekibi Vitoria Guimares ile aynı gruba düşmüş, Portekiz'de oynanan maçı 1-3 kazanmıştı. Gollerimizi İbrahim Toraman (2) ve Youla kaydetmişti.

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 145.maçına çıkacak. 144 maçta 51 galibiyet, 29 beraberlik ve 64 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 176, yediğimiz gol sayısı 209.

- FC Porto maçı Türkiye'de evsahipliğini yapacağımız 72.maç olacak. 71 maçta 37 galibiyet, 16 beraberlik ve 18 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 102, yediğimiz gol sayısı 66.

- Bu maç takımımızın Ekim ayı içerisinde oynadığı 31.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 30 maçta 6 galibiyet, 8 beraberlik ve 16 mağlubiyet elde ettik. Gollerde ise durum 30-40 aleyhimize.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Bobo'nun 11, Nihat'ın 5, Holosko ve Nobre'nin 4, İbrahim Toraman ve Quaresma'nın 3, Ekrem ve İbrahim Üzülmez'in 2, Ernst, Guti, Necip ve Hilbert'in ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

1 Ekim 2010 Cuma

Avrupa Keyfi Bir Başka...; 1-2

İlk yarıdaki Rapid, yukarıdaki fotoğraftan halliceydi. 10 kişiyle defans halindelerdi genelde. Top hakimiyeti bizdeydi ancak biz de çok pozisyon bulamadık. Quaresma'nın kendi gayretiyle yarattığı ve direkten döndüğü top dışında ciddi pozisyon bulamadık. O pozisyonda da golün kaçması kadar, Quaresma'nın gole sevinirken üzülmesinde kaldı aklım.

İkinci yarıda biraz daha açık oynayarak başladılar. Golü de buldular. Belki biz ilk golü hemen akabinde bulamasak sorun yaşayabilirdik. Ancak onlar daha kapanmaya fırsat bulamadan golü bulunca, tekrar açık oyunlarına devam etmek zorunda kaldılar. Holosko'nun hızıyla birçok pozisyonda bize avantaj getirdiği doğru. Ancak bu pozisyonları bencilce harcaması hiçbir şekilde kabul edilebilir birşey değil. Holosko'dan geldiği zaman umutlu olup, geçen sezon ümidi kesenlerdenim. Arada iyi maçlar çıkartacaktır, şahane goller atacaktır -Plzen maçı- ancak bu onun kendini geliştirememe gerçeğini değiştirmez.

Hakan'ın 2 maç sonra bugün birkaç kritik kurtarış yapması ve Trabzonspor maçı öncesi moral bulması güzel. Bir de şu performansına bir standard getirebilse harika olacak. Bobo'ya da tebrikler, adım adım Oktay'a yaklaşıyor. Ki Oktay mı Bobo mu derseniz, 'Avrupa'da en çok gol atan BEŞİKTAŞLI' sıfatı Bobo'ya kesinlikle daha çok yakışır. Ve Guti... Bu ne hırs be abi?

Bu arada maçın skoruna etki edecek hatası olmasa da, maçın hakemi gerçekten çok kötüydü. Birçok pozisyonda faulu çözemedi ve sanırım takdir haklarını evsahibinden yana kullandı dersem yanılmış olmam.

Bu maçın düşündürttüğü şeyler de en az galibiyet kadar güzel. Sezon başından bu yana oynanan genel oyun, topa hükmetme isteği ve kazanma iştahı mest ediyor bizi. Tüm bunlarda Schuster'in payı yadsınamaz.

2'de 2 ile çok büyük bir avantaj sağladık. Porto'nun da 2'de 2 yapmasıyla diğer iki takımla arayı iyice açtık. Gelecek iki maçta bir Rapid-Cska beraberliği iyice rahatlatır bizi. Bizde bu arada Porto ile 15 gün içerisinde iki kez liderlik savaşına gireceğiz. Ancak bu maçlardan önce, 2'de 2'nin keyfini çıkartalım...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

29 Eylül 2010 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 2.Grup Maçı | Rapid Viyana - BEŞİKTAŞ

Rapid Viyana - BEŞİKTAŞ
Tarih: 30 Eylül 2010
Saat: 20:00
Stad: Ernst Happel
Hakem:Alexey Kulbakov

(1983-84 sezonunda oynanan Rapid Viyana-BEŞİKTAŞ maçından bir fotoğraf. Kaynak: skrapid.at)

30 Eylül 2009'da Şampiyonlar Ligi 2.grup maçında Cska Moskova ile deplasmanda karşılaşmış, 2-1 mağlup olmuştuk. O günün üzerinden tam 1 yıl geçti, yine deplasmandayız ancak farklı bir kupada. Bu kez rakip tarihimizde 3 kez eşleşip, 3 kez elendiğimiz Rapid Viyana.

Quaresma ve Guti'nin bu maça yetişmesiyle derin bir nefes aldık. İlk 11 veya yedek farketmeksizin onları istediğimiz an sahada görebileceğimizi bilmek bile büyük rahatlık. Schuster'in rotasyon yapacağı, Trabzonspor'u düşünerek bir kadro çıkartacağı aşikar zaten.

Rakipte 3 Türk asıllı oyuncu mevcut. Bizim Avusturya Milli Takımı'nda da oynayan oyuncumuz Ekrem ise Viyana'ya götürülmedi. Stad, her Türk için ayrı bir öneme sahip Haziran 2008'den bu yana. Bu güzel hatıralara bir yenisini eklemek fena olmaz.

Bize ayrılan yer ile ilgili ayrı ayrı bilgiler geliyor. Kimi 2500, kimi 6000 bilet verildi diyor. Stadın tamamen dolmasının beklendiği söyleniyor. Kısacası, Leverkusen ve Wolfsburg deplasmanlarındaki gibi bir tribün bekliyorum.

Galibiyet iki Porto sınavı öncesi çok rahatlatır. Ancak yenemiyorsak, yenilmemek de fena olmaz. Lige ve Avrupa Ligi grup maçlarına iyi başlayamayan Rapid Viyana fazlasıyla tehlikeli an itibariyle, o yüzden temkinli olmakta fayda var.

SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- Takımımız, Rapid Viyana ile tarihinde 3 kez eşleşti ve 6 kez karşılaştı. Bu 6 maçta 1 kez biz, 4 kez Rapid Viyana kazandı, 1 maç ise beraberlikle bitti. Bu maçlarda biz 4, Rapid Viyana 13 gol attı.

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 144.maçına çıkacak. 143 maçta 50 galibiyet, 29 beraberlik ve 64 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 174, yediğimiz gol sayısı 208.

- Rapid Viyana maçı deplasmanda oynayacağımız 72.maç olacak. 71 maçta 13 galibiyet, 13 beraberlik ve 45 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 72, yediğimiz gol sayısı 140.

- Bu maç takımımızın Eylül ayı içerisinde oynadığı 47.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 46 maçta 17 galibiyet, 8 beraberlik ve 21 mağlubiyet elde ettik. Gollerde ise durum 49-71 aleyhimize.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Bobo'nun 10, Nihat'ın 5, Nobre'nin 4, Holosko, İbrahim Toraman ve Quaresma'nın 3, Ekrem ve İbrahim Üzülmez'in 2, Ernst, Guti, Necip ve Hilbert'in ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

17 Eylül 2010 Cuma

Bu Golün Tadı Başka...; 1-0

ÜKazanmak her zaman güzeldir ama 90.dakikada gelen golle kazanmak çok daha güzeldir. Çok şükür ki, çok da iyi oynamadığımız bir günün sonunda yazının ilk cümlesini kurabildik. Aslında ilk yarıda Holosko çok güzel bir hareketle önüne aldığı topu golle sonuçlandırsa, bu kadar zor olmayacaktı maçı koparmak. Ancak zor da olsa grup maçlarına, hele hele kazanılması gereken bir iç saha maçını kazanarak başlamak çok güzel oldu.

Her ne kadar, 89 dakika gelmeyen gol rotasyonun bu denli derin olması konusunda olumsuz düşünmeme neden olsa da, sonuç olarak Schuster bugünlük haklı çıktı. Ancak papaz her zaman pilav yer mi? orası bilinmez.

Futbolculara gelirsek. Fevzi'den beri geri paslarda, defansla olan paslaşmalarda hop oturup hop kalkan biri olarak, Hakan'ın aşırı rahatlığı canımı sıkmadı değil. Ekrem'i diğer maçlara göre tutuk gördüm, sanki ondan görmeye alıştığımız kadar mücadele bile etmedi. Ferrari'nin açık alanda rakip oyuncunun arkasında kaldığı bir pozisyon vardı. Merak ettim acaba o pozisyon sakatlığından önce mi sonra mıydı. Önce ise durum gerçekten vahimmiş. Toraman ve Zapo'ya fazla yorum yapacak kadar görmedim oyun içinde. İbrahim Üzülmez'in içine bir ara Messi kaçtı sandım. Quaresma oyuna girince daha da güzelleşiyor sanki oyunu. Hilbert cidden çok kötüydü. Her seferinde bu kadar kötü olmayacağını düşünüyorum, bu maç sanki bir istisnaydı.

Ernst be abi. Bu takımda gol atmasını her zaman en çok istediğim oyuncuların başında gelir. Adamın gol sevinci bile bir başka oluyor (bkz: bu maç ve Gençlerbirliği maçı 2008/09). Bu maçta da altın değerinde bir gol attı. Bu golün ona nasip olması da çok yakıştı... Guti her maç asistlerine devam ediyor. Kendisi ilk kez Avrupa Ligi'nde grup maçına çıktı, belki biraz ortamı da garipsemiş olabilir :). Tabata çalışkan gözüktü. Yakaladığı gol pozisyonunu golle bitirse onun adına daha güzel olacaktı. Nobre yine çalıştı, durdu. Quaresma'nın sıfırdan yaptığı ortayı daha iyi sezebilse kariyerinin en rahat golünü atabilirdi. Bobo'yu fazla göremedik, ki zaten onu Kadıköy'de aktif görmeyi daha çok isteriz. Ve Holosko... Herşey iyi güzel ama bitiricilik sıfır kere sıfır. Ki gol yolları dışında da yoktu...

Sonuç olarak CSKA Sofya'nın şansı İnönü'de tutmuyor bize, bunu anladım bu gece. Ancak bu durum oynadığımız iki maçı da kazanmamızla alakalı değil. İlk maçı 82 ve 90+2.dakikada gelen gollerle, ikinci maçı ise 90.dakikada gelen golle kazanmamızla alakalı. Darısı deplasmandaki maça...

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

16 Eylül 2010 Perşembe

Avrupa Ligi Kazanç Tablosu

Taraftarlığın mayasında var kulübün maddi problemlerini kendi maddi probleminmiş gibi görmek, kafada gelir-gider listesi yapmak, kulübün kasasına giren her paraya sevinmek vs vs.

Haliyle Avrupa Ligi'nin 'maddi' getirilerinin ortaya çıktığı grup maçlarının başladığı şu gün bizde ne yaparsak, ne kazanırız bir görelim. Ancak bunu yapmadan önce iki kupa arasındaki farkı göstermek amacıyla geçen sezon Şampiyonlar Ligi'ne giriş, oynanan 6 maç, kazanılan 4 puan ile yayıncı kuruluştan gelen parayla yaklaşık 21.1 milyon euro'yu kasamıza koyduğumuzu hatırlatalım.

Avrupa Ligi Kazanç Tablosu:
Avrupa Ligi Grup Maçlarına Katılım Ücreti: €640,000
Toplam 6 Maça Katılım Ücreti: €360,000 (€60,000x6)
Gruplardaki Galibiyet Ödülü: €140,000
Gruplardaki: Beraberlik Ödülü: €70,000
Son 32'ye Kalış Ödülü: €200,000
Son 16'ya Kalış Ödülü: €300,000
Çeyrek Final Ödülü: €400,000
Yarı Final Ödülü: €700,000
Finalist Ödülü: €2,000,000
Şampiyon Ödülü: €3,000,000

Sonuç olarak şu an itibariyle 1 milyon euro kasamızda. Gruplarda kazanacağımzı puana göre bu rakam daha da artabilir, ki artması hem sportif açıdan başarı, hem maddi açıdan getiri anlamına geleceği için artmasını umuyoruz...

15 Eylül 2010 Çarşamba

UEFA Avrupa Ligi 1.Grup Maçı | BEŞİKTAŞ - CSKA Sofya

BEŞİKTAŞ - CSKA Sofya
Tarih: 16 Eylül 2010
Saat: 22:05
Stad: BJK İnönü
Hakem:Laurent Duhamel

İki sezonluk bir aranın ardından 4.grup mücadelemize başlıyoruz bu kupada. İlk 3'ünde hep bir takım şanssızlıklar yaşamış, gruptan çıkmayı da başaramamıştık. Bu kez hiç olmadığı kadar umutluyuz ve hedefe yakınız. Yapılan doğru transferlerin sayısı artınca, takımdan ve takımın Avrupa Kupası macerasından da beklenti arttı. Dolayısıyla şu an herkes gruptan çıkmamızı istiyor, umuyor ve aksi bir sonuç her açıdan hayalkırıklığı olacak gibi gözüküyor.

Bu stresi kaldırır mıyız, yoksa bu kadro cidden bu kupada ilerleyebilecek kapasitede mi? hepsini birkaç ay içerisinde göreceğiz. Ancak şunu da söylemek gerek ki Şubat/Mart ayında bir Avrupa Kupası mücadelesine çıkmayalı 7-8 sene olmuşken, bu tür bir beklenti içine girmekte çok haklı taraftarlar.

Rakip tanıdık. Sadece 4 yıl önce eşleşmiş ve rövanşta zorlanmamıza rağmen uzatmalarda gelen 2 gol ile elemeyi başarmıştık kendilerini. Daha sonra gruptan çıkamadık, o ayrı mesele... Velhasıl, o CSKA Sofya ile bu CSKA Sofya arasında kadro açısından hiçbir benzerlik yok. Öyle ki, 14 Eylül 2006'da İstanbul'da oynanan maçta forma giyip hala kadrolarında bulunan oyuncu yok. Biz ise biraz daha istikrarlıyız bu konuda 4 oyuncuyla (Bobo, İbrahim Toraman, İbrahim Üzülmez, Nobre).

Rakibin sezona iyi başlamadığını söylemek de mümkün. Ligin daha başında derbi müsabakasında Levski Sofya'ya yenilmişler ve şu an itibariyle 6 maçta 8 puanları var. Velhasıl bu rakamsal bilgilerin dışında çok bir bilgim yok rakiple alakalı. Ancak takımın durumu ve rakibin şuanki durumu itibariyle strese girmeden oynadığımız takdirde maçı rahatlıkla kazanacağımızı düşünüyorum.

Gruplara 3 puanla başlamak için, şeytanın bacağını kırmak için SALDIR BEŞİKTAŞIM!

- CSKA Sofya, Avrupa Kupaları tarihimizde 1'den fazla kez eşleştiğimiz 9.takım olacak. Daha önce Ajax (2kez), Athletic Bilbao (2 kez), Dinamo Kiev (2 kez), Göteborg (2 kez), HJK Helsinki (2 kez), Lazio (2 kez), Malmö (2 kez) ve Rapid Wien (3 kez) takımları ile 1'den fazla kez eşleşmiştik.

- Takımımız, Perşembe günü Avrupa Kupaları'ndaki 143.maçına çıkacak. 142 maçta 49 galibiyet, 29 beraberlik ve 64 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 173, yediğimiz gol sayısı 208.

- CSKA Sofya maçı Türkiye'de evsahipliğini yapacağımız 71.maç olacak. 70 maçta 36 galibiyet, 16 beraberlik ve 18 mağlubiyetimiz var. Attığımız gol sayısı 101, yediğimiz gol sayısı 66.

- Bu maç takımımızın Eylül ayı içerisinde oynadığı 46.Avrupa Kupası maçı olacak. Daha önce oynanan 45 maçta 16 galibiyet, 8 beraberlik ve 21 mağlubiyet elde ettik. Gollerde ise durum 48-71 aleyhimize.

- Bugüne kadar Bulgaristan takımlarıyla 2 kez eşleştik. 4 maçta 2 galibiyet 2 beraberliğimiz var. 6 gol atıp, 3 gol yedik.

- Avrupa Kupaları tarihimizde şu an kadromuzda bulunan Bobo'nun 10, Nihat'ın 5, Nobre'nin 4, Holosko, İbrahim Toraman ve Quaresma'nın 3 Ekrem ve İbrahim Üzülmez'in 2, Guti, Necip ve Hilbert'in ise 1 golü bulunuyor.

Maç ile ilgili sayfalar: Avrupa'da BEŞİKTAŞ I (İstatistikler) - Avrupa'da BEŞİKTAŞ II (Yıllara göre maç dağılımı) - 2010/2011 Avrupa Ligi - 2010/11 İstatistikler

27 Ağustos 2010 Cuma

Futbol | Avrupa Ligi L Grubu 2010/2011 Fikstürü

Kura kadar önemli bir konuda grup fikstürüydü. Kura çekiminden sonra ilk ve son maçı İstanbul'da oynamanın avantajlarını yazmıştım ve böyle olmasını dilemiştim. Sanki UEFA yetkilileri oturmuş, benim isteğime göre düzenlemişler fikstürü. Her açıdan güzel bir fikstürümüz var. İyi bir gruptayız ve artık şeytanın bacağını kırıp bu gruptan çıkmalıyız...

1.Maç (16 Eylül Perşembe)
BEŞİKTAŞ - Cska Sofya
2.Maç (30 Eylül Perşembe)
Rapid Wien - BEŞİKTAŞ
3.Maç (21 Ekim Perşembe)
BEŞİKTAŞ - FC Porto
4.Maç (4 Kasım Perşembe)
FC Porto - BEŞİKTAŞ
5.Maç (2 Aralık Perşembe)
Cska Sofya - BEŞİKTAŞ
6.Maç (15 Aralık Çarşamba)
BEŞİKTAŞ - Rapid Wien