28 Haziran 2009 Pazar

Canınız sağolsun; BEŞİKTAŞ 0-2 Altay

Bugün istikamet Bayrampaşa'ydı. Gittik, takımımıza destek verdik. Onlar da ellerinden geleni yaptılar. Tabii her zaman kazanacağız, her sezon şampiyon olacağız diye bir şey yok. Geçen sezon yarı finalde elendiğimiz rakibimize bu sezon finalde elendik. Son 3 sezondur şampiyon oluyorduk, bu sezon ikinci olduk.

Altaylı oyuncuların takımımıza göre belirgin bir fizik üstünlüğü vardı. Bunu es geçmemek lazım. Buna rağmen hücümda etkili olamasak dahi, savunmada açık vermiyorduk. Ancak bir yan toptaki bir anlık hata kalemizde golü görmemize neden oldu. İlk yarı bittiğinde, ikinci yarının Konya Şekerspor maçı gibi geçmesini diledim. Çünkü o maçın da ilk yarısını kötü oynamamıza rağmen ikinci yarıda açılmıştık.

Olmadı. İkinci yarıda da hücümda etkili olamadık. Gerekli baskıyı kuramadık. Bunun neticesinde oyuncularımı strese girmeye başladı dakikalar geçtikce. Ve bir diğer yan topunda, ikinci golü yedik ve karşılaşmadan 2-0 yenik ayrıldık. Maçta 2 golün yanısıra, 2 de kırmızı kart gördük. 81 ve 86.dakikalarda olmak üzere iki kırmızı kart ile 9 kişi bırakıldık. Orta hakemin, ilk kırmızı karttan sadece 5-10 saniye önce net faulumüzü vermemesi düşündürücüydü. Yine de çok büyük anlam yüklememek lazım tabii.

Maç öncesi böyle yemin etmişlerdi ancak bugün sonuç umduğumuz gibi olmadı. Canları sağolsun. Biz onların ellerinden geleni yaptığına bizzat şahit olduk. Gerisi faso fiso...
Bu arada gerek şampiyon olan Altay camiasına ve oyuncularına, gerek ise yarı finalde bize elenip bugün Trabzonspor'u 5-0 yenmesiyle üçüncü olan Konya Şekerspor'a ve gerek turnuvayı dördüncü tamamlayan Trabzonspor'a tebrikler. Bu genç cevherler inşallah bu yaş grubunda gösterdikleri başarıyı gelecek yıllarda da gösterir, Milli Takımlarımızda gururla forma giyerler.

26 Haziran 2009 Cuma

B Genç Takımımız Finalde!; 1-0

Çok istememe rağmen Çeyrek Final maçına gidememiştim. Neyse ki, rakibimiz Gençlerbirliği'ni normal süresi 2-2 biten maçta, penaltı atışlarıyla eledik ve Yarı Finale çıktık. Yarı Finalde aynı hatayı yapmadım ve bu sefer imkan yaratıp kendimi Vefa Stadı'na attım.

Rakip Konya Şekerspor'du. Kendilerini geçen sene Çeyrek Finalde elemiştik. Bu sezon Yarı Finalde rakibimiz olmuşlardı. İlk yarı iyi değildik açıkcası. Rakibimizin ilk 40 dakikada kaleyi bulan şut sayısı 5-6'yken, biz 2 pozisyon dışında etkili olamadık rakip kalede. Açıkcası ilk yarı sonunda hafif tedirginlik oluşmuştu bende. Bunun sebebi takımın bir gün önce uzatmalara giden bir maç oynamasıydı.

Ancak düşündüğümün tam tersine ikinci yarıda daha istekli ve daha etkili bir BEŞİKTAŞ bulduk sahada. Üstüste kornerler, ataklar geldi. Kaçan çok net iki gol pozisyonundan sonra golümüz geldi.

Kafa vuruşuyla güzel bir gol oldu. Golü kimin attığını telefonda soranlara 'bilmiyorum' cevabını verdim çünkü hala bilmiyorum kimin attığını. Ne yazık ki, oyuncularımızı ismen tanımıyorum.

Finaldeyiz. Rakip ise Altay. Trabzonspor'u eleyerek Finale çıktılar. Rakibimizi geçen sezon Yarı Finalde elemiştik. Maç Pazar günü, Bayrampaşa Çetin Emeç Stadı'nda. Başlama saati 17.30.

video

Kazanıyoruz, kupayı Bayrampaşa'da kaldırıyoruz. Kazanıyoruz, 4.kez üstüste mutlu sona ulaşıyoruz... Başka yolu yok! :)

TSBL Sonuçları {6-24 Haziran}

6 Haziran Cumartesi
TSBL 14.Maç
BEŞİKTAŞ 70-59 Saran Ana.
10 Haziran Çarşamba
TSBL 15.Maç
Adana Eng. 51-87 BEŞİKTAŞ
12 Haziran Cuma
TSBL 16.Maç
Ordu Eng. 40-91 BEŞİKTAŞ
13 Haziran Cumartesi
TSBL 17.Maç (Ordu'da)
BEŞİKTAŞ 69-50 Ordu Eng.
24 Haziran Çarşamba
TSBL 18.Maç
Galatasaray 80-66 BEŞİKTAŞ

25 Haziran 2009 Perşembe

Yuvana Hoşgeldin NİHAT KAHVECİ!

Geçmiş zamanda yaşanılanları, gelecekte de yaşama fırsatı! Nihat Kahveci 7.5 yıl sonra BEŞİKTAŞ'a geri döndü! Bir gece ansızın bitmesi nedeniyle bol bol ünlem işareti kullanasım var bu yazıda.

Özet geçmek gerekirse, sakatlık sorunu yaşamayan Nihat her haliyle bu ligde başarılı olur. Ayrıca Şampiyonlar Ligi'nde tecrübesiyle o arenalarda boy göstermemiş diğer oyunculara yardımcı olabilecek biri transfer edilmiştir. Bu transferin benim için karşılığı budur. Beklentim ise an itibariyle elbette çok...

Nihat Kahveci camiamıza hayırlı olsun.

24 Haziran 2009 Çarşamba

2008-09 Sezonu TSBL İkincisi BEŞİKTAŞ

Maça gidebildim ve takımımızı sezonun son maçında canlı izleme şansına sahip oldum. Açıkcası maç öncesi ve sonrası yaşanılanlar, maçtan daha önemli ve anlamlıydı. Burayı okuyan kaç Galatasaraylı vardır bilemiyorum ama ben yine de yazayım; Teşekkürler bugün tribünde bulunan duyarlı Galatasaray taraftarına. Diğer branşlarda göremeyeceğimi güzellikler gördük bugün yine. Yukarıdaki fotoğraf da maç öncesi takımımızın tribünlere çağrıldığı andan.
Takımımız elinden geleni yaptı bugün. Güçlü bir rakibe karşı oynamalarına ve maç ilk periyot sonunda belli ölçüde kopmuş olmasına rağmen pes etmediler. İkinci periyot sonucu itibariyle farkın daha da açılmış olması da bir şey ifade etmedi onlar için. Mücadelelerine ikinci yarıda da devam ettiler, pes etmeden.
İkinci yarı ile birlikte farkı kapatmaya da başladık. İlk yarıyı 20 sayı (49-29) farkla yenik kapatan Takımımız, üçüncü çeyrek sonunda farkı 12 sayıya kadar (62-50) indirdi. Son periyot'a da hızlı hücümlardan bulduğumuz sayılarla giriş yaptık. Bir ara fark 4 sayıya kadar da indi hatta (64-60). Ancak bu dakikadan sonra oyuna tekrar ağırlığını koyan Galatasaray, yakaladığı 16-6'lık seri ile maçtan 80-66 galip ayrılmasını bildi.

Sezon boyunca çok emek verdiler, terlerinin son damlasına kadar savaştılar. 18 karşılaşmadan 15'ini kazandılar. Sezonu ikinci tamamladılar. Bu ligin çok üstünde kadrosu bulunan Galatasaray'ı saymazsak, tamamıyla yerli oyunculardan kurulu bu kadro aslında ligi zirvede bitirdi. Hepsiyle gurur duymamız, hepsine teşekkür etmemiz lazım. Ben bugün teşekkürü kendi çapımda onları yalnız bırakmayarak ettim. Siz de bu yazıyı okuyunca, onların farkınavararak, onları unutmayarak ve onların bu mücadelesine saygı duyarak teşekkürünüzü edin. Çünkü onlar bu teşekkürü fazlasıyla hakediyorlar.

SİZLERLE GURUR DUYUYORUZ!

TSBL'nde sezon kapanıyor; Galatasaray - BEŞİKTAŞ

İlk önce bir düzeltme yapayım. Ben her sezon olduğu gibi, bu sezon da normal sezon maçlarından sonra Play-off müsabakaları yapılacağını düşünüyordum. Yazılarımda da ara ara "normal sezon" ibaresini kullandığım oldu. Ancak bir süre önce öğrendim ki bu sezon Play-off müsabakaları yapılmayacakmış. Lig şampiyonu sezon sonundaki puan durumuna göre belirlenecekmiş.

Bu düzeltmeyi yaptıktan sonra belirteyim ki şampiyon Galatasaray oldu (Zorluklara rağmen sezonu şampiyon tamamlayan Galatasaraylı sporculara tebrikler.) Biz ise 17 maçta aldığımız 15 galibiyet ile sezonun son maçı öncesi ligi ikinci bitirmeyi garantiledik.

2008/2009 sezonunu şampiyonluğu garantilemiş Galatasaray ile oynayarak kapatıyoruz. Karşılaşma 24 Haziran Çarşamba günü saat 19.00'da Ahmet Cömert Spor Salonu (Ataköy'de) oynanacak.

Sezonun son maçında Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımımızı ayakta alkışlamak ve onları bu deplasmanda da yalnız bırakmamak için bu maça gitmeyi çok istiyorum. Umarım salonda yerimi alabilirim...

Unutmadan, adettendir; SALDIR BEŞİKTAŞ!

23 Haziran 2009 Salı

B Gençler Türkiye Şampiyonası Finalleri

Finallere yükselen takımlar; BEŞİKTAŞ, Altay, Trabzonspor, Diyarbakır K.Pınar Bld., Gençlerbirliği, Konya Şekerspor, Ankaraspor A.Ş., Bucaspor

Fikstür çekimi 24 Haziran Çarşamba günü saat 16.00'da yapılacak.

Güle Güle

Buruk bir ayrılık değil bu. Şaşırtıcı sadece. O da bu hareketi Gökhan Zan'dan beklemediğim için değil, genel olarak futbolculara akıl sır erdiremediğimden.

31 Mayıs günü İnönü'deki kutlamalarda binbir tur atan, kupayı diğer oyunculardan kaptığı gibi koşmaya başlayan, ne yapacağını şaşıran bir adamın aradan 1 ay geçmeden büyük bir soğukkanlılıkla ezeli rakibin formasını giymeyi kabul etmesi... Şaşırtıcı olan bu. Futbolcular cidden tuhaf kişilikler, buna iyice inandım artık (istinai durumlar hariç).

Gözlemlediğim kadarıyla transferine sevinenler olduğu kadar, bonservissiz gidişine takılanlar da oldu. Benim açımdan bu durum da bir sorun teşkil etmiyor. Galatasaray'ın bonservisi elinde olmayan bir Gökhan için 1 milyon euro'dan fazla bir miktar vereceğini hiç sanmıyorum. 1 milyon euro'ya kadar ki rakamlar ise BEŞİKTAŞ'ın bu oyuncuyu ve menajerini masaya oturtup sözleşmeyi uzattırması için değmez. Tabii bu benim şahsi düşüncem...

Hayırlı olsun BEŞİKTAŞ'ımıza.

Not: Foto İstanbul BŞB maçından.

20 Haziran 2009 Cumartesi

Rami // Bayraklar-Pankartlar Fora!

Galatasaraylı arkadaşım Burak'ın arkadaşının çektiği fotoğraflar. Yer: Rami/Eyüp. Emeği geçenlerin ellerine, yüreklerine sağlık. Huzur budur...

Şampiyonluk bizim, Kupa bizim!

B Gençlerimiz Finallerde; 2-2

Gruptaki ilk maçında İnegölspor'u 2-1 yenen Takımımız, turnuvanın ikinci gününü boş geçmişti. İkinci günde bize yenilen İnegölspor, Çanakkale Dardanelspor'u yenince, bize ikinci maçımızda 1 puan dahi yetecek hale gelmişti.

Maça golle başlayan ise rakibimiz olmuştu. Ancak 14.dakikada 1-0 yenik duruma düşen Takımımız, yine mücadeleyi bırakmadı ve İnegölspor maçında olduğu gibi 1-0 yenik durumdan, 2-1 öne geçmesini bildi. 78.dakikada rakibimiz bir gol daha buldu ve maç 2-2 bitti. Takımımız bu sonuçla son 8 takım arasına kaldı.

Artık iş biraz da İstanbul'lu BEŞİKTAŞlılara düşüyor çünkü finaller dediğim gibi İstanbul'da. Organizasyonun düzenleneceği tarih ve stad belli değil.

Ben hazırım, belli ki takım da hazır. Bu rüya gibi geçen sezona bir kupalık katkı daha yapılmasına az kaldı. Tebrikler genç kartallar!

Not: Maçın fotoğrafları Akhisarhaber.com sitesinden alınmıştır.

18 Haziran 2009 Perşembe

B Gençler Türkiye Şampiyonası

B Genç Futbol Takımımız, Türkiye Şampiyonası 2.Kademe maçları için Akhisar/Manisa'da. Dün başlayan ve yarın sona erecek 3'lü grup müsabakalarında yer alan Takımımız, oynayacağı 2 maç sonunda grubunu lider bitirebilirse 8'li finaller yükselecek. 8 takımın katılacağı finaller ise İstanbul'da yapılacak.

Turnuva statüsü gereğince kura çekimi dün oynanan ilk maçtan bir süre önce yapıldı. Takımımız, ilk gün maçında İnegölspor ile karşılaştı. İkinci yarının ilk 10 dakikası geçildiğinde kalesinde golü gören Takımımız, daha sonra toparlandı ve Sayim ile Hasan'ın golleri ile rakibini 2-1 mağlup etti.
Böylelikle 2.gün maçında, grubun bir diğer takımı Çanakkale Dardanelspor'un ile ilk günün mağlubu İnegölspor ile karşılaşacağı belli oldu. İlk günün galibi Takımımız ise Çanakkale Dardanelspor ile Cuma günü karşılaşacak.

Finallerin İstanbul'da oluşu nedeniyle bende çok heyecanlandım. BEŞİKTAŞ'sız geçen bugünlerin acısını çıkarmak için B Gençlerimizi final müsabakalarında desteklemek çok büyük bir fırsat. Umarım oyuncularımız ilk maçtaki başarılı performanslarını ikinci maçta da gösterir ve grubunu lider tamamlayarak bize onları destekleme fırsatını verirler.
Not: Maçın fotoğrafları Akhisarhaber.com sitesinden alınmıştır.

15 Haziran 2009 Pazartesi

Başın Sağolsun Müfit hoca!

Hentbol Takımımız'ın başarılı antrenörü Mufit Arın hocamız annesini kaybetmiş. Resmi sitedeki haber ile haberim oldu durumdan. Hemen baktım cenaze İstanbul'dan mı kalkacak diye, İstanbul'dan kalksa orada bulunmak isterdim. Bu acı gününde hocamız ne kadar BEŞİKTAŞlı kardeşini yanında görürse, o kadar iyi olur. Ancak cenaze işlemleri Sakarya'da yapılacakmış.
Başın sağolsun Müfit hoca. Allah merhume'nin mekanını cennet eylesin inşallah :(

14 Haziran 2009 Pazar

Kurtuluş // Bayraklar-Pankartlar Fora!




Nette birkaç yerde Kurtuluş'taki bayrak-pankart organizasyonunun güzel olduğunu okuyunca tutamadık kendimizi, Bahçelievler'den Kurtuluş'a gittik babamla. Fotoğraflar çektik, 10 dakika dolaştık ve eve geri geldik. Gelirken yolumuz Merter'e düştü. Orada da bir fotoğraf çektim (sonuncusu). Peki gittiğimize geldiğimize değdi mi? Bence değdi. Gayet güzel fotoğraflar çıktı ortaya. Siyah Beyaz'ı yanyana görmeyeyim, feci bir huzur kaplıyor içimi.

En kısa sürede bir de köprü turu yapmalı, orada da fotoğraflar çekmeli. Bu arada Kurtuluş'taki pankartlarda emeği bulunanlardan da Allah razı olsun. Ellerine, yüreklerine sağlık.

13 Haziran 2009 Cumartesi

Ordu'da 2'de 2; 40-91 - 50-69

Tekerlekli Sandalye Takımımız, Çarşamba günü Adana deplasmanında kazandığı galibiyete 2 galibiyet de Ordu'da ekledi. Ordu Engelli Kulübü ile yapılması gereken 2 erteleme maçını da Ordu'da oynayan Takımımız, bu maçların ilkinde Perşembe günü rakibini 91-40, ikincisinde ise Cuma günü rakibini 69-50 mağlup etti.

Böylece oynadığı 17 maçta 15 galibiyete ulaşan Takımımız, normal sezonun son karşılaşmasında lider Galatasaray ile karşılaşacak. Müsabaka 24 Haziran 2009 günü Galatasaray'ın evsahipliğinde yapılacak.

Son 4 günde 3 maça çıkan ve bu maçların hepsini kazanan Takımımız'a ve teknik heyetimize tebrikler.

Maç ile ilgili sayfalar: Basketbol 2008/09

Yıldız Erkeklerimiz Türkiye Şampiyonu!

Ne yazık ki ülkemizde Voleybol'a fazla ilgi gösterilmediği için bu tür altyapı organizasyonlarıyla ilgili haberler göremiyoruz basında veya resmi sitemizde. Bu şampiyona'dan da Takımımız yarı finale çıktığında haberimiz oldu mesela. Öncesinde haberimiz olsa daha fazla yazı yazıp, Takımımızı daha çok takip edebilirdik. Neyse...

Bu sitemi ettikten sonra habere geçelim; Gruptaki 3 maçını da kazanarak Yarı Finale yükselen, bu turda Arkasspor'u 3-2 mağlup eden, finalde ise Halk Bankası'nı 3-1 yenen Voleybol Yıldız Erkek Takımımız Türkiye Şampiyonu oldu!

Son 3-4 yıldır Voleybol A Takımlarımıza verdiğimiz önem (!) ortadayken, bu tür bir altyapı şampiyonluğunun gelmesi açıkcası şaşırttı ancak bir o kadar da sevindirdi beni.

Tüm oyuncularımıza ve teknik heyetimize teşekkürler ve tebrikler. Sizlerle gurur duyuyoruz.

Koma

Hiçbir şeye değişilmez,
senin sevgin bu dünyada!!!
Not: Gecenin 4'ünde girilen BEŞİKTAŞ komasının sonucu ancak bu olabilirdi...

11 Haziran 2009 Perşembe

Şeref Bey Haftası

Organizasyona ön ayak olan Son Barikat grubuna özel olarak teşekkür etmek gerekiyor. Bu aşkın sadece bugününe değil, tarihine de sahip çıkan her BEŞİKTAŞLI'ya büyük saygı duyuyorum. Bu tur günleri önemseyen BEŞİKTAŞLI'ları görmek sevindirici.

Ben de imkanım olursa o gün orada olmayı planlıyorum.

Ruhun şad olsun Şeref Bey. Siz büyüklerimizin yeşerttiği bu büyük aşkın, bu büyük camianın artık milyonlarca destekçisi, seveni, aşığı var. Gözünüz arkada kalmasın, mekanınız cennet olsun.

TSBL | Adana Eng. 51-87 BEŞİKTAŞ

Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımımız, erteleme müsabakasında Adana Engelliler ekibini deplasmanda 87-51 mağlup etti. İlk yarıyı 44-22 önde kapayan takımımız, ikinci yarıda da üstünlüğünü devam ettirip karşılaşmadan galip ayrıldı.

Bu maçın ardından 3 erteleme maçı kalan Takımımız, bu maçlardan 2'sini Cuma ve Cumartesi günlerinde Ordu'da yapacak.

Maç ile ilgili sayfalar: Basketbol 2008/09

7 Haziran 2009 Pazar

Erkek Basketbol Takımımızdaki Gelişmeler

Popüler, sağlam ve güzel basketbol bloglarından Salsabasket bugün Erkek Basketbol Takımımız'daki gelişmelerle ilgili bir yazı yazdı. Ben de o yazıyı buraya taşımayı belki o blogu bilmeyip, burayı takip eden BEŞİKTAŞlılar vardır diye uygun gördüm.

Salsabasket'in haberine göre takımımızdaki gelişmeler şu yönde;
Mire Chatman takımda kalıyor.
Haluk Yıldırım ve Adem Ören takımda kalacak gibi.
Cevher Özer ile anlaşılmaya çalışılıyor.
Muratcan Güler'in durumu hala belirsiz.
Mehmet Yağmur ve Jimmy Baxter takımdan ayrılıyor.
K'Zell Wesson durumu ise yeni yabancı transferlerine bağlı.

Haberin linki için tıklayın

6 Haziran 2009 Cumartesi

Rövanşı aldık; 70-59

Ligdeki son maçına 17 Mayıs tarihinde çıkan Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımımız, 20 gün sonra çıktığı lig maçında, lig üçüncüsü Saran Anadolu'yu 70-59 mağlup etti. İlk yarıyı 34-27 önde kapayan takımımız, ikinci yarıda da üstünlüğünü devam ettirip karşılaşmadan galip ayrıldı.

Takımımız, bu galibiyet ile hem ilk yarıda yenildiği rakibinden (64-55) rövanşı almış oldu, hem de lig ikinciliği için büyük avantaj sağladı. Takımımız, ligin bitimine 4 maç kala, lig üçüncüsü Saran Anadolu'nun 2 puan önünde ikinci sirada.

Takımımız, bir daha ki lig maçında 10 Haziran Çarşamba günü Adana Engelliler SK ile deplasmanda karşılaşacak.

Maç ile ilgili sayfalar: Basketbol 2008/09

5 Haziran 2009 Cuma

Barış Kupası'ndayız!

24 Temmuz - 2 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Barış Kupası'na davet edilmişiz. 4.kez düzenlenecek, üst düzey takımların katıldığı bu turnuvaya 2.kez çağrılmak gerçekten çok hoş.


Dört grubun liderleri yarı finale yükselecekmiş. Bizim grubumuzda Lyon ve Porto var. Lyon, 2003'te bu kupaya katıldığımızda 2-1 yendiğimiz bir takım. Diğer 2 maçta da 1 puan almıştık. Fena değil karnemiz yani.

Bu arada yeni etiketi de hayırlı olsun blogun. Bu yazı Futbol 2009/10 etiketinin ilk yazısı olacak. Şampiyonluktan sadece 5 gün sonra 2009/2010'a giriş yapıyoruz. Hayat ne tuhaf, vapurlar filan... :)

2 Haziran 2009 Salı

Bu büyük taraftara böyle kutlama yakışır!

Önceleri 'Bu büyük taraftara şampiyonluk yakışır' diyorduk, sonra 'çifte kupa yakışır' dedik, ardından çifte kupa kazanılınca 'böyle kutlamalar yakışır' demeye başladık. 19 yıl sonra gelen duble, harika bir kutlama eşliğinde kutlanmalıydı. Öyle de oldu.
Saat 16.30 civarı semtteydim. Bir hafta önceki Galatasaray maçı öncesinden farksızdı ortam. Saat 18 civarı stada doğru yol almaya başladık. 18.20'de stad önünde nereye gireceğimizi düşünürken, Kapalı Üst'e girenlerin gerisi geriye dışarı çıktığını gördük. Yılmadık, Kapalı Üst'e girme fikrimizden vazgeçmedik ve içeri daldık. Kalabalık merdivenlere taşmıştı resmen. Kalabalığı yara yara, nefes almanın dahi zor olduğu kalabalığın tam içine girdik.
Bugün kutlama günü dedik, söylenmeye, vızvızlanmaya yer yok. Tüm sene bu takımın stresini, cefasını çekmişiz. Gerekirse sefasını da cefa çekerek süreriz! Kalabalıktan hoşlanmayan bazı taraftarlarımızın tribünden ayrılıp, başka tribünlere doğru yol almasıyla ve Kapalı Üst'e dışarıdan takviyenin azalmasıyla tribünde yer bakımından biraz rahatladık.
Şovlardan biraz önce sahaya çocukların dalması ve güvenliğin haliyle onları engellemeye çalışması tribünden tepki aldı. Neyse ki, kısa süreli gerginliğin ardından yavru kartallara sahaya girme izni verildi. Ancak sahaya giren çocuk sayısı biraz abartıldı. Bu sefer anonslar eşliğinde görevliler duruma el atmak zorunda kaldı. Kapalı Tribünün, çocukların sayısının fazlalığına verdiği tepkiyi şimdi buraya yazamıyorum ama komikti hakikaten :) Bu kargaşadan kısa süre sonra şarkıcılar sahne almaya başladılar. Demet Akalın ve Mustafa Sandal yanılmıyorsam 4'er şarkı söylediler. Ardından Anadolu Ateşi sahneye çıktı. Kabul etmek gerek ki şovları her ne kadar ilgi çekici ve hoş olsa da, insanların o an düşünebildiği tek şey bir an önce kupa seromonisinin yapılmasıydı.

video

Bu arada şarkılarla coşan Yeni Açık, Kapalı'dan muazzam gözüküyordu. Arkadaşlarıma çektiğim mesajlarda da aynen 'İtalyan Curva'ları gelsin bizden ders alsın' yazdım. Hakikaten süperlerdi...

video

Ara ara yapılan meşale şovlar nedeniyle bazen 2-3 sıra aşağısını görmekte bile zorlandığımız oldu. Özellikle kupa kaldırılırken ki şov feciydi. Bunun üzerine bir şov Türkiye görmedi henüz. Uzun süre göremeyeceğini de söyleyebilirim.

Çifte kupa ile tur atacak olan oyuncularımıza bu sefer şampiyonluk kupası kaldırıldıktan sonra sahaya dalan kalabalık engel oldu. Bu sefer anonslar da haklı olarak sertleşti. Saha bir anda ana baba gününe dönmüştü. İş yine Kapalı tribüne düşünce, özellikle Kutu'dan yükselen sert tezahuratlar bir nebze olsun kalabalığı dışarı alma konusunda yardımcı oldu görevlilere. Kalabalık saha dışına çıkarılınca, kupa turu da başladı.

Kupa turunda dikkat çekici şeyler Ernst-Cisse, Zapo-Sivok-Holosko uyumlarıydı. Cisse-Ernst ikilisi Denizli'de de sürekli beraberlerdi. Kutlamalarda ise Zapo-Sivok-Holosko iyice kendilerinden geçmiş, üst üste üçlülerle tribünleri coşturuyorlardı. Bu arada teker teker futbolcularımızın sahaya davet edildiği sürede tribünü en fazla coşturan ikilinin de Zapo ile Sivok olduğunu söylemek lazım. Deli gibi sevindiler resmen yerlerde kayarak :) Helal olsun ikisine de..

Meşale şovlar her yakıldıkca aklıma 1996/97 sezonunda oynanan 2-2'lik Valencia maçı geldi. O görüntülere benzer görüntüler oluştu Pazar günü. Kutlamaların sabahında Denizli'den yorgun argın gelmiş, 2 saatlik uyku ile semte akmış biri olarak kutlamaların sonunda 'iyi ki gelmişim' dedim. Hakikaten çok güzel bir gün geçirdik... Allah daha nicelerini yaşamamızı nasip etsin.

İlla ki belirtmeyi unuttuğum ayrıntılar vardır ama yazıyı burada keseyim, daha uzamasın. Yalnız bugün gazetede rastladığım Fabian Ernst'in Kicker dergisine verdiği demeçle bitirmek istiyorum yazımı;

BEŞİKTAŞlı Fabian Ernst, Alman spor dergisi Kicker'e yaptığı açıklamada, ''En şaşırtıcı deneyiminiz neydi'' şeklindeki bir soruya karşılık, ''Taraftarların desteği olağanüstü, bize çok yardım ettiler. Böyle bir şeyi insanın kendisi yaşaması lazım'' dedi.

BEŞİKTAŞ'ta daha yeni olmasına rağmen yaşadıklarının kendisini çok duygulandırdığını ifade eden Ernst, Werder Bremen'de hemen hemen aynı şeyleri yaşamasına rağmen taraftarların coşkusunun çok farklı boyutlarda olduğunu, şampiyonluk kutlamasında Beşiktaş'ta iki katlı bir otobüsle tur attıklarını, daha sonra gittikleri stadın da tıklım tıklım dolu olduğunu kaydetti.