22 Ocak 2011 Cumartesi

Farklı Gala... 5-1

İlk yarı boyunca oynanan 17 maçın 16'sında oynamıştı Ernst. Kaçırdığı tek maç Antalya'da oynanan 17.hafta maçıydı. Hal böyle olunca biz de Ernst'in yedek kalabileceği bir dünya yok sanıyorduk. Yanılmışız, öyle bir dünya varmış. Ernst'in yedek kalmasının yanısıra, yeni transferleriyle 14'e ulaşan yabancı sayısını 10'a düşürebilmek için bu kadar uğraşan bir takımın sahaya 5 yabancı ile çıkabileceği bir dünya da yok sanıyorduk, orada da yanıldık.

Yeni forma, yeni transferler ve arada kupa maçı oynanmış olsa da özlenmiş bir takım vardı tarafatarın karşısında. Bu kadar heyecanla beklenen bir maç ancak bu kadar güzel sonlanabilirdi. Erken gol bulundu, strese girmeden fark 2'ye çıkartıldı, gol yenmeden ve yine strese girmeden skor 3-0 oldu. Maç kafaca ilk yarı sonunda bitince, herkes uzun süre sonra rahat bir ikinci yarı izlemiş oldu. Ligde 5 gollü bir galibiyeti en son 7 Kasım 2008'de almıştık, rakip Kocaelispor'du ve maç 5-2 bitmişti. İlk yarıda 3 farklı öne geçilen son maç ise 2008/09 sezonunda (19 Ekım 2008) Ankara'da oynanan ve ilk 20 dakikada 3-0 öne geçtiğimiz Gençlerbirliği deplasmanıdır herhalde. Her haliyle alışık olmadığımız bir rahatlama içerisindeydik ilk yarı sonunda.

Her ne kadar maçı farklı kazansak da unutmamamız gereken şeyler olduğunu gördük. Mesela defansif problemlerin az çok devam ettiğini yediğimiz golde ve rakibin bir iki başka atağında görme fırsatı bulduk. Tek ön libero ile çıkılan bu maçın, ilerisi için tam bir fikir veremeyeceğine de şahit olduk. Belki Bucaspor ayarındaki takımlara karşı tek ön libero yetebilir ancak her ne kadar Almeida'nın gelişinden sonra daha hareketli ve efektif bir Nobre bulsak da, sanki Nobre-Fernandes değişikliği gerekliymiş gibi gözüküyor.

Guti'nin 1.5 yıl sonra bitecek kontratı şu an bile dert benim için. Reyis'in oynadığı topa doymak mümkün değil. Simao'nun her gol sevincine ilk koşanlardan olması ve bu maçta kendisinin de golle tanışması güzeldi. Nobre'nin ilk golü de cins gollerdi. Değişik hallere soktu iki pozisyonda da vücudunu. Quaresma için gol vakti gelmiş yine. O golü atıp rahatlasa, bizi de rahatlatsa çok güzel olacak. Defansif problemlere yukarıda değindik. Sivok'un gelişini bekliyoruz bu konuda. İsmail ve Hilbert'in performansları etkileyiciydi, bunu da es geçmeyelim.

Tribünün ilk yarı performansını takip etme şansım olmadı ama etkili olduğumuz söyleniyor. İkinci yarı ise beklenenden tutuktuk sanki. Hatta bir ara kavga mı çıktı diye düşünmedim de değil. İnsanlar ilk yarıdaki oyunun etkisiyle sahaya odaklanmış olabilirler ya da 3-0'dan sonra maçtan kopmalar olmuş olabilir. Yine de maça damgasını vurmadan duramadı tribün. Bucasporlu bir taraftarın geçen günlerde trafik kazasında hayatını kaybetmesi unutulmadı. Acınızı paylaşıyoruz mesajı gönderildi rakip tribüne. Allah rahmet eylesin o genç arkadaşa da...

Güzel bir başlangıç oldu ikinci yarıya. Gelecek için umutlandık, beklediğimize değdiği için sevindik. Ancak kazana kazana sadece 3 puan kazandık. Haftaiçi kupa kaderimizi belirleyecek bir zorlu maç var önümüzde. Haftasonunda ise İstanbul BŞB deplasmanı var. Eğer bize ters gelen İstanbul BŞB'ni, o uğursuz stadda yenebilirsek o zaman birşeylerin değiştiğini düşünebiliriz...

Bugün gülüyorsam, yegane sebebi sensin...

Maç ile ilgili sayfalar: BEŞİKTAŞ vs Bucaspor - 2010/11 Süper Lig'de BEŞİKTAŞ - İstatistikler 2010/11

2 yorum:

Baris dedi ki...

HAYDİ OLİMPİYATA!
Trabzon'un sezonun ilk yarısında Olimpiyat Stadı'na hatırı sayılır bir taraftarla gelmesi olay olmuştu. Takımımızın bu hafta böyle bir taraftar desteğine ihtiyacı varken ve taraftar rekoru kırma şansını yakalamışken gelecek haftasonu İBB maçı için seferber olalım ve o stadı dolduralım derim.Herkes bu kampanyaya bir şekilde destek olursa onbinler olarak olimpiyata akarız bu haftasonu..

Ömer dedi ki...

Olimpiyat Stadı'na nedense 3 büyüklerin taraftarları genelde ilgi göstermiyor. Ben de çok isterim en azından 25-30 bin kişiyi görmeyi tribünde, ancak stada ulaşım problem olduğu için gitmeyenleri de anlayışla karşılıyorum.

Keşke imkanım olsaydı da, ben de gidebilseydim...